Suriye’de yabancı ülkelerin varlığı

Suriye iç savaşı, 400 binden fazla kayıpla sekizinci yılını geride bıraktı. 5,5 milyondan fazla insan daha iyi bir hayat bulabilmek adına yerinden oldu. Suriye’de savaşa dahil olan Türkiye gibi birçok ülke var. Şu ana kadar bu ülkeler, Suriye’deki savaş için hangi ülkenin neler yaptığını ayrıntılı olarak anlamak için, savaşın tarihine bakmakta fayda var.

Suriye’de yabancı ülkelerin varlığı

Suriye ordusu, Suriye hükümeti ve Suriye’deki iç isyancılar arasında başlayan ve daha sonra başka grupların da katıldığı çatışmalar 15 Mart 2011’de ülkenin ikinci en büyük şehri Deraa'da başlamış ve Nisan 2011 tarihinde de tüm ülkeye yayılmıştır. Yayılan eylem ve ayaklanmaları bastırabilmek için görevlendirilen askerler, göstericilerin üzerine ateş açmışlardır. Aylarca bu şekilde devam eden protestoların ardından, gösteriler silahlı isyanlara dönüşmüştür. Arkasında küresel ve bölgesel aktörlerin de bulunduğu bu savaşta, en çok acı çekenler siviller olmuştur. Sivil katliamlar, insanlık tarihi açısından hep anılacaktır. Mülteciler ise evlerinden göç edip yeni bir hayat kurmak zorunda kalmıştır.

15 Mart 2011’de Orta Doğu’daki Arap Baharı’nın etkileriyle Suriye’de başlayan gösteriler, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’a bağlı devlet güçleriyle yatıştırılmaya çalışılsa da iç savaşın çıkmasına engel olunamadı. Rusya ve İran desteğini alan Esad rejimi, ülkenin yaklaşık yüzde 60’ında kontrolü ele aldı. Rejim karşıtı güçlerin ve muhaliflerin hâkimiyeti yüzde 10’la kaldı.

Bölgede DEAŞ terör örgütünün faaliyetlerinden bahsetmek de gerekir. Suriye’de sadece muhalifler ve rejim değil, DEAŞ faktörü de mevcuttu. 2014 yılında Suriye’de hilafeti ilan eden DEAŞ, Türkiye’nin de Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatı müdahaleleriyle neredeyse tamamen yok edildi.

İç savaşın önemli noktaları

2012 yılında Esad rejimi, ülkenin kuzeyini başını PYD’nin çektiği Kürt gruplara bıraktı.

2013’te Guta’da Obama yönetiminin ‘kırmızı çizgimiz’ dediği kimyasal saldırı meydana geldi ve bu saldırıya ABD’nin müdahalesi olmadı.

2014’te Irak’ta ortaya çıkan DEAŞ, Suriye’ye girdi ve doğuda büyük bir bölgeyi kontrol altına aldı.

2015 yılında Rus askeri Esad’a destek için Suriye’ye girdi. Bu müdahale sayesinde savaşın gidişatı büyük oranda değişmiş oldu.

2016 yılında Türkiye DEAŞ’a karşı Fırat Kalkanı Harekatı’nı düzenledi.

2018’de Afrin’e, Suriye’nin kuzeyindeki muhtemel bir Kürt koridorunun oluşmasını engellemek amacıyla Zeytin Dalı Harekatı gerçekleştirildi. Suriye sınırının yaklaşık 300 kilometresi güvenlik altına alındı.

Savaş sona erecek mi?

2012 yılında Cenevre’de başlayan diplomatik süreç Astana ve Soçi zirveleriyle devam etti. Türkiye, İran ve Rusya’nın oluşturduğu Astana Grubu, savaşın sona ermesi yönünde girişimlerini sürdürüyor. ABD, Suriye'den çekileceğini açıklamasına rağmen, çekilmeyip asker azaltma yoluna gidiyor. Daha fazla çoğaltılabilecek bu ve buna benzer nedenlerden ötürü, Suriye’de yakın gelecekte sorunlar çözülecek gibi durmuyor.

Birleşmiş Milletler verilerine göre savaş sırasında; kimyasal silah kullanma, halkı açlığa sürükleme, tehcir etme, ablukaya alma, keyfi tutuklama ve işkence etme gibi savaş suçları işlendi.

Savaştan kaçıp başka ülkelere sığınan mülteciler en fazla Türkiye’ye yerleşti. Türkiye’deki Suriyeli mültecilerin sayısı 3 milyon 644 bin, Lübnan’da sayı 946 bin, Ürdün 670 bin, Irak 253 bin, Mısır 133 bin.

Suriye’de savaşan tarafların yanı sıra diğer ülkelerin de müdahalesi söz konusu. Bu diğer ülkeler şöyle sıralanabilir:

 İran

Esad rejiminin en güçlü savunmacılarından biri konumunda olan İran, şimdiye kadar rejim güçlerine para, silah ve istihbarat desteği vermiştir. İran Devrim Muhafızları’ndan askeri danışmanlarını da Suriye’ye gönderen İran, Lübnan’daki Hizbullah savaşçıları aracılığıyla da ülkede bulunmuştur.

İran halkının büyük bölümünün Şiilerden oluşması nedeniyle Suriye’deki Şiilerin bazı Sünni militan gruplar tarafından hedef alınması, İran’ı Suriye’ye yönlendiren etkenlerden olmuştur. Yani İran’ın savaşa müdahil olması, Şiiliğin koruyucusu olarak kendilerini görmeleridir. Ayrıca siyasal nedenlerle İran, Esad rejiminin iktidarda kalması için çaba sarf etmektedir.  İran'dan gelen yardımın Lübnan'daki Hizbullah'a ulaşmasına izin veren Esad, ABD'nin Ortadoğu'ya nüfuz etmesine karşı çıkıyor ve bölgesel liderlik konusunda Suudi Arabistan'a karşı İran'ın tarafını tutuyor.

Rusya

Rusya, 2015 yılındaki hava saldırılarıyla Esad’a desteğini göstermeye başlamıştır. Ancak Rusya’nın sağladığı destek, cephede ibrenin rejim lehine dönmesini sağlayan en önemli faktörlerden biri oldu. Rusya her ne kadar hava saldırılarının DEAŞ’a yönelik olduğunu belirtse de, Esad karşıtı gruplar da vuruldu.

Rusya’nın amacı aslında Doğu Akdeniz’deki askeri varlığını korumak ve genişletmek. Rusya, Şam’daki rejimin yıkılması halinde Suriye üzerindeki etkisinin eskisi kadar iyi olamayacağını düşünüyor. Suriye savaşının başlarında, ABD ve diğer batı ülkelerinin tepkisizliğini değerlendiren Rusya, Suriye’deki askeri varlığını artırma faaliyetlerine girişti. Tartus’taki deniz üssünü genişletti, Lazkiye yakınındaki Hmeymim’de önemli bir hava üssü kurdu. Bu kalıcı üslerin dışında ülkenin değişik yerlerinde daha küçük askeri üsler de bulundurmayı ihmal etmedi. Rusya izlediği bu politika sayesinde, Doğu Akdeniz’de Suriye’nin çok ötesine uzanan bir alanda nüfuz elde etti.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan, bazı İslamcı militanlara ve muhalif güçlere para ve silah yardımında bulundu. Ayrıca ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyona katılarak DEAŞ hedeflerine yönelik hava saldırıları düzenledi.

Irak işgalinden itibaren İran’ın nüfuzunu artırma girişimlerine karşı çıkan Suudi Arabistan, Esad yerine Suudi yanlısı ve İran karşıtı bir lider getirme gayretinde.

Türkiye

2000’li yıllardan itibaren Esad ile iyi ilişkileri olan Türkiye, savaşın başladığı yıllardan itibaren Kürtler dışındaki Suriyeli muhaliflere yardım ediyor. DEAŞ’a karşı hava saldırıları da düzenleyen Türkiye, 2016 yılından itibaren Suriye’nin kuzeyini Kürt güçlerinden arındırmaya çalışıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin terör örgütü DEAŞ’a yönelik başarıyla sonuçlanan Fırat Kalkanı Harekâtı’nı terör örgütü PKK’nın Suriye’deki kolu YPG’ye yönelik Afrin’deki Zeytin Dalı Operasyonu izliyor. 

Türkiye’nin asıl amacı, Suriye’nin kuzeyinde Kürtlerin özerklik kazanmasına engel olmak. Böyle bir gelişmenin yaşanması halinde Türkiye sınırları içerisindeki Kürt ayrılıkçı hareketin cesaret bulacağı düşünülüyor. DEAŞ’a saldırıların nedeni Türkiye’ye de sıçrayan terör saldırılarının sonunu getirmeye çalışmak. Ayrıca Türkiye tarafından Suriye’de Türkiye yanlısı bir hükümetin kurulması isteniyor.

İsrail

İsrail tarafından savaşın başlamasının ardından Hizbullah ve İran hedeflerine saldırılar düzenlenmiştir. Burada İsrail’in amacı, İran’ın Suriye’de muhtemel olarak kazanabileceği nüfuza engel olmak. Lübnan’dan İsrail’e gerçekleştirilen roket saldırıları nedeniyle İsrail, Hizbullah’ın güçlenmesini de istemiyor. İsrail, Hizbullah'ın saldırılarının Suriye'nin batısında yer alan ve stratejik öneme sahip olan Golan Tepeleri'nden de yapmasından korkuyor.

ABD

2014 yılından itibaren DEAŞ karşıtı uluslararası koalisyona öncülük eden ABD, muhaliflerle savaşması için askerlerini de bölgeye gönderdi. Suriye’nin kuzeyinde muhaliflere silah ve hava desteği de sağlayan ABD, burada Türkiye ile savaşan Suriyeli Kürt güçlere de destek veriyor. Buradan da anlaşılmaktadır ki; ABD, terör örgütü PKK’nın uzantısı YPG’nin içinde yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile birlikte hareket ediyor. 

DEAŞ ve aşırı grupları yok etmeyi birinci öncelik olarak sayıldığı ülke tarafından açıklanmış olsa da, Esad konusundaki yaklaşım belirsizliğini koruyor. Obama’nın savunduğu Esad karşıtı görüşün, Trump tarafından çok fazla açık şekilde sergilenmediği de ortada olan bir gerçektir.

Almanya

Almanya hava desteğiyle DEAŞ’a yönelik saldırılara destek verdi ve Esad’ın görevden ayrılması için ikna edilmesi konusunda Rusya ve İran’a çağrıda bulundu.

Almanya’nın Suriye’de bulunmasının amaçlarından biri, kendi ülkesinde de terör faaliyetleri yürüten DEAŞ’ı mağlup etmek. Ayrıca Almanya, bölgeden Esad’ın ayrılması halinde barış geleceğini düşünüyor.

Fransa

Tıbbi yardımlar ve silahla bölgeye yardımlarını eden Fransa, DEAŞ’a yönelik saldırılar da gerçekleştirmiştir. DEAŞ’ın kendi ülkesinde 2015 yılında gerçekleştirdiği terör eylemlerinin ardından, Suriye’de saldırılar yoğunlaştı.

Fransa, DEAŞ’ı mağlup etmek istiyor ve kalıcı barışın sağlanması için Esad’ın görevden ayrılması gerektiğini düşünüyor.

Son veriler

Beşar Esad yönetimi Rusya ve İran'dan askeriye ve para desteği alırken, muhalifler Katar ve Suudi Arabistan'dan silah ve mühimmat desteği almaktadır. Haziran 2013 tarihi itibarıyla Beşar Esad yönetimi ülke genelinin yüzde 30,40 civarını ve ülkedeki nüfusun yüzde 60'ını kontrol etmektedir.

Elde edilen bulgulara göre; iç savaş sırasında on binlerce gösterici devlet hapishanelerine hapsedilmiş, işkenceler ve teröre maruz bırakılmıştır. Uluslararası organizasyonlar tarafından hükümet ve muhalefet, insan hakları ihlalleriyle suçlanmıştır. Birleşmiş Milletler ve Uluslararası Af Örgütü, 2012 ve 2013 yıllarındaki araştırmalar sonucunda işkence ve savaş suçlarının büyük kısmının hükümet tarafından yapıldığı sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca savaşta kimyasal silahlar birkaç kez kullanılmış ve bu konu uluslararası alanda çok fazla tepki toplamıştır.