"Sevakin Adası, Türk askeri üssü olmayacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24-26 Aralık tarihlerinde Sudan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir ile görüşmüş ve Sevakin Adası’nın aslına uygun olarak yeniden inşa ve ihya edilmesini öngören bir anlaşma imzalamıştı. İmzalanan anlaşma 3. taraflarca askeri üs kurmayı öngören bir anlaşma olarak yorumlanmış ve karşı çıkılmıştı. Bugün tekrardan gündeme gelen adaya yönelik Sudan Ulusal Ümmet Partisi Başkan Yardımcısı Fadlallah Furma açıklamalarda bulundu.

"Sevakin Adası, Türk askeri üssü olmayacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 24-26 Aralık tarihlerinde Sudan’a gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Sudan Devlet Başkanı Ömer El Beşir ile görüşmüş ve Sevakin Adası’nın aslına uygun olarak yeniden inşa ve ihya edilmesini öngören bir anlaşma imzalamıştı. 20 kilometrekare yüz ölçümüne sahip olan ada üzerindeki 370’den fazla konutun yeniden restore edilmesini öngören anlaşma 3’üncü taraf ülkeler tarafından bilhassa bölgede askeri üssü bulunan ülkeler tarafından bir tehdit unsuru olarak algılanmıştır. Nitekim bu ülkeler Türkiye’nin Sevakin üzerinde bir askeri üs kuracağını ileri sürmüştü.

19 Aralık 2018 yılında ekmek fiyatlarının artmasından ötürü başlayan sokak gösterileri yaklaşık 4 ay sürmüş, Ömer El Beşir’e karşın bir askeri darbe gerçekleştirilmiş ve hükümet devrilmişti. Sokak eylemlerinin bir türlü yatışmadığı ve siyasi geçiş sürecinin tamamlanamadığı Sudan’da Sevakin adasının durumu bir kez daha gündeme gelmiş durumda. Bu çerçevede Sudan Ulusal Ümmet Partisi Başkan Yardımcısı Fadlallah Furma, Sputnik haber ajansına yaptığı açıklamasında, "Ömer el Beşir döneminde birçok ulusal konuyla ilgili politikacıların veya halkın görüşü sorulmuyordu. Bize Türk mirası kaldı. Korunması yönünde ortak çalışma çok güzel bir şey. Ama Sevakin’in başka amaçlar için kullanılması kesinlikle kabul edilemez. Türkiye veya başka bir ülkeye ait olsun bu adada askeri üs yapımı mümkün değil. Kızıl Deniz hassas bir bölge, tüm dünya için ulaşım koridoru, yabancı askeri üs varlığı da dünya yasalarına aykırı" yorumunda bulundu.

Sudanlı güvenlik uzmanı Celal Yaver, Türkiye ve Sudan arasında yapılan görüşmelerde, askeri üs konusunun kesinlikle masaya yatırılmadığını belirterek Sputnik’e açıklamasında şunu dedi: "Her zaman sadece tarihi eserlerin restorasyonu konusu değerlendirilmişti. Ada uzun süre boyunca bakımsız kalmıştı. Şimdi turistler ve arkeologlar ilgi gösteriyor. Bugün askeri üsle ilgili medyada yapılan tüm tartışmalar, Katar-Türkiye-Sudan ve Suudi Arabistan-BAE-Mısır olmak üzere iki eksen arasındaki enformasyon savaşının bir parçası."

Arap-Afrika Demokratik Kültür İnşa Merkezi Başkanı Muhammed Mustafa, geçici hükümetin eski Sudan hükümeti ile yabancı ülkeler arasında yapılan tüm anlaşmaları feshedebileceğini söyledi. Sputnik'e konuşan Mustafa, "Ömer el Beşir rejimi, yaptırımlara ve sorunlara yol açtı. Uluslararası Ceza Mahkemesi, ona karşı suçlamalar yöneltti. Bu yüzden iktidarda kalmak için mümkün olan ve olmayan her şey yaptı. Bu her zaman ulusal çıkarlara uygun değildi" ifadelerini kullandı.

 Sevakin Adası ve Kızıldeniz'deki Askeri Üsler

Sevakin Adası, Sudan’ın kuzeydoğusunda Kızıldeniz kıyısında yer alan, geçmişte Nubye bölgesinin en önemli limanı iken, 30 kilometre kuzeyinde Port Sudan’ın kurulmasıyla önemi ikinci dereceye düşmüş olan bir liman şehridir. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır’ı fethi ile Osmanlı topraklarına katılan Sevakin, 19’uncu yüzyıla dek Osmanlı Devleti’nin bugünkü Eritre, Cibuti ve kuzey Somali’yi kapsayan Habeş Eyaleti valilerinin ikamet ettikleri yer olmuştur. Osmanlı kaynaklarında Savakin ya da Sevakin olarak kayıtlı kentin idaresi 1865 yılında Mısır Hidivliği’ne bırakılmıştır. 1882’de Mısır’ın İngilizlerce işgaliyle fiilen Osmanlı denetiminden çıkan şehir, 24 Temmuz 1923 tarihli Lozan Antlaşması’nın 17’inci maddesi uyarınca kesin olarak İngiliz idaresinde Mısır’a bırakılmıştır. Sudan’ın İngiliz-Mısır idaresinden 1956 yılında bağımsızlığını kazanması ile, Sevakin de Sudan topraklarının bir parçası olmuştur.

Büyük oranda Osmanlı’dan kalma eserlere ev sahipliği yapan ada 2011 yılına kadar harabe halindeydi. Geçmişte Nubye bölgesinin en önemli limanı olarak bilinen ada, Osmanlı döneminde denizden gelecek tehlikelere karşı Kızıldeniz ve Hicaz’ın güvenliği Sevakin üzerinden sağlanıyordu. Afrika’nın dünyaya açılan kapısı konumundaki adada, tarihi Osmanlı limanı ile gümrük binası, Hanefi ve Şafii camileri, muhafazakar binası gibi önemli eserler bulunuyor. 2011 yılında Sudan’ın turizm sektörünün gelişmesine katkı sağlanması amacıyla başlayan çalışmalarla Osmanlı dönemine ait Hanefi ve Şafii camileri ile gümrük binası TİKA tarafından restore edildi.

Kızıl deniz küresel deniz ticaretinin can damalarından biridir. 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılmasından sonra önem kazanan Kızıldeniz’e Suudi Arabistan, Yemen, Mısır, İsrail, Ürdün, Cibuti, Eritre, Somali ve Sudan’ın kıyısı bulunuyor. Dünyanın en önemli petrol ticaret noktalarından biri olan Babu’l Mendeb Boğazı’na çıkışı olan Kızıldeniz, bölge ülkelerinin askeri, ekonomik ve siyasi yarışına sahne oluyor. Bölge ülkelerinin dışındaki ülkelerde Kızıldeniz üzerinde hakimiyet kurmak için yarış halindedir. Nitekim Avrupa ve Amerika'dan Asya ve Afrika'ya, Japonya ve Çin'den Afrika ve Batı ülkelerine gerçekleşen ticaretin yüzde 10'luk kısmı buradan yapılıyor ve bu da diğer ülkeler için bölgenin önemini arttırıyor.

⊕ Bu doğrultuda birçok ülke Kızıldeniz üzerinde üs kurmuştur. Denize kıyısı olan Yemen, Eritre, Somali ve Cibuti’de yabancı ülkelerin askeri üsleri bulunuyor.

⊕ Resmi olarak ülkedeki Mion Adası’na Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) üs kurma çalışması var. İran ve İsrail’in askeri üssünün bulunduğu söylenen ülkede BAE, Asab Limanı’nında askeri üs kurmak için 2015 yılında 30 yıllık bir sözleşme imzaladı.

⊕1991 yılında tek taraflı bağımsızlığı kazanan Somaliland Cumhuriyeti, Aden Körfezi'ndeki Berbera kentinde bir BAE üssü kurulmasını onayladı. 

⊕ Somali’de ise orduyu eğitmek üzere kurulan Türk Askeri Eğitim Merkezi 30 Eylül 2017'de açıldı. Söz konusu merkez, Somali ordusunun tüm eğitim ihtiyaçlarını karşılayarak vatan savunmasında yetkin hale gelmesini hedefliyor. Türkiye’nin de bölgedeki varlığının bir göstergesi.

⊕ Cibuti’de ise dünyada en fazla yabancı askeri üssünün bulunduğu ülkeler arasında. Cibuti’de 6 ülkenin askeri üssü bulunuyor. Çin, Cibuti'de askeri üs kurma hakkı elde eden en yeni ülke. Çin, Ağustos 2017'de yurt dışındaki ilk askeri üssünü burada kurdu. Suudi Arabistan ile Cibutili askeri liderler arasında 2016 yılında gerçekleşen ziyaret ve istişareler, Cibuti'de Suudi Arabistan'a ait bir üssün bulunmasını öngören askeri ve stratejik anlaşma taslağının hazırlanmasıyla sonuçlandı. Bölgedeki operasyonel gücünü artırmak isteyen ABD tarafından 2001'de kurulan ve Cibuti'deki en büyük askeri üs olma özelliği taşıyan Camp Lemonnier'de ise 4 bin personel bulunuyor. Üs, Somali ve Yemen'de ABD tarafından yürütülen terör operasyonlarında kullanılıyor. Cibuti'de en büyük ikinci, Afrika'da da en eski askeri üs Fransa'ya ait. 100 yıllık geçmişi olan üste 900 kişilik askeri birlik bulunuyor. Japonya da yurt dışındaki tek askeri üssünü 2011 yılında Cibuti'de kurdu. Burada 600 asker bulunuyor. İtalya Cibuti'deki askeri üssünü 2013'te kurdu. İtalya'nın kendi sınırları dışında edindiği ilk lojistik operasyonlar merkezi olma özelliği taşıyan ve 90 askeri barındıran üs, 300 asker barındırma kapasitesine sahip.

Sonuç Yerine

Kızıldeniz dünya ticareti için önemli noktalardan bir tanesidir. Özellikle Güney Asya ve Akdeniz ülkeleri arasında yapılan ticareti bu güzergah üzerinden yapılmaktadır. Bundan dolayı birçok devlet ticaret yolunun güvenliğini sağlamak adına bölgede askeri üsler kurarak ve bölge ülkeleri ortaklık gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda bölge 10’larca askeri üs bulunmaktadır. Söz konusu bölgede kurulan üsler hem güvenlik amaçlı kurulurken hem de politik bir koz olarak kullanılmak amacıyla kurulmaktadır.