''Sözde'' bağımsızlık

Fransa bağımsızlıklarını kazanmadan önce sömürgesi konumunda olan Afrika ülkeleri, özellikle Nijer, Gabon ve Orta Afrika Cumhuriyeti (Fransız Afrikası) üzerinde etkisini hala devam ettirmektedir. Fakat tek bir farkla sadece tasarladığı bir yapıyla, Afrika Finans Topluluğu’yla (CFA). Fransa hala eskiden sömürgesi olan fakat şimdilerde bağımsız ülkeler üzerinde kayda değer bir seviyede güç kullanmayı sürdürüyor.

''Sözde'' bağımsızlık

Hammadde bakımından bu bölgelere bağımlı olan Fransa, nükleer enerji geliştirmek ve düzenli şekilde temin edebilmek için hayati ve stratejik öneme sahip olan hammaddelere serbest ve sürekli olarak erişim sağlamak için CFA gibi bir yapı tasarlamıştır. Sömürgesi olan ülkelerin bağımsızlıklarını tanıdıktan sonra bu yapı aracılığıyla onlarla siyasi, sosyal, kültürel ve ekonomik boyutlardaki derin bağlarını korumuştur. Bu bağlamda Fransa, çıkarları doğrultusunda söz konusu ülkelerin doğal kaynaklarına ve pazarlarına ulaşım için bu organizasyonu etkin bir şekilde kullanmıştır.

 Beka kaygıları olan Fransa’nın bu kaygılarını gidere bilmesinde Fransız Afrikası hayatı öneme sahiptir. Nitekim elektrik üretiminin yüzde 80’ini nükleer enerjiden sağlayan Fransa bu bağlamda uranyum ihtiyacının büyük bir bölümünü Nijer, Mali, Gabon ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi Fransız Afrikası ülkelerden sağlamaktadır. Bunun dışında Fransa hammadde bakımından tamamen dışa bağlıdır. Silah sanayisi ve diğer sanayi kollarındaki üretim için, söz konusu Afrika ülkelerinde bulunan magnezyum, fosfat ve krom gibi hammaddeler de önemlidir.

Hammaddelerin dışında ticarette ve pazarda rekabet üstünlüğü sağlamasından ötürü CFA Fransa için hayati öneme sahiptir. Bu önem sabit parite de olması, serbest transfer ilkesi ve işlenmiş Fransız mallarının CFA bölgesi ülkelerine düşük maliyetle ihraç edilebilmesinden kaynaklanmaktadır. Afrika’da oluşturulan yapı Fransa’ya hem ekonomik hem de politik anlamda alan kazandırmıştır. Dolayısıyla Fransız Afrikasında devletler teoride bağımsız olsalar da (hâlâ başta Fransa olmak üzere küresel güçlerin kıskacında olduklarından) hareket alanları kısıtlı ve sınırlıdır. Nitekim bu durum yeni sömürgeciliğin Fransız Afrikası'nın ekonomi-politiğini anlamak için iyi bir analitik çerçeve de sunmaktadır.

CFA İşleyişi

Fransa Afrika’da sömürge yönetimi altında tutuğu bölgelerde, 1930 ve 1940’lar boyunca Fransa Frangını sabitledi. İkinci Dünya Savaşı sürecinde 1943’te Cezayir’de bulunan Serbest Fransa Merkez Fonu vasıtasıyla banknotlar basarak paranın dolaşımını sağladı. Savaştan sonraki dönemde ise Fransa imzaladığı Bretton Woods anlaşmasını onayladı ve FF’yi Amerikan doları karşısında sabit olacak şekilde devalüe etti. Bu şekilde Fransa hem Afrika’nın doğal kaynakları üstündeki hegemonyasını sürdürdü hem de ticari faaliyetlerini kolaylaştırdı.

Kurulduğu yıllarda 21 ülkede uygulanan FF, günümüzde 14 ülkede hâlâ geçerliliğini sürdürüyor. Bazı Afrika ülkeleri, CFA bölgesinden çıkmak istemelerine rağmen, Fransa’nın engeliyle karşılaşmakta. Örneğin 2012 yılında Mali’de yaşanan askeri darbe kalkışmasında, darbeciler FF’den vazgeçeceklerini belirtmişler ve buna mukabil Fransa’nın müdahalesiyle karşılaşmışlardır.

Günümüzde CFA Frangı bölgesi 5 temel norma göre işlemektedir: Birincisi Paris ile yapılan istişareler ve para birliğindeki tüm üye devletlerin oybirliğiyle alınan karar çerçevesinde, Avroya karşı gerektiğinde ayarlanabilen sabit bir paritenin belirlenmesi; ikincisi, CFA Frangının Avroya çevrilebilirliği; üçüncüsü, Fransız Hazinesi’nde faaliyet gösteren her bölgesel merkez bankası vasıtasıyla CFA Frangının Fransa tarafından güvence altına alınması; dördüncüsü, iki CFA bölgesi (Kamerun ve Ekvatoral Afrika Devletleri Merkez Bankası ve Batı Afrika Ülkeleri Merkez Bankası) ve Fransa arasında sermaye hareketliliği serbestisi; beşincisi ise her bir bölgesel birlikteki döviz rezervlerinin paylaşımı.

Sonuç Yerine

Bu normalar çerçevesinde oluşturulan yapı, Fransa’nın sömürge sürecinde kurduğu düzeni akabinde de sürdürebilmesine imkan sağlamış, ülkelerin bağımlılık pozisyonlarını korumuş ve Fransa’nın düşük fiyatlı hammadde kaynaklarına erişimini kolaylaştırmıştır. Bu sayede Afrika ülkelerindeki hammaddelerin çıkış noktası Fransa pazarı olmuştur.

Bu çerçevede Afrika ülkelerinde süregelen az gelişmişlik ve bağımlılık bu yapının sonucu olarak devam etmiştir. Budan dolayı Fransız Afrikası olarak tanımlanan bölgedeki ülkelerin sömürge sisteminden kurtulabilmesinin en önemli adımı, sömürge para birimlerinden kurtularak kendi milli para sistemini hayata geçirmeleri olacaktır.

Yıllarca Afrika ülkelerini sömürmüş olan ülkeler bağımsızlıklarını tanıdıkları ülkeleri bu sefer yapılar, kurumlar, organizasyonlar aracılığıyla sömürmektedir. Bu bağlamda Fransa’nın kurmuş olduğu CFA sadece bunlardan biridir.