Esad rejimi savaşın acısını halktan çıkarmaya başladı

Siyasi uzlaşı masasına oturmamakta direnen Esad rejimine ABD yaptırım uygulamaya başladı. Petrol alanlarını ile birlikte gelir kalemlerini kaybeden ve ekonomisi çöken Suriye’de, Esad rejiminin halka baskısı her geçen gün artıyor. Rejimin uyguladığı zamlar ve yeni yükümlülükler karşısında zorlanan halk, yokluğa mahkûm oldu.

2011 yılında Suriye’nin Dera kentinde bir grup öğrencinin Esad rejimine karşı barışçıl protestolar düzenlemesi, rejimin askeri müdahalesini beraberinde getirdi. Rejimin protestoculara yönelik orantısız şiddet kullanmasının akabinde, protestolar Humus ve Şam'a sıçradı. Ülke iç savaşa doğru sürüklenirken, protestocuların silahlanması, silahlı grupların artması ve teröristlerin bölgeler üzerinde hak iddia etmesi, kaotik süreci başlattı.

Suriye’deki iç savaş 10 yılı geride bırakırken, savaşın başladığı günden bu yana milyonlarca insan ülkeyi terk etti, milyonlarcası ülke içerisinde daha güvenli alanlara göç etti ve yüzbinlercesi de hayatını kaybetti.

Rusya ve İran’ın desteğini alan Esad rejimi, yoğun askeri operasyonlarla Suriye üzerinde kontrolü sağlamaya çalıştı. Suriyeliler bir taraftan Esad rejimin askeri operasyonlarıyla yüzleşirken, diğer taraftan da terörist gruplarının uygulamaları arasında sıkıştı. İki tarafın da şiddeti artırması ülkede yıkıma neden olurken, yüz binlerce Suriyeli hayatını kaybetti ve milyonlarcası da komşu ülkelerin mülteci kamplarında yaşama tutunmaya çalıştı.

Rusya ve İran’ın Esad’a olan desteği uluslararası kamuoyunda tepkilere yol açarken, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Suriye’ye karşı yaptırım kararı aldı. ABD’nin geçen yıl uygulamaya başladığı ve “Sezar Yasası” olarak bilinen yaptırımlar ile Esad rejiminin halk üzerindeki baskısı da arttı. Yaptırımlar, Esad rejimi için çatışmaların en yoğun olduğu 2012-2015 yılları arasındaki dönemden daha kritik bir süreci başlattı.

SURİYE'DE EKONOMİ ÇÖKTÜ

Barışçıl protestolara karşı askeri müdahalede bulunan Esad rejiminin, yaklaşımları ülkeyi kaosun içine sürükledi. Bir yandan rejimin uyguladığı politikalar bir yandan ABD yaptırımlarının getirdiği ekonomik çöküş Suriye halkını açlık ve sefalete sürükledi. Siyasi çözüme yanaşmayan Esad’a karşı uygulanan yaptırımlar ekonomik krizin daha fazla derinleşmesine neden oldu.

ABD tarafından desteklenen PKK terör örgütünün petrol yataklarının bulunduğu bölgelerin çoğunluğunu elinde tutması, Esad rejiminin hâkim olduğu bölgelerde petrol krizinin patlak vermesine neden oldu. Yaptırımların ve Covid-19 (Koronavirüs) salgınının da etkisiyle rejim kontrolündeki şehirlerde sefalet ve yoksulluk zirveye tırmandı. 

Petrol kaynaklarının yetersiz olması, salgın şartlarının zorlaşması ve yaptırımların yol açtığı ekonomik krizle boğuşan Esad rejimi, halkı ezmeye başladı. Bölgedeki son gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunan Beyrut merkezli Futuristic Studies Institute Araştırma Merkezi'ne bağlı gazeteci Somer Sultan, yakıt sorununun son aylarda giderek derinleştiğini ve "Suriye lirasının dolar karşısında değer kaybetmesi üzerine bir sürü zamma giden rejim, bu defa artık yeterli miktarda yakıt temin edememeye başladı" ifadelerini kullandı.

Somer Sultan, rejim kontrolündeki bölgelerde yaşanan ekonomik krizin nedenlerine de değindi. Sultan, “İlk olarak, petrol yataklarının bulunduğu bölgeler PKK kontrolüne girdi. İkinci olarak ise ABD, Sezar yasalarını uyguladı. İlk dönemlerde 2000 CC ve altı motorlu araçlara ayda 200 litre benzin alma hakkı verilmişti. Fakat bu oran sonra dönemlerde yaşananlardan ötürü 20 litre sınırına çekildi” diye belirtti.

Halkın her geçen gün Esad rejiminin uyguladığı zamlar ve kısıtlamalar altında ezildiğini aktaran Sultan, daha önceleri ısınma kapsamında her ailenin 200 litre mazot aldığını aktardı. Fakat son dönemlerde ısınma kapsamında tedarik edilen mazot sınırının azami 70 litreye çekildiğini ve bazı ailelerin hiç mazot alamadığını aktardı.

ESAD’IN HALKA BASKISI ARTIYOR

Bir taraftan iç savaşın yol açtığı maddi ve manevi tahribatın altında ezilen rejim kontrolündeki halk, son dönemlerde açlık ve yoklukla da yüz yüze.

Savaşın ilk dönemlerinde iş birlikçisi şirketler üzerinden ekonomik yükümlülüklerini yerine getirmeye çalışan Esad, ortaklarından istediği desteği göremeyince açıklamalarının tonu da değişti. 

Rejim uygulamaları her geçen gün ağırlaşırken, Esad fakir zengin ayırt etmeksizin halkı suçluyan açıklamalarıyla tepkilerin odağında.

Nitekim Şam rejiminden son dönemde yapılan açıklamalarda Esad, tüccarlarızenginleri ve hedef almaktan da çekinmiyor. Ekonominin her geçen gün çıkmaza girmesi, Esad’ın halk üzerindeki baskısının artmasına neden oluyor.