Rusya’nın Afrika varlığı

Ekim ayında Rusya’nın Soçi kentinde düzenlenen Rusya-Afrika zirvesine 43 Afrika ülkesi katıldı. 35 farklı etkinliğin ve bin 500 toplantının gerçekleştirilen zirvede yaklaşık 12,5 milyar dolar değerinde anlaşma imzalandı. Putin dönemi ile birlikte uluslararası siyasette daha etkin bir hale gelen Rusya’nın hedefinde zengin kıta Afrika var. Rusya’nın Kara Kıta’daki varlığının arka planında neler bulunuyor?

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından kıtadaki eski nüfuzunu kaybeden Rusya, Vladimir Putin ile birlikte bölgede yeniden etkisini artırmaya başladı. Bol miktarda hammaddesi, etkileyici demografik profili,  geniş tüketici pazarı potansiyeli ve yeni altyapıya yatırım talebi, Afrika kıtasını gelecek vaat eden pazarlardan biri haline getiriyor.

Hızla büyüyen ve yükselişe geçen Afrika kıtası, doğal kaynakları, altyapı projeleri, enerji ve teknik ürün ihracatı gibi alanlarda Rusya’nın ilgisini çekti. Batı ile ilişkiler gittikçe bozulan Rusya, dış politikasında revizyon gerçekleştirerek para dışında stratejik hedeflere de yönelmeye başladı.

RUSYA’NIN AFRİKA’DAKİ VARLIĞININ PERDE ARKASI

Afrika’daki doğal kaynakların merkezi konumunda bulunan Sahraaltı Afrika, silah satışlarını artırmak için bir çatışma alanı ve Rus çıkarlarına yönelik siyasi desteğin geliştirilmesine yönelik bir alan olarak öne çıkıyor. Siyasi işbirliği konusunda, silah satışları ve Sahraaltı Afrika ile yakın vadede ihtiyaç duyulan doğal kaynaklara yatırımlar hedefleniyor. Rusya’nın bu hedeflere ulaşma konusundaki mevcut stratejisi, düşük finansal maliyetle politik kazanımlar elde etme amacı etrafında inşa edilmiş görünüyor.

Rusya, 2013-2017 yılları arasında bölgeye yapılan silah satışının % 39’unu oluşturarak, Afrika’nın en büyük silah ihracatçısı konumunda. Rusya’nın devlet savunma sanayisi şirketi Rosoboronexport, Afrika kıtasındaki tüm silah tedariklerinin üçte birini yükleniyor. Afrika’da Rusya’nın önde gelen ithalatçıları olarak ise Cezayir (helikopterler, tanklar, denizaltılar), Mısır (uçak, hava savunma sistemleri, helikopterler) ve Angola (savaş uçakları, tanklar, topçu sistemleri, silahlar ve mühimmat) öne çıkıyor. 2017 yılında, Rusya ile Afrika ülkeleri arasındaki silah ticaretini geçtiğimiz yıllara oranla iki katına çıkardı.

Rusya bölgede yalnız değil. Onunla birlikte ABD, AB, Çin, İngiltere, Fransa ve Almanya, Hindistan, Türkiye ve Japonya bölgede aktif varlık gösteriyor. Rusya, silah satışları ve askeri işbirliğinin yanı sıra, nükleer enerji, madencilik, metalürji, petrol ve gaz yatırımlarıyla birlikte ekonomik işbirliğinin de olduğu birçok alanda Afrika kıtasındaki etkisini artırmak istiyor.

Bununla birlikte Rusya, Orta Asya’daki eski Sovyet hakimiyetindeki devletlere yaptığı gibi Afrika kıtasındaki alacaklarından da feragat etti. Yaklaşık 20 milyar doları bulan bu feragat, Rusya’nın Afrika ülkeleri ile olan ilişkilerini yeniden düzenlemede yardımcı bir unsur olarak öne çıkıyor.

Nihayetinde Rusya, tam olarak Afrika’da güçlü bir şekilde var demek zor olsa da sürekli artan bir varlığı ve nüfuzu bulunuyor. Halihazırda mevcut bulunan ABD, Çin, ve Fransa gibi devletlerin varlığı önümüzdeki dönemde Afrikayı yeni bir güç mücadelesinin merkezi haline dönüştürebilir. Afrika’da varlık gösteren yabancı güçlere baktığımızda temelde emperyal amaçların güdüldüğü açıktır. ABD’nin yaptırım ve askeri zorlama, Çin’in borçlandırma politikaları, bölgede yaşanan sömürü tarihinin başka bir biçimde yeniden devam ettiği izlenimi bırakmaktadır.