Rejimden vazgeçemeyen Rusya, Türkiye’yi itibarsızlaştırmaya mı çalışıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Putin’in İdlib’te ateşkes kararına varması, iki ülke arasındaki gerginliğin azalabileceği şekilde yorumlanmıştı ancak beklenen olmadı. Putin’in, Suriye konusunda izlediği politika ve rejim desteği konusunda ısrarını sürdürmesi Türk-Rus ilişkilerini ciddi şekilde zedeledi. Peki, Rusya’nın bir türlü Esad’tan vazgeçememesinin sebepleri neler? Suriye, Rusya için neden bu kadar önemli?

Fethiye Mutaf Narin/INTELL4

İdlib, El Kaide çıkışlı Heyet Tahrir el-Şam (HTŞ-Eski adıyla El Nusra) gibi gruplar ve Türkiye destekli askeri güçlerin bulunduğu önemli bir nokta. Rusya ile Türkiye Soçi mutabakatı kapsamında bu önemli bölgede birlikte hareket etmeye başlamıştı. Rusya, Türkiye'nin Afrin, Tel Abyab (Girespi) ve Resulayn (Serekaniye) gibi noktalara girmesini dolaylı olarak destekledi ve yanında olduğunu her fırsatta dile getirdi.

Ancak Rusya’nın bu önemli destekteki nihai amacı, bölgede varlığını sürdüren Amerika Birleşik Devletleri’ni (ABD) Türkiye eliyle geri çekmek ve terör örgütü olarak adlandırdığı grupları cezalandırmaktı. Rusya bu amaçlarının bir bölümüne dolaylı yoldan da olsa ulaşırken Türkiye ile ABD-NATO'nun arasını açtı ve bölgede Türkiye’yi, karşısına alarak ilerlemeye başladı. Rusya ‘IŞİD ile mücadele’ başlığı altında Rejim güçlerine hava desteği sağlamaya başladı. Moskova'nın Suriye'ye yığdığı askeri destek, Türkiye ile ilişkilerin gerilmesine neden oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, geçtiğimiz günlerde İdlib’teki gerilimi azaltmak için bir araya geldi. İki liderin Kremlin Sarayı’nda gerçekleşen görüşmesinde masadan ateşkes kararı çıktı ve (6 mart) 00.01’de İdlib’te ateşkes resmi olarak yürürlüğe girdi. Ancak bölgeden gelen son bilgilere göre, Esad güçleri ateşkesi ihlal etti. Anadolu Ajansı'nın (AA) yayımladığı habere göre, ateşkesin yürürlüğe girdiği ilk günün sonunda rejim 15 ateşkes ihlali gerçekleştirildi ve bu ihlallerde 50'den fazla mermi kullandığı tespit edildi.

RUSYA TÜRKİYE’Yİ İTİBARSIZLAŞTIRMAK MI İSTİYOR?

Rusya’nın tüm yaşananlara rağmen, Esad rejiminin yanında yer alması eleştirilirken Rus devlet televizyonu Rossiya 1, Erdoğan-Putin zirvesine ait dikkat çekici görüntüler yayınladı. Avrupa’ya karşı Türkiye’yi itibarsızlaştırma politikası izleyen Rus televizyonu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanların Putin'in kapısında bekletildiği anların görüntülerini kronometre ile yayınladı. Görüntülerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve bakanlar, koridorda iki dakika kadar bekliyor ve Cumhurbaşkanı beklemekten yorularak koridorda bulunan koltuğa oturuyor.

Geçtiğimiz yıllarda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’da Rus lider Putin’i görüşmenin yapılacağı bir salonda dakikalarca bekletmiş ve hazırlıklar tamamlanmadan salona girmemişti. Kremlin’de yaşananların aslında olağan bir durum olması ve televizyon kanalının görüntüleri kronometre koyarak yayınlaması ve haberin içeriğinde küçümseyici ifadeler kullanması, algı yönetimi yapıldığı şeklinde yorumlandı.

Öte yandan son günlerde Rusya ile yaşanan inişli çıkışlı ilişkiler ve kamuoyunda tartışılan bu görüntüler, Rusya dönüşü gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ‘aramıza kara kediler girmiş olabilir’ ifadelerini akıllara getirdi. Peki Ruya, o kara kediden neden vazgeçemiyor?

RUSYA NEDEN REJİMDEN VAZGEÇEMİYOR?

Suriye, Sovyetler Birliği döneminden bu yana Rusya’nın en büyük silah ithalatçısı konumunda. Putin'in de Suriyeli mevkidaşıyla ittifakı, yalnızca tarihe değil aynı zamanda ticarete dayanıyor. Rusya'nın dünya silah ihracatında payı çok yüksek olmasa da, Suriye’ye gerçekleştirdiği silah ithalatındaki payı yüzde 70’den daha fazla. Rejimin düşmesi durumunda Rusya, yalnızca ticaret ortağını değil aynı zamanda stratejik üstünlüğünü, bölgedeki varlığını ve silah pazarıyla birlikte Suriye ordusu üzerindeki kontrolünü de kaybetmiş olacak.

Nitekim Rusya’da çok sayıda radikal islamcı grup olduğu ve bu grupların IŞİD’e katılarak Suriye’de savaştığı biliniyor. Putin, IŞİD’in diğer terör gruplarıyla Suriye’yi ele geçirmesi ya da ülkelerine geri dönmesi durumunda, Rusya için ciddi tehdit oluşturacaklarını açıkça ifade ediyor.

Putin’in her koşulda rejimin yanında kalmayı sürdürmesinin bir diğer nedeni ise, Rusya’nın Suriye’de yer alan ''Tartus deniz üssü''. Rusya’nın Akdeniz kıyısında Sovyetler döneminden bu yana bulunan Tartus deniz üssü, stratejik öneme sahip. Şam rejiminin yıkılması, Rusya'nın bölgede var olan tek üssünü kaybetmesi anlamına geliyor. Esad rejiminin yerine diğer grupların gelmesi Rusya'yı eski haklarından da yoksun kılacak.

Ayrıca Rusya’nın tüm desteğine rağmen Esad'ın yıkılması Rusya'nın uluslararası saygınlığına da önemli bir darbe vuracak. Rusya, Libya’daki senaryonun Suriye’de de tekrarlanmasına ve dışarıdan askeri güç müdahalesine kesinlikle karşı duruyor. NATO’nun Libya’ya yönelik harekatını Başbakan Vladimir Putin ‘Haçlı Seferleri’ne benzetmiş ve Libya’daki totaliter rejimi eleştirmişti. Tüm bu hususlar doğrultusunda bir değerlendirme yapmak gerekirse, Moskova’nın Suriye’nin geleceğinde söz sahibi olmak istediği için, rejimin yanında olduğunu söyleyebiliriz.