The Economist: Salgın sonrası ayaklanmalar ekonomik kriz getirir

Dünya, bugüne kadar kolera, veba ve İspanyol gribi gibi pek çok salgın atlattı. Bu beklenmedik salgın hastalıkların ekonomik, siyasi ve toplumsal alanda çok büyük etkileri oldu. Peki, tarih pandemi sonrası ekonomik canlanmaya dair ne söylüyor?

1830’ların başındaki kolera salgını Avrupa’yı ciddi şekilde etkilemiş, milyonlarca insanın yaşamını kaybetmesine neden olmuştu. Hastalıktan en çok etkilenen yoksullar, bulaşmadan kaçınmak için kır evlerine kaçan zenginlere karşı ayaklandı ve siyasi iktidarsızlıklar yaşandı.

Gümüzde ise koronavirüs (Covid-19) yoksulları daha şiddetli şekilde vurmuş olmasına rağmen, salgın sonrası ekonomik canlanmadan söz ediliyor.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) dahil birçok ülke alışılmadık derecede hızlı büyüme eğiliminde. The Economist’in 1820’den itibaren G7 ülkelerinin GSYİH verilerine ilişkin analizi, eğilimlere göre bu tür senkronize bir hızlanmanın nadir olduğunu gösteriyor. 1950’lerin savaş sonrası canlanmasında bu görülmedi.

KÜRESEL EKONOMİK TOPRLANMA EĞİLİMİNDE

Söz konusu durum o kadar alışılmadık ki iktisatçılar ne bekleyeceklerini anlamak için gözlerini tarihe çeviriyorlar. The Economist’te yayımlanan bir analiz, salgından sonraki canlanmalarla ilgili tarihten alınacak önemli dersler olduğunu gösteriyor.

● Birincisi, insanlar dışarı çıkıp harcama yapmaya istekliyken belirsizliğin bir süre daha devam etmesi.

● İkincisi, salgının, insanları ve işletmeleri bir şeyler yapmak için yeni yollar denemeye teşvik etmesi ve bunun da ekonominin yapısını altüst etmesi.

● Üçüncüsü ise salgınları izleyen ve genellikle öngörülemeyen ekonomik sonuçları olan siyasi kargaşalar.

SALGIN SONRASI HARCAMALAR ARTAR

The Ekonomist’e göre, salgın sona erdiğinde harcamalar artar ve  istihdam toparlanır. Bununla birlikte insanların pandeminin ardından para kazanmaya daha istekli olduklarına dair bir öngörü de söz konusu. Örneğin tarihçiler, Kara Veba’nın Avrupalıları daha atılgan yaptığına inanıyor.

Öte yandan Yale Üniversitesi’nden Nicholas Christakis’in son kitabı Apollo’s Arrow (Apollo’nun Oku) da İspanyol gribi salgınının ‘risk almada bir artışa’ yol açtığını gösteriyor. Nitekim Amerika Ulusal Ekonomik Araştırma Bürosu için 1948 tarihinde yayımlanan bir araştırma, yeni şirketlerin sayısının 1919’dan itibaren arttığını ortaya çıkardı.

OTOMASYON VE ROBOTLAR

Tüm bunların yanı sıra iktisatçılar, salgın ile ekonomi arasında bir bağ olduğunu belirtiyor. Bu da emek tasarrufu sağlayan teknolojinin kullanımı. Nitekim robotların hastalanmayacağı gerçeği işverenler için oldukça cezbedici.

Uluslararası Para Fonu (IMF) Ebola ve SARS salgınlarını incelediği bir araştırmanın sonuçlarına göre, pandemilerin önemli bir ekonomik gerilemeye neden olduklarında ‘robotların benimsenmesini hızlandırdığı’ ortaya çıktı.

 Koronavirüs döneminde de robotlar ve kullanılacak alanlara ilişkin birden fazla senaryo dile getirilmekte. 

TOPLUMSAL AYAKLANMALAR KRİZ GETİRİR

Salgınlar, önceden var olan eşitsizlikleri ortaya çıkarır ve bu durum siyasi bir kargaşaya neden olabilir. London School of Economics’ten üç akademisyenin yeni bir çalışması, koronavirüs ile birlikte Avrupa’daki insanların eşitsizliğe daha fazla karşı çıktığını ortaya koyuyor.

Ayrıca yapılan araştırmalara göre, tarih boyu tüm salgınlar toplumsal huzursuzlukta önemli bir artışa yol açtı. The Ekonomist’e göre toplumsal huzursuzluk salgının sona ermesinin ardından zirveye seviyelere ulaşabilir. Bu durum, salgın sonrası toparlanan ekonomilerin yerle bir olmasına, asıl krizin başlamasına neden olabilir.