Protesto dalgasının son durağı: Kolombiya

Tüm dünyayı etkisi altına alan protesto dalgalarının son durağı Kolombiya oldu. Devletin aldığı kararları desteklemeyen yüz binlerce kişi hükümet karşıtı protesto gösterileri için sokaklara çıktı.

Protesto dalgasının son durağı: Kolombiya

Geçtiğimiz günlerde Kolombiya’nın Sağcı Devlet Başkanı Ivan Duque'ye karşı, muhalif işçi sendikaları, konfederasyonlar ve öğrenci birlikleri Ulusal Grev(Paro nacional) ilan etmiş ve tüm ülke vatandaşlarına sokağa çıkmaları için çağrıda bulunmuşlardı. Söz konusu çağrı üzerine yüz binlerce Kolombiyalı, Başkent Bogota, Cali ve Barranquilla şehirleri başta olmak üzere meydanlara döküldü.

 Hükümet, ülkenin Venezuela, Brezilya, Ekvador ve Peru ile olan sınırlarını iki günlüğüne tüm geçişlere kapattı. Yetkililer, en başta protestoların barışçıl olduğunu bildirdi ancak gösteriler bazı şehirlerde şiddetini artırdı ve güvenlik güçleri ile protestocular arasında çatışmalar yaşandı.

Protestoların en kapsamlı olanı ülkenin başkenti Bogota'daydı. Bazı göstericiler şehrin merkezine toplanmaya çalışırken, bazıları da şehrin kuzeydoğusunda El Dorado Uluslararası Havalimanı'na yönelmeye çalıştı. Yetkililer, en az 42 sivilin, 37 polisin yaralandığını 36 kişinin de gözaltına alındığını duyurdu. Bu durum bazı şehirlerin belediye başkanlarına sokağa çıkma yasağı getirtti.

Yetkililer, Kolombiya’daki Ulusal Grev'in 1977'deki grevden bu güne dek yaşanan en geniş çaplı protestolar olduğunu belirtiyor.

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi büyük güçlerin, dünyanın belirli bölgelerinde uzun süredir devam eden bu protesto dalgalarını desteklediği biliniyor. Dünyayı yok edebilecek nükleer silahları bulunan güçlü ülkeler kendi aralarında savaşmıyor ve kendi hegemonyalarını devam ettirebilmek için vekalet savaşlarına yöneliyor. ABD’nin bu yöntemi dünyanın bir çok tarafında işliyor. Dünyadaki Baş Atlar, ülkelerin iç işlerine müdahale ederek karışıklık çıkartıyor. Hong Kong, Şili, Bolivya, Meksika ve şimdi Kolombiya gibi dünyanın pek çok yerinde ve her geçen gün yenilerinin patlaması suretiyle ayaklanmalar devam edecek gibi görünüyor.

ULUSAL GREV NEDEN BAŞLADI?

Göstericiler, sağcı lider Ivan Duque'nin işçilerin omuzunda ekonomik ve sosyal ağırlık yapacak bir ekonomik reform paketi hazırlığında olduğunu ve bu duruma tepki göstermek için sokaklara çıktığını söylüyor. Bu paketin içeriğinde, hükümetin emeklilik fonunda kesintiye gitmesi, emeklilik yaşının arttırılması, genç çalışanlara ödenen asgari maaşta indirime gidilmesi olduğu belirtiliyor.

Bununla birlikte greve katılanlar arasında çok sayıda üniversite kuruluşları ve öğrencileri olduğu biliniyor. Hükümetin eğitim politikalarına karşı sık sık gösteriler düzenleyen öğrencilerin talebi hükümetin eğitime daha fazla yatırım yapması. Protestoya katılan öğrenciler hükümetin eğitime ayırdığı bütçeyi yeterli bulmuyor ve üniversite içinde yolsuzluk yapıldığı iddiasını savunuyor.

Kolombiya Eğitim Bakanı Maria Victoria Angulo ise iddiaları kabul etmediğini ve eğitime ülke tarihinde daha önce görülmemiş miktarlarda kaynak ayrıldığını söylüyor.

Ayrıca protestocuların bir bölümü devletin, yerli halk ve eski FARC (Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri) gerillalarının öldürüldüğü cinayetleri engellemediğini düşünüyor. Sağcı Devlet Başkanı Ivan Duque’ın geride bıraktığımız yıl hükümete geldiği günden bu yana ülke genelinde işlenen cinayetlerin sayısında ciddi bir artış gözlemleniyor.

Kısa bir süre önce ülkedeki bir gerilla kampına düzenlenen operasyonda,FARC tarafından kullanıldıkları öne sürülen sekiz çocuk öldürülmüştü. Öldürülenler arasında 12 yaşında bir kız çocuğu, 15 ve 16 yaşlarında da iki küçük çocuk bulunuyordu. Hükümet bu bilgiyi halktan saklamış ve operasyonun kusursuz geçtiğini söylemişti. Gizlenen bu olayın ortaya çıkması sonucu hükümete karşı güven oldukça azaldı.

GÖSTERİCİLER NE İSTİYOR?

Protestolara katılan yüz binler taleplerinin karşılanmasını ve hükümetin FARC ile 2016'da imzalanan barış anlaşmasının uygulanmasında daha kararlı bir şekilde yürütülmesini talep ediyor. Uzmanlar, halkın hükümete karşı güvensizlik yaşadığını belirtirken, hükümetin taleplerin karşılanması konusunda adımlar atması gerektiğini ifade ediyor.