Standard & Poor's Türkiye'nin kredi notunu değiştirdi: "Durağan"dan "B" olarak revize edildi

Uluslararası Kredi Derecelendirme Kuruluşu Standard & Poor's (S&P), 30 Kasım'da Türkiye'nin kredi görünümünü ikiz açıkların azalması sebebi ile "Durağan"dan pozitife yükseltti ve notunu "B" olarak revize etti. Ekonomistlerin açıklamalarına göre, ülkenin istikrarlı seviyede para politikasını sürdürmesi ve bu doğrultuda ilerlemesi kredi notunu olumlu etkiledi.

Merve ORHAN - merveorhan@intell4.com

Standard & Poor's, (S&P) merkezi New York'ta bulunan Uluslararası Kredi Değerlendirme Kuruluşu 30 Kasım günü Türkiye'nin kredi görünümünü, "Durağan"dan olumluya çevirdi ve notunu "B" olarak revize etti.

Kuruluş, Türkiye’deki cari açığın, kamu gelir gider dengesinin açık vermesinden kaynaklanan ve cari açığın da kamu gelir gider açığını beslediği ikiz açıkların azalması nedeniyle not görünümünü artırdı.

Kuruluş tarafından kredi notu görünümünün “B” olarak revize edilmesi, kısa vadeli makro-finansal istikrar riskleri azaltan ve ödemeler dengesi baskılarını hafifleten tutarlı bir politika izlendiğini gösteriyor.

Bütçe açığı ve cari açık, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için önemli bir sorun haline dönüşüyor.

Türkiye’de bütçe açığının son yıllarda azalması ve cari açığın gerilemesi olumlu bir şekilde kredi notuna yansıdı.

Bu kredi değişikliği sıkı bir derecelendirme takviminin dışında geldi. Bunun en önemli sebebi, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın (TCMB) politika faizini artırması olarak değerlendiriliyor.

TCMB'nin bu girişimi kredi derecelendirme kuruluşu tarafından Türkiye’nin döviz rezerv stokunu yeniden inşa etme konusunda ilerleme olarak yorumlandı.

S&P, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın gösterge faiz oranını yüzde 35’ten yüzde 40'a yükseltmesi üzerine kredi notunu olumlu bir şekilde rezive ettiğini açıkladı.

Uluslararası Derecelendirme Kuruluşu’nun yetkilileri tarafından yapılan açıklamada, "Eylül ayında yayınlanan aylık cari hesap fazlası ve Kasım ayının ilk 17 gününde kullanılabilir rezervlerde toparlanma oldu. "B" notu, yatırım yapılabilir seviyenin beş kademe altındadır. Olumlu görünüm, bir yükseltme olasılığına işaret ediyor ancak bir zaman çizelgesine bağlı değil" ifadeleri kullanıldı.

ORTA VADELİ PROGRAMIN ÇIKTILARI OLUMLU SEYREDİYOR

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, “Attığımız adımlar karşılık buluyor. Orta Vadeli Programımıza güven artıyor. Sabır ve kararlılıkla programı uygulamaya devam edeceğiz. Fiyat istikrarını, cari açıkta kalıcı düşüşü, mali disiplini ve rezerv birikimini sağlayarak ülkemizi sürdürülebilir yüksek büyüme patikasına ulaştıracağız” açıklamalarında bulundu.

30 Kasım günü yayımlanan verilere göre, Merkez Bankası'nın uluslararası rezervleri 24 Kasım'a kadar olan haftada yaklaşık 7 milyar dolar artarak 35,81 milyar dolara yükseldi ve Mart 2020'den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, “Türkiye 3'üncü çeyrekte G-20 ve Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomi oldu. İnovasyon, yatırım, üretim, ihracat, istihdam, adil bölüşüm önümüzdeki dönemde temel önceliklerimiz olacak“ şeklinde konuştu.

S&P, Türkiye'ye yönelik bir sonraki planlı incelemenin 2024'te gerçekleşeceğini söyledi.

TASARRUFLAR VE REZERVLER ARTIRILMALI

Ekonomistlerin yaptığı analizlere göre, Türkiye’nin kredi notunun artırılması Merkez Bankası’nın rezervleri artırmak amacıyla gerçekleştirilen tasarrufların ardından geldi. 

Ülkeye dışarıdan sağlanacak doğrudan yatırımların girmesi, yabancı sermayenin artırılması, rezerv kapasitesinde yüksek seviyeye çıkmak için ise kapsamlı reformların artırılması gerekiyor.

Türkiye’de iç tasarrufun devamlılığı cari açığı düşüreceğinden dolayı ekonomide kalkınmayı, beraberinde ise kredi notunu olumlu açıdan etkilemeyi sağlıyor.

Yapısal reformun sağlandığı bir Türkiye’de sistem daha verimli çalışabilir ve para politikası şokuna karşı daha dayanıklı hale gelebilir. 

Ayrıca potansiyel üretim seviyesi artarsa beraberinde ekonominin arz yönü etkilenir. Ülkenin üretim seviyesi, yatırım kapasitesi ve istihdam düzeyi artar.

Yatırım ortamı iyileşen bir ülkede, kredi notu yükselirken risk primi düşme eğilimi gösterir.