Rusya-İran savunma işbirliği

Rusya ile İran arasındaki karşılıklı savunma işbirliği, ABD açısından tarih boyu kritik önem taşımıştır. ABD ambargolarının gelecek ilişkilere etkisi ve iki ülkenin kurduğu işbirliğinin altında yatan ekonomik, siyasi ve stratejik nedenler nelerdir?

Rusya-İran savunma işbirliği

Her yıl birçok ülke ile yaptığı silah ticaretinden milyarlarca dolar kazanan Rusya, aynı zamanda dünyanın en önemli silah üreticisi ve pazarlayıcısı konumundadır. Rusya savunma sanayisinden kazandığı bütçenin yüzde 50’den fazlasını İran ile uzun yıllardır sürdürdüğü ticarete borçludur. Rusya’nın silah ticareti yaptığı bölgeler arasında, Doğu Avrupa, Orta Asya, Ortadoğu, Afrika ve Güney Asya’dan birçok ülke bulunmaktadır. 

Rusya ile İran arasındaki askeri ve teknik ilişkilerin tarihi 16’ncı yüzyıla kadar dayanmaktadır. İlişkilerinin tarihsel serüvenine bakıldığında aslında, iki ülke ilişkilerinin birbirinden uzak ve rekabete dayalı şekilde ilerlediğini görmekteyiz. Özellikle Şah döneminde İran’ın, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile yakın ilişkiler kurması, Soğuk Savaş döneminde Sovyet Rusya ve İran ilişkilerinin gelişmesinin önüne geçmiştir.

Öte yandan hem Soğuk Savaşın sona ermesi hem de Şah’a karşı yapılan İslam Devrimi, iki ülkenin yollarının kesişmesiyle sonuçlanmıştır. Bu bağlamda Rusya ile İran arasında kurulan savunma işbirlikleri, geçmiş tarihten günümüze dek ABD’yi oldukça rahatsız etmiştir. ABD Rusya’ya, İran’a silah satmaması ve savunma alanında destek olmaması konusunda çok kez açıkça baskı uygulamıştır.

Tüm süreç boyunca Rusya, dönemin gücünü elinde barındıran ABD’nin karşısında durmuş ve bütün tepkilerine rağmen İran ile savunma alandaki kurduğu tüm ilişkilerini sürdürmeye devam etmiştir. Bu sebeple ABD, İran’a silah satışını engellemek için 1990’ların ortasında Rusya ile gizli bir anlaşma yapma yoluna gitmiştir.

1995’de dönemin Rusya Başbakanı Viktor Çernomırdin ve dönemin ABD Başkan Yardımcısı Albert Gore arasında imzalanan anlaşmaya göre Rusya, İran’a sağladığı silah ihracatında kısıtlama uygulayacak ve yeni anlaşmalar yapmaktan kaçınacaktı. Aynı anlaşmaya göre Rusya, 31 Aralık 1999’dan itibaren de İran’a hükümetine silah satmayı tamamen durdurdu.

Anlaşma kurallarına uyulduğu taktirde ise Rusya, ABD’den para yardım alacaktı. Bazı uzmanlara göre; Rusya hükümeti, Amerika ile anlaşıp İran’a silah satmama karşılığında Washington’dan yılda 1 milyar dolara varan oranda yardım aldı.

Uzun yıllar ABD’nin gölgesinde kalan Rusya-İran savunma ilişkileri, 2005’te Rusya’nın İran’a bir milyar dolarlık silah satışı yapma kararı almasıyla yeni bir döneme girdi. Bu silahlar arasında, kısa menzilli balistik tehditlere karşı geliştirilmiş, TOR-M1’ler bulunuyordu.

İlişkilerin geleceği

Bazı Rus uzmanlara göre, Rusya ile İran arasındaki askeri-teknik alandaki işbirliği, yakın zamanda yeni bir boyut kazanacaktı fakat ABD’nin uyguladığı ambargolar bu yakınlaşaya mani oluşturdu. Çünkü; Rusya ile İran’ın yakınlığını arttıracak olması, şüphesiz ABD çıkarlarına tehdit anlamına gelmekteydi.

Rusya’nın İran ile olan savunma ticaretinin altında ekonomik, siyasi ve stratejik birçok sebep yatmakta. Nitelikli silahlara sahip Rusya ekonomisinin dövize, dövize sahip İran’ın ise nitelikli silahlara ihtiyacı vardır. Silah sanayisi ve enerji alanında oldukça güçlü olan Rusya’da bu alanda rakipsizdir. Yani iki ülke de ilişkilerini kazan-kazan stratejisine göre yönetmektedir.

İran, Rusya ile savunma alanında geliştirdiği ilişki sayesinde, askeri ordusunu güçlendirmekte ve aynı zamanda gerçekleşmesi olası bir askeri operasyon öncesi ABD ve müttefiklerine gözdağı vermektedir. Rusya-İran ilişkilerinin temelinde Rusya açısından en önemli faktör, İran’ın kendi için çok önemli bir silah pazarı olmasıdır. İran’ın Rusya için ikinci önemi ise, son derece stratejiktir.

Bu bağlamda Amerika karşıtı olan İran’ı desteklemekte Rusya için stratejik bir gerekliliktir. Rusya ve İran’ın, Ortadoğu’daki ABD ve NATO ülkelerinin çok boyutlu etkisini kısıtlama ve genel olarak Batı’ya karşı aynı cephede olma gibi bazı meseleleri çözmede müttefik olduklarını ortaya koymaktadır.

Buna ek olarak İran, Rus savunma ekipmanlarını satın alarak uluslararası ekonomik yaptırımlardan ve silah ambargosundan kurtulmak için Rusya’nın küresel gücünü kullanmaktadır. İki ülke arasındaki tarihsel ilişkiler aslında görüldüğü kadar derin olmamakla birlikte son derece stratejiktir.

Öte yandan Rusya, İran’ı bölgesel bir müttefiki olarakta görmektedir. Bu sebepten dolayı, İran ile ilişkilerinin bozulmasını istememekte ve aynı zamanda onu silahlarla donatmayı tercih etmemektedir. Karşılıklı kurulmuş olan bu çıkar ilişkisinin neticesinde Rusya ve İran’ın işbirliği, genel olarak istikrarsızlıkla karşı karşıya kalmaktadır.