Doğu Avrupa’da Rusya-NATO rekabeti artıyor

Son aylarda Ukrayna, Belarus, Polonya ve Estonya gibi Doğu Avrupa ülkelerinde yaşanan gelişmeler; Rusya ile NATO arasında uzun zamandır sert seyreden ilişkileri daha da germiş durumda. Peki, Rusya ile NATO arasında Doğu Avrupa’da neler yaşanıyor?

Geçtiğimiz günlerde NATO tarafından yapılan açıklamada, Moskova yönetimi bölgede ‘saldırgan tutum’ sergilemekle suçlanmıştı. Söz konusu açıklamaya Rusya’dan sert tepki geldi. Konu hakkında konuşan Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Rusya’yı saldırgan tutum içerisinde olmakla suçlayan NATO’nun Estonya’da askeri tatbikat düzenlediğini dile getirdi.

Zaharova, ABD’nin Estonya Büyükelçiliği’nin Estonya Savunma Kuvvetleri ve ABD Ordusu Özel Harekat Kuvvetlerinin ortak tatbikatını duyurduğunu vurguladı. Ayrıca Zaharova, “Bu ülke (Estonya) Pentagon’un savaş oyunlarında NATO’nun sınırlarımızdaki tutunma noktasından başka bir şey değil. Silahlı kuvvetlerin etkileşimini ve birleşmesini geliştirmeye yönelik bu etkinliklerin başka bir amacı olamaz” şeklinde konuştu.

Zaharova, NATO’nun bu tür tatbikatlarla Rusya yakınlarında yapay bir gerilim yaratma niyetini teyit ettiğine dikkat çekerken, “Şimdi de NATO Genel Sekreteri Stoltenberg’in bu tür eylemleri ne derece şeffaf, öngörülebilir olarak gördüğünü bilmek isterim. Eper ona göre her şey yolundaysa, onu sürekli endişelendiren Rusya’nın iç manevraları konusunda ne gibi itirazları olabilir ki? İfadelerini kullandı.

Rusya ile NATO arasında yaşanan bu gerilim, uzun zamandır devam ediyor. 2021 yılının başlarında Ukrayna’nın doğusunda bulunan Donbass’ta çıkan olaylar, iki taraf arasında kriz çıkmasına neden olmuştu. Ukrayna, Belarus, Estonya, Gürcistan ve Polonya gibi ülkelerde yaşananlar; iki tarafı sık sık karşı karşıya getiriyor.

NATO KARADENİZ’E AÇILMAK İSTİYOR

Doğu Avrupa’da Rusya’nın nüfuzunun artmasından rahatsız olan NATO, Karadeniz’e açılarak Moskova’nın bölgedeki alanını daraltmak istiyor. Bulgaristan ve Romanya gibi ülkeleri ittifaka dahil ederek Rusya karşısında önemli bir koz elde eden NATO, Ukrayna ve Gürcistan gibi ülkeleri de ittifaka dahil etmek için zemin hazırlıyor.

NATO, kısa dönemde Ukrayna’yı ittifaka dahil etmek istemiyor. Moskova’nın bu konudaki sert tavrını bilen NATO, olası bir çatışma riskine girmeyerek bu süreci zamana bırakıyor. Ancak Ukrayna’nın ittifaka dahil olabilmek için çabaları her geçen gün artıyor.

2014 yılında Kırım’ı Rusya’ya kaybeden Ukrayna, bu sene içerisinde ise Donbass’ta Rusya ile siyasi ve askeri olarak karşı karşıya. Ukraynalı yetkililer, NATO’ya üye olmaları gerektiğini, bu durumun gerçekleşmemesi halinde nükleer silah üretmek zorunda kalacaklarını dile getiriyor.

Rusya’ya karşı kendisini güvence altına almak isteyen Ukrayna; NATO’ya girmesi halinde, ittifak kuralları gereği kendisine yönelik bir saldırının tüm müttefiklere yapılmış gibi sayılacağını biliyor. Bu nedenle Ukrayna’nın önümüzdeki dönemde en büyük amacı NATO’ya dahil olarak Rusya karşısında önemli bir pozisyon elde etmek.

Rusya ise bu konuda oldukça sert ve katı bir tutum sergiliyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz aylarda konu hakkında açıklamalarda bulunmuş, Ukrayna’nın ittifaka dahil olması halinde NATO füzelerinin 15 dakika içerisinde Moskova’yı bulacağını söylemişti. Bulgaristan ve Romanya’nın NATO’ya üyeliğinin önüne geçemeyen Moskova yönetimi, Ukrayna ve Gürcistan’ın üyeliğine çok sert yaklaşıyor.

Geçtiğimiz günlerde Ukrayna istihbarat servisinin, ‘Rusya tarafından 2022 yılının başlarında Ukrayna’ya yönelik saldırı gerçekleşecek’ iddiasında bulunması ise önümüzdeki günlerde Moskova ile Brüksel arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilir.

POLONYA-BELARUS GERİLİMİNİN PERDE ARKASI

Son haftalarda Polonya-Belarus sınırında yaşanan göçmen krizi devam ediyor. Belarus’a gelerek buradan Batı Avrupa’ya geçmek isteyen on binlerce göçmen, Polonya sınırında bekleyişini sürdürüyor. Polonya güvenlik güçleri bölgede sıkı tedbirler alırken, Varşova hükümeti ise göçmenlerin ülkeye alınmasına izin verilmeyeceğini söylüyor.

Varşova hükümeti ile Avrupa Birliği yetkilileri, sınırda yaşanan krizden dolayı Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i suçluyor. Polonya, Lukaşenko’nun Putin’den talimat aldığını, göçmenleri sınıra kadar taşıdığını ve bölgeyi karıştırmak istediğini savunuyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, ülkesinin Polonya-Belarus sınırında yaşananlarda bir sorumluluğunun olmadığını kaydetti. Putin, bölgede yaşanan sorunların AB’den kaynaklandığını söylerken, krizin çözümü için Batı ülkelerinin Lukaşenko ile temasa geçmesi gerektiğini belirtti.

Belarus ile Polonya arasında yaşanan gerilim, Rusya’nın AB ve NATO gibi kurumlarla rekabetine de yansıyor. Rusya, Doğu Avrupa’da tek müttefiki olan Belarus’ta nüfuzunu her geçen gün artırıyor. Belarus ise AB ve NATO’dan gelen tehditler karşısında Rusya ile iş birliğini güçlendirmeye devam ediyor. Özellikle askeri ve ekonomik olarak Rusya ve Belarus arasında imzalanan anlaşmalar; NATO’nun rahatsızlıklarının artmasına neden oluyor.

NATO, Doğu Avrupa’da Rusya’nın tek müttefiki olan Lukaşenko yönetimini meşru görmüyor. Bulgaristan, Yunanistan, Polonya ve Romanya gibi ülkelerde askeri varlığını güçlendiren NATO, Rusya’nın bölgedeki faaliyetlerinin önüne geçmeye çalışıyor. 2014’te Kırım’ı ilhak eden, Donbass’a yönelik askeri faaliyetleri devam eden, Belarus’taki varlığını her geçen gün güçlendiren Rusya; NATO’nun Karadeniz’e yerleşmesini istemiyor.

Rusya ile NATO arasındaki gerilimin, önümüzdeki dönemde Belarus ve Ukrayna gibi ülkelerde yaşanan gelişmeler nedeniyle artması bekleniyor. Ukrayna’nın NATO üyeliğinin gerçekleşmesi halinde, iki taraf arasında sıcak çatışma çıkabilir. NATO’nun Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya gibi ülkelerdeki faaliyetlerine karşın Rusya da bölgeye yönelik askeri sevkiyatını sürdürüyor. İki tarafı da önümüzdeki dönemde gergin bir süreç bekliyor.