Savaş çocukların geleceğini nasıl etkiliyor?

Çocukları Kurtarın Vakfı’nın (Save the Children) hazırladığı “Çocuklara Karşı Savaş” adlı rapor çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Raporda, dünya üzerindeki her beş çocuktan biri savaş bölgelerinde yaşıyor. Savaş bölgelerinde yaşayan çocuk sayısı kaça ulaştı? Çocuklar savaştan nasıl etkileniyor? 2019 yılında Suriye'de kaç çocuk yaşamını yitirdi?

Savaş ve çatışmalarda en çok mağdur olan kesim hiç şüphesiz ki çocuklar oluyor. Dünyada yüzyıllardır milyonlarca çocuk savaş ve çatışma ortamlarından dolayı yaşamları boyunca unutamayacakları büyük mağduriyetler yaşıyor. Savaşlar ve çatışmalar, çocukların yaşamında yaralanma ve sakat kalma, öldürülme, işkence ve kötü muameleye maruz kalma, ebeveynlerini ve yakınlarının yaralanması ve ölümü, fiziksel, psikolojik, cinsel şiddet mağduru veya faili olma, çocuk asker olarak savaş ve çatışmalarda kullanılma, zorunlu göçe tabi olma, göç edilen yerlerde ötekileştirilme, dışlanma, aşırı politik ve milliyetçi eğilimler edinme, hastalık, yoksulluk ve yetersiz beslenme gibi pek çok olumsuz sonucu da beraberinde getiriyor.

İKİ KAT ARTARAK 420 MİLYONA YÜKSELDİ

Çocukları Kurtarın Vakfı’nın (Save the Children) hazırladığı “Çocuklara Karşı Savaş” adlı raporda, savaş bölgelerinde yaşayan çocuklara yönelik ağır hak ihlallerine yer verildi. Deutsche Welle’de yer alan haberdeki bilgilere göre, 2017 yılında savaş bölgelerinde yaşayan çocukların sayısı 1990’lara oranla iki kat artarak 420 milyona yükseldi. Verilere göre dünyadaki yaklaşık her beş çocuktan biri savaş bölgesinde yaşamını sürdürüyor. Ayrıca her yıl 100 binden fazla bebek savaş ve çatışma bölgelerinde yaşamını yitiriyor. Savaşlarda asker olarak kullanılan çocukların sayısında da artış yaşanırken, her yıl çok sayıda okul ve hastane saldırıların hedefi haline geliyor.

ÇOCUKLAR VE SİVİLLER HEDEF OLMAMALI

Çocukların savaşların ortasında yaşadıkları acıların giderek daha da korkunç bir hal aldığa dikkat çeken Çocukları Kurtarın Vakfı Almanya Yöneticisi Susanna Krüger, ülkelerin savaş hukukuna uymadıklarına vurgu yaparak, “21. yüzyılda insanlığın en temel ahlak kurallarına sırtını dönüşü karşısında dehşete düşüyoruz. Çocukların ve sivillerin savaşlarda hiçbir koşul altında hedef olmaması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

Krüger, “Uluslararası toplum, savaş hukuku kurallarının yok sayılmasına göz yummamalıdır” BM Güvenlik Konseyi’nde temsil edilen Alman hükümetine çağrıda bulunarak, hükümetin çocukların korunması ve refahı konusunda sorumluluğu olduğunun altını çizdi.

BİR NESİL KAYBOLACAK

Raporun koordinatörü Meike Riebau ise okullar ve hastanelere yönelik saldırıları kınayarak, bu kurumların güvenliğinin sağlanmamasının, savaş sonrası yeniden yapılanmayı çok daha zor hale getireceğini söyledi. Riebau okullara yönelik saldırıların “bir neslin kaybolmasına” yol açacağına vurgu yaptı.

ÇOCUKLAR İÇİN EN TEHLİKELİ 10 ÜLKE HANGİSİ?

Rapora göre çocuklar için en tehlikeli 10 ülke Afganistan, Yemen, Güney Sudan, Orta Afrika Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Suriye, Irak, Nijerya, Somali ve Mali. Bu ülkelerde 2013 ila 2017 yılları arasında en az 550 bin bebeğin yaşamını yitirdiği tahmin ediliyor. Beş yaş altı bütün çocuklar dikkate alındığında ise hayatını kaybeden çocukların sayısı 870 bine kadar yükseldi.

Ölümlere çoğunlukla savaşın dolaylı sonuçları olan açlık, sağlık hizmetlerine kısıtlı erişim ve alt yapı hizmetlerinin hasar görmesi neden oldu. 2013 ila 2017 yılları arasında bu ülkelerde savaşa bağlı olarak hayatını kaybeden yetişkinlerin sayısının ise yaklaşık 175 bin olduğu bilgisi verildi.

ÇOCUK HAKLARI İHLALLERİ ÜÇ KATINA ÇIKTI

Birleşmiş Milletler’in (BM) açıkladığı rakamların da dikkate alındığı rapora göre 2010 ila 2017 yılları arasında çocuk hakları ihlalleri üç katına yükseldi. Rapora göre çocuklar her gün savaş bölgelerinde saldırılara hedef oluyor, sakat bırakılıyor, kaçırılıyor ya da asker olarak kullanılıyor.2016 ila 2017 yılları arasında asker olarak kullanılan çocukların sayısında yüzde üç oranında artış yaşandı. Çocukların cinsel istismarı yüzde 12, kaçırılan çocukların sayısıysa yüzde 62 oranında artış gösterdi. 2017 yılında bin 432 okula saldırı düzenlendiği bildirildi.

SURİYE’DE BİR HAFTADA 6 BİN 500 ÇOCUK GÖÇ ETMEK ZORUNDA KALDI

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), Suriye'de devam eden iç savaşın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken bir uyarı yayınladı. Kurumun direktörü Henrietta Fore geçtiğimiz hafta boyunca her gün 6 bin 500'den fazla çocuğun çatışma bölgelerinden kaçarak Suriye'nin kuzeyine göç etmek zorunda kaldığını açıkladı. Euronews’te yer alan haberde yayınlanan bilgilere göre Suriye'de Aralık ayından bu yana göçe zorlanan çocukların sayısı 300 binin üzerine çıktı. Suriye'de çatışmalardan kaçmak zorunda kalan çocuklar ve aileler, İdlib ve Halep'in kuzeyine, daha güvenli bölgelere ilerleyişini sürdürüyor. UNICEF, çocuklu ailelerin, okul ve cami gibi kamu binalarına ve mağazalara sığındığına, birçok ailenin kış ortasında açık havada ve çadırlarda yaşamak zorunda kaldığına vurgu yaptı.

2019 YILINDA SURİYE’DE 900 ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ

2019 yılında iç savaş nedeniyle Suriye'de, çoğunluğu ülkenin kuzeybatısında olmak üzere 900 çocuk hayatını kaybetti. Savaşa bağlı çocuk ölümlerinin en çok yaşandığı şehir İdlib. Suriye'de yaklaşık 1.2 milyon çocuk ise içme suyu, yemek ve sağlık gibi temel ihtiyaçlara ulaşamıyor. UNICEF, bölgede tıbbi malzeme, çocuklar için aşı ve içme suyu gibi hayati yardımlara devam edeceğini ama bunun yeterli olmadığının altını çizerek Suriye'de savaşın bir an önce bitirilmesi çağrısında bulundu.

SON 10 YILDA ÇOCUKLARI HEDEF ALAN 170 BİN İHLAL GERÇEKLEŞTİ

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), dünyanın birçok noktasındaki çatışmaların artması nedeniyle çocukların ağır bedeller ödemeye devam ettiğini bildirdi. Örgüt, geçen 10 yılda çocuklara yönelik 170 bin hadisenin kayıtlara geçtiğini, bu rakamın günde en az 45 çocuğun hakkının ihlali anlamına geldiğini dile getirdi.

Geçtiğimiz yıl son 10 yılda çocuklara yönelik saldırı ve ihlalleri değerlendiren UNICEF Genel Direktörü Henrietta Fore, "Dünyadaki çatışmalar daha uzun sürüyor, daha fazla kan dökülmesine neden oluyor ve daha fazla gencin hayatını kaybetmesine neden oluyor. Savaşan taraflar, savaşın en temel kanunlarından biri olan 'çocukların korunması' kuralını ciddiye almıyor. Dünya genelinde çocuklara yönelik saldırıların hız kesmeden devam ediyor. Çocukları hedef alan birçok şiddet eyleminin kayıtlara geçirilmedi” ifadelerini kullandı.

Birleşmiş Milletler, 2018'de çocuklara yönelik 24 bin ağır ihlal ve istismarın teyit edildiğini aktardı. Bu ağır ihlaller arasında öldürme, sakatlama, cinsel şiddet, kaçırma, insani yardımlara erişimi engelleme, çocukların silah altına alınması, okul ve hastanelere yönelik saldırılar yer aldı. Çocuklara yönelik saldırılar ve şiddet 2019'da da devam etti. BM verilerine göre yılın ilk yarısında çocuklara yönelik gerçekleştirilen 10 binin üzerinde hadise kayıtlara geçti. Ancak gerçek rakamlar bunun çok daha üzerinde.

2019 YILINDAKİ ÇOCUK İHLALLERİNDEN BAZILARI

- Ocak ayında Suriye'nin kuzeyinde ve doğusunda artan şiddet, yerlerinden edilme ve aşırı sert kış koşulları en az 32 çocuğun ölümüne neden oldu.

- Şubat ayında, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde Ebola tedavi merkezlerine yönelik şiddetli saldırılar düzenlendi ve yıl boyunca saldırılar devam etti.

- Mart ayında, silahlı bir grubun Mali'nin Mopti bölgesindeki Ogossagou köyüne saldırısında 85'i çocuk 150'den fazla insan öldü. Yine Sobanou-Kou'yu hedef alan saldırıda 24 çocuk öldürüldü.

- Nisan ayında, Yemen'in başkenti Sana'da iki okulun yakınında meydana gelen patlama sonucu 14 çocuk öldü, 16'sı ağır şekilde yaralandı.

 - Mayıs ayında, UNICEF, Suriye'nin kuzeydoğusundaki kamplarda ve gözaltı merkezlerindeki çocukları ülkelerine kabul etmeye çağırdı. 60 ülkeden gelen (IŞİD bağlantılı) kişilerin 28 bin yabancı çocuğu bulunuyor. Aynı ay içerisinde Myanmar'ın Arakan eyaletinde şiddetin artması nedeniyle çocuklar öldü ve yaralandı.

- Haziran ayında, Nijerya'nın Konduga kentinde oynanan bir futbol maçı sırasında meydana gelen ve 30 kişinin hayatını kaybettiği peş peşe gerçekleştirilen 3 saldırıda çocuklar kullanıldı. Haziran ayının ilk iki haftasında, Sudan'daki protestolar arasında en az 19 çocuk hayatını kaybetti, 49 çocuk da yaralandı.

- Temmuz ayında, Afganistan’ın başkenti Kabil'de bir okulda hasar yaratan ölümcül patlama nedeniyle çok sayıda çocuk yaralandı. Aynı ayın sonlarına doğru Güney Sudan'ın kuzey bölgesindeki silahlı muhalif gruplar ellerindeki 32 çocuğu serbest bıraktı. Ancak UNICEF’in tahminlerine göre ülkede binlerce çocuk hala silahlı güçler ve gruplar tarafından kullanılmaya devam ediyor.

- Ağustos ayının tek bir hafta sonunda Suriye'nin kuzeybatısındaki hava saldırılarında 16'sı çocuk, 12'si kadın olmak üzere 44 sivil yaşamını yitirdi.

- Eylül ayında, UNICEF tarafından yapılan açıklamada Yemen’de 2 milyon çocuğun okul dışı kaldığı belirtildi. Bunların arasında 2015 yılı Mart ayında şiddetin tırmanmasıyla birlikte okullarından ayrılan yaklaşık yarım milyon çocuk da yer alıyor.

- Ekim ayında, Suriye'nin kuzeydoğusunda şiddetin tırmanması sonucunda 5 çocuk hayatını kaybederken, 26 çocuk da yaralandı. Bu son olayla birlikte yılın ilk 9 ayında Suriye’de yaşamını yitiren çocuk sayısı 657’ye, yaralanan çocuk sayısı da 324'e ulaştı.

- Kasım ayında UNICEF tarafından yapılan açıklamada Kamerun'un kuzeybatı ve güneybatı bölgelerinde üç yıldır sürmekte olan şiddet ve istikrarsızlık ortamı sonucunda 850 bin çocuğun okula gidemediği ve 59 bin gencin de de yerinden edildiği belirtildi.

- Aralık ayının başlarında Burkina Faso'da silahlı bir kişinin bir ibadet yerinde açtığı ateş sonucunda 5 çocuk öldü. Yaklaşık yarım milyon çocuğun çatışmalardan etkilendiği Ukrayna'nın doğusunda bu yıl içinde okullara yönelik 36 saldırının gerçekleştiği bildirildi.

- Aralık ayının ortalarında UNICEF tarafından yapılan açıklamada Afganistan'da 2019 yılının ilk 9 ayı içinde her gün ortalama dokuz çocuğun öldürüldüğü ya da yaralandığı belirtildi.

ALTI AĞIR İHLAL AÇIKLANDI

Savaşan tüm taraflara uluslararası hukuk çerçevesindeki yükümlülüklerini yerine getirmeleri, çocuklara yönelik ihlallere, okul, hastane ve su şebekesi gibi sivil altyapıları hedef alan saldırılara derhal son vermeleri çağrısında bulunan UNICEF, altı ağır ihlali de şöyle sıraladı: Çocukların öldürülmesi ve sakat bırakılması, çocukların silahlı güçler ve gruplar tarafından silahlandırılması ve kullanılması, çocuklara yönelik cinsel şiddet, okullara ya da hastanelere yönelik saldırılar, çocuk kaçırma, çocuklara insani yardım ulaştırılmasının engellenmesi.

SAVAŞ BÖLGESİNDEKİ ÇOCUKLARIN ÖLÜM NEDENLERİ

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) tarafından yayınlanan başka bir raporda, dünyada savaş bölgelerinde yaşayan 15 yaş altı çocukların, temiz su ve sanitasyon tesislerinin eksikliği yüzünden ölme riskinin, şiddet olaylarından üç kat daha fazla olduğunu ortaya koydu.

Geçen yıl “22 Mart Dünya Su Günü” dolayısıyla yayınlanan raporda, 5 yaş altı çocuklarda ise bu riskin 20 misli daha fazla olduğu uyarısı yapıldı. İshal bağlantılı hastalıklar, tifo ve kolera, su mahrumiyeti çekilen çatışma bölgelerinde insan sağlığı için ciddi bir tehdit oluşturuyor. Raporda, aralarında Afganistan, ve Myanmar’dan Yemen’e kadar uzanan savaş ve çatışmaların yaşandığı 16 bölge mercek altına alındı. Ayrıca belgede 2014 ve 2016 yılları arasında kirli su ve sanitasyon eksikliğinin ishal bağlantılı hastalıklar yüzünden yaklaşık 85 bin çocuğun ölümüne yol açtığı bildirildi. Aynı zaman dilimi içinde, savaş bölgelerinde çatışmalarda ise 31 bin çocuk hayatını kaybetti.

Prof. Dr. Bengi Semerci

 

ONLARA DOĞRU YAKLAŞMAK ŞART

Prof. Dr. Bengi Semerci, Sabah Gazetesi’nde yer alan köşe yazısında savaşın çocuklar üzerinde etkisinin büyük olduğuna dikkat çekerek, “Savaş nedeniyle yaşamları alt üst olmuş milyonlarca çocuk var. Onlara doğru yaklaşmak şart. Maalesef bulunduğumuz coğrafya gereği sık sık yanı başımızda olan yeni bir savaşın ya da alevlenen bir savaşın sesi, görüntüsü ve endişesi ile baş başa kalıyoruz. Diğer yandan savaşın içinde kalmış, yaşamları alt üst olmuş insanların, canlarını kurtarmak için sığındığı ülkemiz sokaklarındaki hallerine çaresiz, bazen anlamsız hatta kızgın bakıyoruz. Arkalarındaki öyküleri hiç düşünmeden sokaklarda dolaşan, para isteyen çocuklara kızıyor, söyleniyoruz. Yanlarında bombalar, silahlar patlamış, ailelerinden birilerini, bazen hepsini, arkadaşlarını, evlerini, okullarını kaybetmiş çocuklar olduklarını göremiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Savaşı yaşayan çocukların çocuk olmaktan çıkan, öfkeli, acımasız, kimseye güvenmeyen, geleceğe baktıklarında sadece karanlık gören çocuklar haline geldiğini vurgulayan Semerci, “Savaş bir tramvadır. Bu nedenle her yaştan insan travma sonrası stres bozukluğu belirtileri gösterir. Belirtiler yaşa göre değişmekle birlikte, ortak tepki yas, özlem ve öfkedir.” dedi.

Semerci, çocukların yaşayacakları ruhsal etkileri şöyle sıraladı:

Okul Öncesi: Gelişim döneminde oldukları için en çok korunma gereksinimi hisseden gruptur. Bu nedenle ailelerine iyice bağlanma, onlardan ayrılmak istememe, uyumama, yalnız kalmaktan korkma, kabuslar ortaya çıkar. Yakınlarını kaybettiklerinde içe kapanma, ilişki kurmama sıktır. Savaş, okul öncesi çocuğun oyununa yansır.

Okul Dönemi: Onlar olan bitenin farkında olduklarından, eğer hala gidebildikleri bir okulları varsa okul başarısında düşme, ilişkilerinde bozulma, nedeni belli olmayan ağrılar ve depresyon görülebilir. Savaş okul çocuklarının hayallerini değiştirir. Onları saldırgan, düşmanı öldüren hayallere götürür.

Ergenlik: Savaşla ergenlik döneminde karşılaşan çocuk, istemeden büyür. Saldırganlık, gelecekten umutsuz olma, yaşamı hiçe sayma sonrasında, kayıplarını kendine ya da başkalarına zarar vererek gidermeye çalışan bir kişi olur

Çocukların savaş bittikten sonra da etkilerini yaşamları boyu taşıdıklarını ifade eden Semerci,

Uzun dönemde, korkular, rüyalar, olayların hatırlanması, yeniden olacak korkusu izlenebilir. Savaş çocukları barış zamanında, ölümü doğal sayan, saldırgan olmanın ve bazı nedenlerle öldürmenin doğru olduğunu düşünen bireyler olabilirler. Her şeye rağmen güven duyguları korunabilenler ise tam aksine bir daha savaş olmaması için çalışan ya da olduğunda yaraları sarabilecek eğitime sahip kişiler olmaya çalışırlar. Sonuç olarak savaş onların çocuk ruhunu öldürmüş ve yeni kimlikler geliştirmelerine neden olmuştur. Yani tüm yaşamlarını etkilenecektir. Savaşı, evlerinde TV karşısında izleyen, gazetelerde, internette insanlık dışı fotoğrafları gören çocuklar da , diğerleri kadar olmasa bile yaş dönemlerine özgü etkilenmeleri aynen yaşarlar. İnsanlık savaşın içindeki çocukları korumakta aciz kalıyor.” dedi.

Sonuçta, dünya tarihinde geçmişten bugüne dini, siyasi ve ekonomik amaca bağlı olarak iş ve dış birçok savaş yaşanmıştır. Günümüzde de halen devam etmekte olan bu şiddet ortamında çocukların yaşamlarını ve gelişimlerini kısa ve uzun vadeli olarak etkiliyor. Bu savaş ortamına maruz kalan ya da bu tanıklık eden çocukların bilişsel, fiziksel, psikolojik gelişimleri üzerinde oldukça fazla etki yaratıyor. Savaş mağduru çocuklar, başta yaşam, eğitim, sağlık ve gelişim haklarından mahrum kalıyorlar. En büyük etkisi ölüm olmakla beraber savaşa maruz kalan çocuklar hayatta kalsalar dahi fiziksel ve psikolojik olarak yaşamları boyunca birçok sorunlar yaşamaktadırlar. Bu bağlamda çocukları korumanın öncelikli yolu hiç savaşmamak.