Sosyal medya ve yalan haber

Bilgiye ulaşma hızımızın bu kadar çabuk olduğu bir çağda istediğimiz tüm haberlere anında ulaşabiliyor olmamız hayatımızı oldukça kolaylaştırıyor ancak söz konusu durum, manipülatif içeriklere maruz kalmamızı ve yanıltıcı bilginin yayılması açısından ciddi riskler oluşturuyor.

Sosyal medya ve yalan haber

İnternetin hayatımızın bir parçası haline gelmesi, toplumsal ve sosyal değişimleri de beraberinde getirdi. Günümüz toplumunda istediğimiz her bilgiye anında ulaşabilmemiz dünyayı küresel bir köy haline getirdi. Bunu pozitif ve lehimize bir durum olarak görsek de, bilgi alma anlayışının dijital platformlara evrilmesiyle manipüle-provoke edici, yalan ve yanıltıcı bilginin yayılması açısından bakıldığında durum pek de iç açıcı değil.

Sosyal mecraların haberin birçok kişi tarafından anında paylaşılması sebebiyle, bireylere daha hızlı ulaşabilmesi açısından avantajlı olduğu bilinsede; güvenilirlik, doğruluk, manipüle etme, bilgiyi çarpıtma ve çevrimiçi radikalleşme konularında tehlike oluşturduğu su götürmez bir gerçek. Türkiye’de popüler sanal ortamlara ve anonim olduğu iddia edilen paylaşım sitelerine baktığımızda, her türlü radikal eğilimin rahatça ifade edebildiği, çeşitli manipülasyonların yapıldığı, ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı  bir dil ile birlikte tahammülsüzlüğün oldukça yüksek seviyede olduğu bir ortam karşımıza çıkmaktadır.

Dünya genelinde ve ülkemizde sosyal medya aracılığıyla yaşanan toplumsal, siyasi ve çeşitli terör olaylarına bakıldığında, üretilen bilgi kirliliğinin, propaganda amaçlı olduğu ve bu işin örgütlü bir şekilde, kitleleri harekete geçirmek, kamu düzenini bozmak ve zarar vermek amacıyla oluşturulduğu görülüyor. Bilen ile bilmeyen, iyi veya kötü, doğru ile yalan, enformasyon ile dezenformasyon arasındaki farkın belirsizleştiği sosyal medya ortamlarında, popüler kültürün ve trendlerin etkisiyle paylaşım rüzgarına kapılan herkes; kaynağı bilinmeyen bilgilere, videolara, ses kayıtlarına ve haberlere, muhakeme etmeden inanıyor ve bunları düşünmeden paylaşıyor. Dolayısıyla da var olan bilgi kirliliğine hizmet etmiş oluyor. Bu sebeple yalan haber, günümüzde mücadele edilmesi gereken ciddi sorunların başında geliyor.

Reuters raporu ve Türkiye

Oxford Üniversitesi Reuters Enstitüsü 2018 Dijital Haberler Raporuna göre, sahte haberin en çok görüldüğü ülkelerden biri Türkiye. Raporun Türkiye sayfasında basın özgürlüğünün giderek kötüleştiği üzerine önemli bulgular yer alıyor. Raporda, son birkaç yılda gazetecilere yönelik artan baskılara, internet yayıncılığını kısıtlayıcı yeni kanunlara ve Doğan medya grubunun satışına özellikle vurgu yapılmış. Bu gibi sebeplerden dolayı Türkiye’de habere güven ciddi derecede azalmış ve geleneksel medya popülerliğini kaybetmiş durumda. Reuters’ın raporuna göre, Türkiye özelinde haberlere erişim için en çok tercih edilen geleneksel mecralar sırasıyla Fox TV, CNN Türk, NTV, Hürriyet, TRT ve Sözcü olurken; online mecralarda bu sıralama CNN Türk, Hürriyet, Mynet, NTV ve Sözcü şeklinde.

Troll hesaplar

Bilgiye ulaşma hızımızın bu kadar hızlı olduğu bir çağda özellikle internet mecrasında okuduğumuz tüm bilgilere özel intiba göstermemiz gerekli. Çünkü bir takım web siteleri yalnızca, reklam veya sahte haber yapma ve yayma amacıyla kuruluyor. Sosyal medyada zaten “troll” olarak adlandırılan, art niyetli kişi ya da grupların bu işe kendilerini adadıkları biliniyor. Yani, sadece yalan haberler ve resimler üretmek ve sosyal paylaşım ağlarında insanları yanıltmak ve yönlendirmek amacıyla çalışan pek çok insan var.

Gerçekliği olmayan bu haberlerin en fazla yayıldığı sosyal mecralar arasında Facebook, Twitter, İnstagram ve WhatsApp yer alıyor. Özellikle Twitter’da yalan haber oluşturmak ve halkı manipüle etmek için açılan özel hesaplar bulunuyor. Halkı birbirine düşürerek linç kültürü oluşturmak isteyen bu kişiler, teknolojiyi kullanarak Photoshop, sahte video, yalan haber gibi yollara da başvurmaktadır. Yeterince araştırma yapmayan bireyler de, sosyal mecralarda gündem olan bu yalanlara istemeden de olsa destek olmaktadır.

Yalan haberle mücadele

Yalan haberle mücadelenin temel taşı, her ne olursa olsun bilgiye kolayca ulaşmaya çalışmak değil, doğru ve güvenilir bilgiye ulaşmak için çabalamaktır. Öncelikle eleştirel bir bakış açısı edinmek, doğrulanmamış bilgileri paylaşmamak, özellikle sosyal medyada karşılaşılan bilgilere sağlıklı bir şüphe ile yaklaşmak ve bilgiye ulaşılan kaynaklar hakkında fikir sahibi olmak yalan haberle mücadele kapsamında yapılması gerekenlerin başında geliyor. Bunlara ilaveten paylaşım yapmadan önce genel bir araştırma yapmak ve ulaşılan bilgileri en az 3 farklı güvenilir kaynaktan teyit etmek de doğru bilgiye ulaşmanın olmazsa olmazını oluşturuyor. Örneğin, TinEye ve Google Tersinden Görsel Arama araçları ile bir fotoğrafın ne zamana ait olduğu ve daha önce yayınlanıp yayınlanmadığı bilgisine erişmek mümkün.