Tarihi görüşmede tansiyon düşürülecek mi?

ABD Başkanı Biden, yurt dışı gezisinin son durağında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek. Çarşamba günü Cenevre'de yapılacak görüşme, iki ülkenin yüksek tansiyonlu ilişkilerinin normalleşmesi adına oldukça önemli. Peki, zirvedeki konu başlıkları neler olacak? Liderler, görüşmeden neler bekliyor?

ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, çarşamba günü İsviçre’de Cenevre Gölü’nün kıyısındaki villada bir araya gelecek. Tarafsız bir bölgede yapılacak görüşmede, Rusya merkezli siber saldırılar da dahil olmak üzere çeşitli konuların değerlendirilmesi bekleniyor.

İki lider, İsviçre'deki görüşmelerinin ardından daha soğuk bir ilişkinin işareti olarak ayrı basın toplantıları düzenleyecek.

Putin ile görüşmesi öncesinde açıklama yapan Biden, Putin'in ABD-Rusya ilişkilerine yönelik değerlendirmesine katılarak “düşük bir seviyede” olduğunu kabul ettiğini söyledi.

İki ülke de ilişkilerin iyi olmadığını vurgularken, 16 Haziran’daki görüşmenin dostane geçmesi beklenmiyor. Rusya kısa bir süre önce ABD’yi “dost olmayan ülkeler” listesine dahil etti. Öte yandan, mart ayında Biden’ın Putin’e “katil” demesi de iki lider arasında gerilimin artmasına yol açmıştı.

16 Haziran'daki zirve Cenevre'deki Villa La Grande'de yapılacak.

 

Tüm bunların yanında, ABD ve Rusya liderlerinin ilk kez görüşmesi bile bir başarı olarak görülüyor. Peki, liderlerin bu görüşmeden beklentileri neler?

“PUTİN KULÜBÜN BİR ÜYESİ OLMAK İSTİYOR”

Moskova'daki RIAC düşünce kuruluşu direktörü Andrei Kortunov, Putin ile Biden arasında gerçekleşecek görüşmenin sembolik değerinin önemli olduğunu ifade etti. Putin için sembolizmin yadsınamayacak önemde olduğunu belirten Kortunov, görüşmenin Rusya ve ABD’yi aynı statüye koyduğunu söyledi.

Siyasi analist Lilia Shevtsova ise "Putin kesinlikle ABD Başkanı’na eşit olmak istiyor. Koşullarına göre saygı görmek istiyor. Putin maço kasını göstermek ve kulübün bir üyesi olmak istiyor” şeklinde zirveyi yorumladı.

Toplantı, Biden’ın Beyaz Saray’daki görevine gelmesinin ardından ilk yurt dışı gezisi sırasında olacak. Ancak başka bir görüşmeye veya etkinliğe eklenmiş kısa bir karşılaşmadan ziyade zirve olarak planlanmış bir görüşme olması görüşülecek konuların önemini artırıyor. Bu nedenle iki ülkenin medyasından da Biden’ın yurt dışı gezisindeki son durağında yapılacak görüşmeye büyük bir ilgi var.

CENEVRE GÖRÜŞMELERİNİN TARİHİ

ABD Başkanı Ronald Reagan (solda) ve Sovyet lideri Mihail Gorbaçov'un Kasım 1985'te Cenevre'de yaptığı tarihi görüşme.

 

Putin ile Biden görüşmesi için Cenevre’nin tercih edilmesi, 1985’te Soğuk Savaş döneminde Ronald Reagan ve Mihail Gorbaçov arasındaki ilk zirveyi akla getiriyor. Ancak çarşamba günü gerçekleşecek zirvenin kişisel uyum ve siyasi çözülme açısından aynı şekilde olması düşük bir ihtimal.

Beyaz Saray tarafından Rusya ile "istikrarlı" ve "öngörülebilir" bir ilişki amaçlandığı söyleniyor.

Shevtsova, "Daha uygun bir hedef, birbirlerinin 'kırmızı çizgilerinin' nerede olduğunu test etmek ve diyaloğun uçurumdan geri dönüş yolu olduğunu anlamak olacaktır. Konuşmuyorlarsa, Rusya daha öngörülemez hale gelecek” ifadelerini kullanarak iki ülke arasındaki diyaloğun önemine vurgu yaptı.

PUTİN-BİDEN ZİRVESİNDEN BEKLENENLER

Bu hafta sonu Vladimir Putin, Rus devlet televizyonuna açıklamada, ABD ile birlikte çalışabilecekleri konular olduğunu söyledi. Putin, yeni nükleer silahların kontrol görüşmeleri başta olmak üzere, Suriye ve Libya dahil bölgesel çatışmalar ve iklim değişikliğini ortak konular olarak değerlendirdi.

Putin, "Bu konular üzerinde çalışmak için mekanizmalar oluşturabilirsek, o zaman zirvenin boşuna olmadığını söyleyebiliriz" dedi.

Biden da fidye yazılım saldırılarını durdurmak ve Libya ve Suriye gibi Rusya'nın hakim olduğu küresel çatışma bölgelerine insani yardım sağlamak gibi Rusya ile iş birliği fırsatları olduğunu söyledi.

Öte yandan Biden, demokrasinin dünya çapında risk altında olduğunu ve demokratik ülkelerin onu savunmak için bir araya gelmesi gerektiğini söyleyerek, "Çin ile değil, otokratlarla rekabet içindeyiz" dedi.

Bazı Rus uzmanlar, diplomatik savaşlarda bir ateşkesin mümkün olabileceğini öne sürüyor. ABD, son yıllarda düzinelerce Rus diplomatı sınır dışı etti ve iki yerleşkeyi kapattı. Rusya'daki ABD misyonlarının yerlileri istihdam etmesi ise yasaklanacak. Bu da vizeler dahil birçok hizmette büyük kesintiler oluşması anlamına geliyor.

Moskova, asgari bir hamle olarak büyükelçisinin Washington'a dönmesine izin verebilir.

ABD ise 2018'de tutuklanan ve casusluktan hüküm giyen Paul Whelan da dahil olmak üzere Rusya'daki mahkumlarının durumuyla ilgili gelişmeleri değerlendirecek.

Rusya kısa süre önce mahkum takası yapılması isteğini yineledi. Ancak ABD'nin Rusya’nın sunduğu şartlara uyması pek mümkün değildi ve Putin'in de tek taraflı bir cömertlik yapması olası görünmedi.

Putin, Washington'un karşılık vermeyi kabul etmesi halinde suçluları ABD'ye iade etmeye açık olacağını söyledi. Biden ise bu fikre "açık" olduğunu söyleyerek, “Rusya'ya karşı işlenen suçlar varsa ve bu suçları işleyenler ABD'de tutuluyorsa, onlardan hesap sormaya kararlıyım" dedi.

Dışişleri Bakanı Antony Blinken, pazar günü verdiği röportajda, Biden'ın siber saldırılar konusunda Putin ile yüzleşeceğini söyledi. Blinken, "Fidye yazılımı da dahil olmak üzere siber saldırılara karışan suç kuruluşlarını barındırma konusunda hiçbir sorumlu devletin olamayacağını açıkça belirtecek. Bu, konuşmanın büyük bir parçası olacak" dedi.

DIŞ POLİTİKA SÖYLEMLERİ PUTİN’İ İÇ SİYASETTE KURTARMIYOR

Putin, son zamanlarda Batı’ya yönelik eleştirilerinin altını daha da çizmeye başladı. Bu ay St. Petersburg'da düzenlenen Ekonomik Forum'da, ABD'nin Rusya'nın gelişimini "kontrol altına almak" istediğini bir kez daha iddia etti.

Kortunov, "Açıkça ABD'nin Rusya'nın iyiliğini istemeyen bir düşman olduğuna inanıyor ve bu vizyonun değişeceğini düşünmüyorum" ifadeleriyle Putin’in sözlerini değerlendirdi.

Putin’in mantıklı bir siyasetçi olduğunu belirten Kortunov, "Bu düşmanca ilişkiyle ilgili maliyetleri ve riskleri azaltmak istiyor. Rus kamuoyunun artık ülke içinde yanan sosyal ve ekonomik sorunları ele almanın bir ikamesi olarak dış politika 'zaferleri' için iştahı yok. Putin ne isterse istesin, bu şekilde yurtiçinde bir şey kazanabileceğini düşünmüyorum” dedi.

Birkaç gün önce, Rusya'yı "yemek" isteyen herhangi bir yabancı saldırganın "dişini kırmakla" tehdit etmiş ve dünyanın Rusya’nın geri gelen statüsüne ve gücüne uyanması gerektiğine yönelik vurgu yapmıştı.

GÖSTERMELİK İNSAN HAKLARI SÖYLEMLERİ

Rusya Devlet Başkanı, her ne kadar istemese de zirvede, Rusya'nın muhalif politikacısı Alexei Navalny dahil olmak üzere birçok konuda insan haklarına dair eleştiri alacak.

Navalny'nin siyasi ofisleri ve yolsuzlukla mücadele örgütü, Moskova mahkemeleri tarafından "aşırılıkçı" olduğu gerekçesiyle yasaklandı. Bu karar kolaylıkla zirve sonrasına ertelenebilirdi. Ancak bunun yerine, “Putin muhalefeti ezmeye devam edecek ve bu Amerika'yı ilgilendirmez” mesajı gönderilmek istendi.

Shevtsova, "Biden, Navalny ve insan haklarıyla ilgili söylemlerde bulunacak. Ardından Putin de ABD'nin aynı olduğu yönünde söylemlerle karşılık verecek. Ancak bu toplantının yapılıyor olması, insan hakları ordövründen sonra ana yemeklere geçileceği anlamına geliyor. O da şu: ‘Hadi tansiyonu düşürmek için bir şeyler yapalım’" şeklinde görüşmenin içeriğini değerlendirdi.