Soçi Mutabakatı ne anlama geliyor?

Türkiye, Suriye'de güvenli bölge oluşturmak adına bir hafta arayla Suriye’de etkili iki küresel güç olan ABD ve Rusya Federasyonu ile mutabakat metni imzaladı. ABD ile imzalanan anlaşma, YPG güçlerinin Türkiye’nin öngördüğü güvenli bölgeden 120 saat içinde çıkmasını öngörüyordu. Soçi’de imzalanan anlaşmayla Türkiye, 150 saat (6 gün 6 saat )daha Türkiye harekata kaldığı yerden devam etmeyeceğini teyit etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Rusya lideri Vladimir Putin arasında son yıllarda yapılan bütün zirveler genellikle Suriye krizinin seyrini belirleyen önemli mutabakatlarla sonuçlandı. Dün imzalanan bu anlaşma geleneği değiştirmedi. Taraflar çıkarlarının örtüştüğü alanlarda birleşerek sonuca vardı. Ancak bu kez  kuvvetli bir  denkleme gidildiği için, Esad rejiminin de bu ortak paydaya üçüncü bir aktör olarak dahil olduğunu yeni bir unsur olarak muhakkak vurgulamak gerekir.

ABD ile Türkiye arasındaki mutabakata Rusya desteği

Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen perşembe akşamı Ankara’da ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Suriye sınırında Tel Abyad ile Resulayn arasında 120 kilometre genişliğinde 32 kilometre derinliğindeki ‘güvenli bölge’yi dün Rus muhatabı Putin’e de kabul ettirmiş oldu. Rusya, resmi pozisyon olarak sınırın tümünün Suriye rejimi tarafından korunmasını savunuyordu. Dünkü mutabakatla Türkiye’nin kontrolündeki güvenli bölgenin belli bir süre için devamını kabul etmiş oldu. 

Türkiye başlangıçta yaklaşık 440 kilometre genişliğinde bir güvenli bölge hedefiyle yola çıkmıştı. Ancak şu anda TSK’nın kontrolündeki 120 kilometrelik alanın daha fazla genişlemesi mümkün gözükmüyor. Sınırın Tel Abyad-Resulayn hattı dışında 10 km'lik bir alanda Türkiye- Rusya faaliyet gösterebilecek. 

Sınırdaki terör tehditi uzaklaştırıldı

Türkiye Barış Pınarı Harekatı'nın asıl amacı olan güney sınırında terör koridorunu yok etmek hedefine mutabakat ile ulaştı. Türkiye-ABD mutabakatı ile PKK’nın Suriye’deki uzantısı YPG örgütü, Tel Abyad-Resulayn arasındaki hattı 30 kilometre bir derinlikte boşaltmak zorunda kalmıştı. YPG, bu kez sınırın Fırat’ın doğusundaki kalan yaklaşık 320 kilometrelik bölümünden de çekilmek durumunda kaldı. Ayrıca ABD'nin 7 yıllık inşası sonucu oluşan kuzeyde oluşan YPG örgütü bölgeden çekilmek zorunda. Mutabakata uyulması durumunda Türkiye hedefi olan, YPG'den arındırılmış güvenli bölge oluşturma hedefini gerçekleştirmiş oluyor.

Sınırda Esad rejimi devreye girecek

Mutabakatın en dikkat çeken noktalarından biri, Erdoğan ve Putin’in YPG’nin bu hattan çıkartılması görevini Rus askeri polisi ve Suriye sınır muhafızlarının üstlenecek olmasına onay vermeleridir. Türkiye’nin harekatın en başından hedefi olan ‘YPG’nin sınırdan uzaklaştırılması’nda, bu görevi Rusya ile işbirliği içinde Esad rejimi yerine getirecektir. Bu durumda sınırda yaklaşık 320 kilometrelik bir alan Rusya’nın gözleminde yeniden Esad rejiminin egemenliğine açılacaktır. 

YPG unsurları nereye gidecek?

Rusya ile varılan 10 maddelik mutabakata ilişkin açıklama yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, YPG'lilerin Kamışlı dahil 30 kilometre güneye çekileceğini söyledi. 'Güvenli bölge'de yerel yönetimler oluşturulacağını ve yönetimde Arapların olacağını belirten Çavuşoğlu, Suriye hükümetiyle doğrudan bir temasın ise olmadığını öne sürdü.

YPG'nin ayrı bir silahlı güç olarak muhafaza edilmesi yerine Esad'ın kontrolüne alınması için Suriye ordusuna katılabileceği, Rusya'nın 2016 sonunda kurduğu ve finanse ettiği 5. Kolordu'ya entegre edilebileceği öngörülüyor.

Rusya ile ortak devriye ne zamana kadar devam edecek?

YPG'nin çekilmesinin sağlanacağı 150 saatlik süre, 29 Ekim Salı günü, Türkiye saati ile 18:00'de doluyor. Ardından "Mevcut Barış Pınarı Harekat alanı sınırlarının batısı ve doğusunda 10 km derinlikte Kamışlı şehri hariç Türk-Rus ortak devriyeleri başlayacak."

Türk yetkililer, bu devriyeler için herhangi bir süre kısıtlaması olmadığını, ucunun açık olduğunu belirtiyor.

Adana Mutabakatı nasıl uygulanacak?

Türkiye ile Suriye arasında teröre karşı işbirliğini düzenleyen 1998 tarihli Adana Anlaşması’nın kilit bir öneme sahip olacak. Adana Mutabakatı, "Suriye yönetiminin PKK ve uzantılarının kendi topraklarını kullanarak Türkiye'ye tehdit oluşturmasını önlemeyi" amaçlıyor ancak 2011'den bu yana fiilen uygulanamıyor. Putin'in Ocak ayında bu protokolü gündeme getirmesinin amacının Türkiye ile Suriye arasında diyaloğun başlatılması olduğu belirtiliyor. Türkiye Esad rejimiyle çalışmak konusunda belli kısıtlarla hareket ettiğinden, Rusya’nın arada bir köprü rolü oynaması durumunda bu mutabakat üçlü bir çerçeve formatında genişleyecek.