Sanal gerçeklikle nasıl eğitim verilir?

Her geçen gün bir yeni teknoloji hayatımızda kendisine yer buluyor. Bu teknolojilerin üretimii kullanımı, pazarı ise her ülkenin kendi ekonomik endekslerine doğru orantılı olarak büyüme rakamlarına etki ediyor. Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik ise son yılların en önemli trendlerinden. Türkiye modern teknolojileri ne kadar takip ediyor? Hangi alanlarda kullanıyor?

İlkay YAPRAK - INTELL4

Artırılmış gerçeklik ve sanal gerçeklik modern teknolojiler arasında en hız biçimde kendisine yer bulanlardan. Sektörlere yardımcı ve çalışanlara destek olan bu öğrenim biçimleri, usta ellerde endüstriyel üretimin vazgeçilmezlerinden olmaya aday görünüyor.

Hacettepe Teknokent’te hizmet veren Simtek, 2023’te 160 milyar dolara ulaşacak olan sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik sektörünün öncülerinden. 20019 yılında market büyüklüğü 16.8 milyar dolar market hacmi olan sektör, motive eğitim, uzaktan tamir, bakım ve özellikle çalışan eğitiminde önemli çalışmalara destek sağlıyor. Endüstri 4.0'ın temelini oluşturacak 5G teknolojileri heyecanla beklenirken, Türkiye'de bu alanın en iyileri bir araya gelerek ortak projelere imza atmaya devam ediyor. 

Bu alanda özverili çalışmaları ve sektörün Türkiye’de yer bulmasında önemli projelere imza atan, erkek egenemen 'ekonomi' dünyasının, alanında lider kadınlardan Simtek Genel Müdürü Gül Meltem Kulalı’ya, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliği sorduk…


 
Simtek hangi alanlarda hizmet veriyor?

Biz, sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik alanlarında hizmet veriyoruz. Özellikle profesyonel eğitimler için  bu alanda çalışmalar yürütüyoruz. Bu alan dışında, sistemin çalışması için yardımcı programlar da üretiyoruz. Mesela yurt dışında bir nakliye şirketine, telefonları aracılığı ile kullanabilecekleri, oldukça esnek bir uygulama geliştirdik. Böylelikle paketlerin karışmasını engelledik. Ayrıca artırılmış gerçeklikte, uzaktan destek, eğitim gibi modüllerimiz var. Günümüzde zaman çok kıymetli ve insanların karmaşık. Bu anlamda, işi hızlandırmak ve güvenli hale getirmek için Türkiye ve yurt dışına çözümler sunuyoruz.

Sanal gerçeklik alanında nasıl çalışıyorsunuz?

Uygulamalar geliştirerek eğitim alanında kullanıyoruz. Bu bir askerin eğitimi de olabilir, öğrencinin eğitimi de olabilir ya da bir cerrahın eğitimi de olabilir.

Sanal gerçeklik ya da artırılmış gerçeklik gözlükleri, modülleri insan vücudunda ne kadar süre kalmalıdır?

Bunu gözlüğü takmak olarak söylersek, en fazla 20 dakikalık senaryolar oluşturuyoruz. Derli toplu, güzel tasarlanmış bir eğitimde bu süre çok daha aşağılara kadar inebiliyor. Bu nedenle eğitimleri, kişilerin ihtiyaçlarını doğru belirleyerek, doğru şekilde bölümlemek oldukça önemli. Biz de eğitimlerimizde kişilerin sağlık durumlarını, olumsuz hissetmemelerini ve süreyi dikkate alıyoruz.

Sanal gerçeklik ve artırılmış gerçekliğin zararı var mı?

Telefondan daha fazla zararı yok. 

Eğitimin dönüşümü en çok tartışılan meselelerden. Okullarla ilgili çalışmalarınız var mı?

Bu teknolojilerin dikkatli ve özenle kullanılması önemli, sürelerinin kısa tutulması yine göz önünde bulundurulması gereken bir durum. Olumsuz duyguların gelişmemesi, maksimum fayda sağlanması için akıllıca kullanılması lazım. bu nedenle biz çok küçük yaştaki çocuklara bu eğitimleri uygulama taraftarı değiliz. Daha çok sektörel anlamda uygulamalara ağırlık veriyoruz ve Endüstri 4.0 kapsamında çalışmalar yapıyoruz.

Yeni teknolojiler Türkiye’de yeterince alan buluyor mu kendine?

Yeni teknolojilerin hiçbiri kendisine yeterince alan bulamıyor maalesef. Deneyecek olan firmaları, bu teknolojilerin gereklerine ikna etmek ya da kullanır hale getirmek için uğraşmak gerekiyor. Bu nedenle teknolojinin uygunluğunun, uygulanabilirliğinin ve hayatında değiştireceği yönlerin güzel bir biçimde anlatılması lazım.

"Geç kalacağız" kaygısı taşıyor musunuz?

Her gün herkes bir yerlerde bir şeyler yapıyor. Ne kadar hızlı olursanız o kadar iyi. Biz de bu noktada elimizden gelen desteği sunmaya gayret ediyoruz.

İlkay YAPRAK - INTELL4