Rusya-Türkiye ortaklığında "TürkAkım Projesi"

Rusya’nın 2014 yılında Türkiye’ye teklif ettiği TürkAkım Projesi, Karadeniz üzerinden Türkiye’ye doğalgaz getirme, oradan da Avrupa’ya aktarma planını içeriyor. 19 milyar dolarlık bir bütçenin harcanacağı proje, Türkiye’ye ilk gazı 2019’da getirecek.

Dünya’da yaşanan çatışmaların en büyük sebeplerinden birini ülkelerin enerji kaynağı arayışları oluşturmaktadır. Enerji kaynaklarının artan önemiyle beraber özellikle süper güçlerin Ortadoğu’daki güç mücadeleleri ve ortaya çıkan yıkıcı sonuçlara rağmen emellerinden vazgeçmemeleri, durumun ehemmiyetini gözler önüne seren bir nitelik taşıyor.

En çok kullanılan enerji kaynaklarından biri olan doğalgaz ve bu gazların dağıtım hatları stratejik açıdan pek çok ülke için önemli bir konu. Türkiye’nin jeopolitik konumu gereği, Asya’dan Avrupa’ya uzanması gereken pek çok hat topraklarımız üzerinden geçiyor. Bir başka deyişle topraklarımızdan çıkmayan enerjinin transferinden gelir elde edebiliyor, ihtiyacımızı daha ucuza karşılayabiliyoruz. Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin’in 2014 yılında yaptığı bir teklifle ilk kez gündeme gelen Karadeniz’den geçecek bir doğalgaz hattı projesi için somut gelişmeler yaşanıyor. Türkiye’de geçtiğimiz günlerde düzenlenen törene katılan Putin, projenin isim babasının ise Erdoğan olduğunu söyledi.

Boru hatları Türkiye’de nerelerden geçecek?

Dünyaca ünlü Rus gaz şirketi Gazprom’un iş ortağı olan South Stream’in, projenin deniz kısmını üstlenmesi bekleniyor. Planlara göre 940'ar kilometre uzunluğundaki çift boru hattı (toplamda bin 860 kilometre) Rusya'nın Anapa kıyısından çıkarak Türkiye'de Kıyıköy'e uzanacak.

South Stream şirketi sorumluluğunda iki deniz hattı ve Kıyıköy'de bir alım terminali inşa edilecek. Boru hattı Kıyıköy'e ulaştıktan sonra buradan Lüleburgaz'a kadar olan kara kısmı Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) tarafından yapılacak. Projenin Türkiye sonrasında Avrupa'ya uzanacak kısmı ise BOTAŞ ve Gazprom’un ortaklaşa kuracağı bir şirket tarafından inşa edilecek.

Projenin deniz kısmındaki ve 15,75'er milyar metreküp (toplamda 31,5 milyar metreküp) kapasiteli iki boru hattından birisinde 224 kilometrelik ilerleme sağlanırken, bu hat Rusya-Türkiye münhasır ekonomik sınırına kadar ilerledi.
Öte yandan, diğer hattın mevcut durumda 207 kilometresi tamamlanırken, bu hat da gelecek hafta içinde Rusya-Türkiye münhasır ekonomik bölge sınırına ulaşacak.

TürkAkım, 2 kilometreyi aşan derinlikte döşenecek 81 santimetre çapındaki ilk boru hattı sistemi olarak, son teknolojiyle uygulanan "çığır açıcı bir proje" olarak nitelendiriliyor. TürkAkım'ın, inşaat gemisinde kaynaklanarak birleştirilip deniz tabanına bırakılan, yaklaşık 4 santimetre kalınlığında özel bir çelikten üretilen, her biri 12 metre uzunluğunda ve 9 ton ağırlığındaki deniz altı borularını dünyanın en büyük inşaat gemisi Pioneering Spirit döşüyor. 

Günde ortalama 4 kilometre boru hattı döşeyebilen geminin ilerlemesine paralel olarak, Türkiye'ye ilk gaz 2019'da gelecek. Türkiye'de gelinen Kıyıköy'deki Selves Plajı ve Kıyıköy Limanı'nın açık kalması için denizden gelen hat kuzeyden karaya doğru çıkarak alım terminaline ilerleyecek. BOTAŞ- Gazprom ortaklığında kurulacak şirketin yapacağı Avrupa kısmının rotası için ise müzakereler sürüyor. Gazprom'un yürüttüğü müzakereler kapsamında projenin Bulgaristan üzerinden Sırbistan ve Macaristan'a ilerlemesi, Yunanistan üzerinden İtalya'ya ilerlemesi veya hattın hem Bulgaristan hem Yunanistan üzerinden Avrupa'ya girişi değerlendiriliyor. 

Türkiye’ye yeni yatırımların önü açılacak

Projede farklı kesimlerin, bütünün farklı parçaları üzerinde çalıştıklarını ifade eden Rootselaar, "TürkAkım için (deniz kısmı) konuşursak, Gazprom tek yatırımcı konumunda ve Türkiye'ye yapılacak doğrudan bir yabancı yatırım söz konusu. Gazprom, projenin bu kısmının tamamını kendisi finanse ediyor. Şimdilik herhangi bir kredi ihtiyacı söz konusu değil." diye konuştu. Türkiye'ye mevcut durumda Rus gazını taşıyan Mavi Akım projesinin transit sözleşmelerinin 2019'da sonlanması sonrasında daha kritik bir öneme sahip olacağı belirtilen TürkAkım ProJjesi'nin Sözcüsü Rootselaar, "Bu proje çok milyar avroluk bir bütün olacak. Biz sadece deniz kısmından sorumluyuz, Türkiye tarafında BOTAŞ ve Avrupa kısmında da BOTAŞ-Gazprom ortaklığında kurulacak şirket bu yatırımları yapacak." dedi. 

Rootselaar ayrıca Gazprom'un Avrupa Birliği (AB) tarafıyla da Üçüncü Enerji Paketi'ne uygun olması için müzakereleri sürdürdüğünü ve Avrupa'da doğalgaz talebi artışının projeyi önemli kılan nedenlerin başında geldiğini kaydetti.

Projenin çevreye etkisi

Asgari ömrü 50 yıl olarak planlanan TürkAkım Projesi'nin ÇED raporu alınırken, çevre ve güvenlik konusunda bazı çalışmalar ise halen sürüyor. 

Toplantıda, sivil toplum örgütlerinden gelen itirazlar dikkate alınarak, kara ve denizde de çalışmaların yapıldığı bildirildi. Deniz biyologları ve 9 Eylül Üniversitesinden uzmanların katıldığı çalışmalar kapsamında, deniz biyolojisi raporu ve kimyasal analizlerin gerçekleştirildiği ifade edildi. 

Toplamda 31,5 milyar metreküp kapasitesi olan TürkAkım Projesi sayesinde, 15 milyon hanenin yıllık tüketimini karşılamanın mümkün olduğu belirtiliyor. Söz konusu kapasite ayrıca 370 LNG tankerinin taşıyabileceği büyüklüğe sahip bulunuyor. 

Proje faturalara nasıl yansıyacak mı?

Proje tamamlandığında 63 milyar metreküplük doğalgazın 14 milyar metreküpü Türkiye’nin ihtiyacı için kullanılacak. Kalan kısım ise Rusya tarafından Avrupa’ya ihraç edilecek. Rus şirket Gazprom, Karadeniz üzerindeki 910 kilometrelik boru hattını döşeyecek, Türkiye’den geçecek hattın çalışmaları Türk şirketlerle ortaklaşa yürütülecek. Mayıs 2015’te başlanan inşaat çalışmalarının önümüzdeki yıllarda tamamlanması bekleniyor. Proje tamamlandığı zaman ise faturalarda indirimlerin gelmesi bekleniyor.