Rusya ve Japonya arasındaki adalar krizi

Japonya, iki ülke arasında tartışmalı olan ve ülkenin kuzeyinde kalan Kuril Adaları etrafında tatbikat yapmayı planlayan Rusya’ya protesto notası verdi. İşte geçmişten günümüze doğru Adalar krizi.. İki ülke arasındaki ilişkiler..

Rusya ve Japonya arasındaki adalar krizi

Kuril adalarının tarihi

1855 yılında yapılan Şimoda Anlaşması ile Rusya ve Japonya arasındaki sınırlar belirlenmiştir. Anlaşma sonrası İturup Adası’nın Kuzeyinde kalan tüm adalar Rusya’ya verilirken, güneyinde bulunan tüm adalar Japonya’ya bırakılmıştır. Sahalin Adası ise Ruslarla Japonların ortak mülkiyeti sayılmıştır. 

1875 yılında imzalanan St.Petersburg Anlaşması ile Japonya Sahalin Adası’nı Rusya’ya bırakırken, Rusya da Kuril Adaları’nın kuzeyindeki tüm adaları Japonya’ya vermiştir.1904-1905 Rusya-Japonya Savaşı sonrasında savaşı kaybeden Ruslar, Kuril Adaları ile birlikte Sahalin Adası’nın güney yarısı ve onun yanında yer alan tüm adaları Japonya’ya bırakmak zorunda kalmıştır.

ABD, SSCB, İngiltere arasında 1945 yılında gerçekleşen Yalta Konferansı’nda SSCB lideri Stalin, Güney Sahalin ve Kuril Adaları’nın Japonya tarafından kendilerine verilmesini talep etmiş ve bu talebini kabul ettirmeyi başarmıştır. Ardından tüm adaları işgal eden SSCB, 1949 yılına kadar tüm Japonları Japonya’ya göndermiştir. Japonya ise bu anlaşmayı kabul etmeyerek anlaşmayı tanımamıştır. İki ülke arasında o tarihten günümüze kadar ulaşan bu anlaşmazlık, ABD’nin iki ülke arasına sık sık girmesi dolayısıyla barış ile sonuçlanamamıştır. Bölge’ye hakim olmak isteyen ve SSCB ile Soğuk Savaş dönemine giren ABD, herhangi bir Barış Anlaşması sonucu SSCB’nin bölgeye girerek etki alanını genişleteceğinden endişe duymuş ve Japonya’yı açık bir şekilde desteklemeyi sürdürmüştür. Kuril Adaları’nın Japonya’ya verilmesi sonucu kendi hakimiyetinde bulunan Ryukyu Adaları’nın da yeniden Japonya kontrolü eline geçmesinden çekinen ABD, iki ülke arasındaki ilişkilerin arasına girmeyi başarmıştır. Hem Rusya’nın hem Japonya’nın Kuril Adaları üzerindeki toprak hakları anlaşmazlıkları günümüze kadar ulaşmıştır. 

Kuril Adaları’nın stratejik ve coğrafi önemi

Rusya, Kuril Adaları’nı kontrolü sayesinde herhangi bir engel ya da problem ile karşılaşmaksızın gemilerini Pasifik Okyanusu’na çıkartabilmektedir. Ohotsk Denizi’ni okyanusla birleştiren Yekaterina ve Friza Boğazları da Kuril Adaları’nın arasında bulunmaktadır. Rusya, Japonya’nın taleplerini kabul ettiği zaman Yekaterina Boğazı’nın kontrolünü Japonlara bırakmak zorunda kalacak ve hem güvenlik hem de ticari ulaşım açısından büyük sorun yaşayacaktır. Barındırdığı zengin madenleri ve yapılan balıkçılık faaliyetleri sebebi ile ayrı bir değere sahip olan Adaları, Rusya bırakmak istememektedir. Ayrıca Kuril Adaları, sahip olduğu büyüklük ile de dikkat çekmektedir. Kuril Adaları içinde bulunan Kunaşir ve İturup Adaları Japonya’nın en büyük beşinci Adası olan Okinawa Adası’ndan daha büyük olma niteliğine sahiptir. Japonya’nın bu adalara sahip olması doğal kaynaklara erişim, nüfus yoğunluğunun azaltılması gibi olumlu sonuçlara yol açacaktır.

 Kuril Adaları’nı kendi öz toprağı olarak gören ve bu iddialarını tarihi belgelere dayandıran Japonya, ABD ve AB’den ciddi bir destek almaktadır. 2005 yılında Avrupa Birliği aldığı karar ile Japonya’nın Kuril Adaları üzerindeki hak iddialarını desteklemiştir. 

İki ülke arasında sıcak temaslar

Şinzo Abe’nin 2012 yılında Japonya’da Başbakanlık koltuğuna oturması ile Rusya’ya karşı daha olumlu politikalar izlenmeye başlandı. İki ülke arasında müzakere süreçleri başladı. 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı işgal etmesi ile Avrupa ülkeleri tarafından Rusya’ya yaptırım uygulanmaya başlandı ve Japonya’nın da Rusya’ya karşı uygulanan bu yaptırımlara destek vermesinin ardından iki ülke arasındaki müzakere süreçleri olumsuz bir havaya büründü. Rusya Devlet Başkanı Vladamir Putin ile Japonya lideri Şinzo Abe 2018 yılının Kasım ayında gerçekleşen Güneydoğu Asya Uluslar Birliği(ASEAN) zirvesinde biraraya gelerek, barış için müzakere süreçlerinin yeniden başladığını duyurdular.

Devletlerin bakış açıları

Her iki devlet de barış müzakerelerini sürdürmek ve bu krizi olumlu bir şekilde sonuçlandırmak isterken, iki ülkenin de taviz veremeyeceği birtakım unsurların bulunması barış sürecine gölge düşürmekte. Rusya, Adaların tümünü Japonya’ya bırakmayı kesinlikle istememekle birlikte, Japonya ile olumlu bir diyaloğun kurulmasını ve birçok alanda ilişkilerin geliştirilmesini amaçlamaktadır. Özellikle ABD’nin nüfus alanını kırmak isteyen ve Japonya’yı ABD’nin etkisinden çıkartarak kendi yanına çekmeye çalışan Rusya, Japonya’ya stratejik bir gözle bakmaktadır. Teknolojik olarak da Japonya’nın gelişmişlik düzeyinin bilincinde olan Rusya, bu alanda Japonya ile işbirliğini geliştirerek Avrupa’ya olan teknolojik bağımlılığını azaltmak istemektedir. Rusya, topraktan meselesinden ziyade ABD’nin etki alanını göz önüne aldığından dolayı, Kuril Adaları’nın Japonya’ya verilmesi sonucu ABD’nin bölgeye yerleşeceği endişesini taşımaktadır. Japonya ise kendisi için tarihi öneme sahip olan ve üzerinde hak talep ettiği Adaların tamamını Rusya’dan geri almak istemektedir.

Son gelişmeler

İki ülke Liderleri 2019 yılının Ocak ayında biraraya geldiler. 22-23 Ocak tarihlerinde gerçekleşen bu görüşme Rusya’da meydana geldi. Şinzo Abe önderliğinde Rusya’ya giden Japon yönetimi, Adaların Rusya’dan geri alınması konusunda umutluydular. Rusya Dışişleri ve Putin’in sözcüsü Peskov da açıkalamalarda bulundu. Özelilikle Rusya’dan gelen “Konuşmaya hazırız; barışa ihtiyacımız var fakat toprak devri söz konusu değil” açıklaması dikkat çekti. Yapılan görüşme sonrası Japonya istediği başarıyı elde edemezken, Rusya ise Japonya ile müzakereleri başlatmış oldu. Ayrıca Putin’in iki ülke arasındaki teknolojik ve ticari ilişkilere değinmesi dikkat çekti. Rusya, müzakere süreçlerinin devam etmesi ve barış anlaşmasının imzalanması gerektiğini savundu.

Tatbikat planı ve protesto notası

Tüm bu gelişmelerden sonra Rusya geçtiğimiz günlerde Kunaşiri Adası açıklarında 6 günlük tatbikat yapacağını bildirmişti. Bugün ise Japonya Kabine Sekreteri Suga Yoşihide yaptığı açıklama ile Rusya’ya protesto notası verildiğini kaydetti. Kabine Sekreteri Suga, Eylül ayında Rusya’nın Vladivostok kentinde düzenlenecek ekonomik fuara Japonya lideri Abe Şinzo’nun katılması için gerekli hazırlıkların yapıldığını ve Liderler arasında bu konuların yüz yüze konuşulması gerektiğini ifade etti. Öte yandan Japonya, Nisan ayında da Rusya’ya protesto notası vermişti.