Pompeo'dan Ortadoğu karşılaştırması

ABD Dışişleri Bakanı, "Orta Doğu ülkeleri eskiden İsrail ile savaşmak istediklerini söylerken şimdi dost olmak istiyorlar. Bu tarihi bir değişim" dedi

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, ABD’nin 11 Eylül saldırılarından sonra daha çok terörle mücadeleye odaklandığını ve diğer sıkıntıları bir kenara bıraktığını ancak Başkan Donald Trump yönetimi ile birlikte ABD ulusal güvenlik sistemine tekrar odaklanıldığını belirtti. Pompeo gelecek yeni yönetime mücadele etme ve Başkan Trump yönetiminin başarılarına dayanarak yollarına devam etme çağrısında bulunarak zamanın 2016 yılından öncesine göre farklı olduğunu ve "o günlerin geride kaldığını" söyledi.

Mike Pompeo iki gün önce Youtube platformunda ünlü muhafazakar Ben Shapiro ile yaptığı bir röportajda "ABD yönetimi döneminin başında iki büyük karar aldı. Bunlardan ilki İsrail’in kendini savunma hakkına destek vermeye devam etmek, aynı şekilde Kudüs’ü Yahudi milletinin yasal başkenti olarak Golan Tepeleri’ni de İsrail’in toprağı olarak tanımak ve tüm yerleşim yerlerinin gayri meşru olmak zorunda olmadığını söylemek. İkincisi ise İran’ın faaliyetlerini engellemek ve Orta Doğu’da istikrarın sarsılmasına destek olan ana faktör olduğunu vurgulamak" ifadelerini kullandı.

Bu iki kararın Körfez ülkelerinin doğru çözümün İsrail ile müttefik, dost ve ticaret ile güvenlik alanlarında ortak olmak olduğunu kabul etmesini sağladığını ve böylece İbrahim/Abraham Anlaşmaları’nın bu çıkarlara hizmet etme kapsamında geldiğini ifade ederek "Orta Doğu ülkeleri eskiden İsrail ile savaşmak istediklerini söylerken şimdi dost olmak istiyorlar. Bu tarihi bir değişim. Sudan’ın, Fas’ın ve diğer ülkelerin İsrail ile omuz omuza çalışmanın kendileri için refah ve güvenlik sağlacağını fark ettiklerini gördük ki bu, ABD halkının yanı sıra ulusal güvenliğimiz için de önemli bir olay" dedi.

Pompeo 2020 yılındaki Ortadoğu’nun 2015 yılındakine kıyasla oldukça farklı olduğunu sözlerine ekledi. Buradan hareketle İran’daki terörist rejime daha fazla para akıtılmasının kötü bir fikir olduğunu söyleyen Pompeo, onlara para gönderme ve nükleer silahlara yönelik anlaşma yapma günlerinin nükleer güce giden bir yol sağlamaktan başka bir işe yaramadığını belirterek "Sanırım bu günler artık geride kaldı. Bence dünya, rejimi bu kaynaklardan ve paradan mahrum bırakmanın sadece kendi ülkeleri için değil aynı zamanda ABD için de güvenlik ve refah sağladığını fark etti" dedi.

Pompeo "Bu yüzden İran ile ilgili doğru dış politikayı gösterdiğimizi düşünüyorum. Dünyanın politikalarımızı devam ettireceğini ve günün birinde İran’ın milletler topluluğuna yeniden katılacağını umuyorum. Başkan Trump göreve geldiğinde burada olan Obama dönemindeki eski yönetimin ne yaptığını gördünüz. Dış politikayı yürütenlerle daha sonra gelenler aynı kişiler. Temelde ilk olarak ABD’ye odaklanacağımızı ve bunu doğru bir şekilde yapacağımızı söyleyen bir fikre geçiş yaptık. Arkadaşlarımızla ve ortaklarımızla çalışmak bizi mutlu ediyor ancak bunu ABD için doğru bir şekilde yaptığımızda. Bu insanların kim olduğunu biliyorum. Sekiz yıl boyunca ne yaptıklarını biliyorum. Aslında aynı oyuncular. Umarım dünyanın dört yıl önce görevlerini bıraktıkları zamandan çok daha farklı olduğu görüşümde bana katılırlar" dedi.

Çin ile Pekin hükümetinin başka ülkelere sızma girişimlerinin ne kadar tehlikeli olduğuna ilişkin bir soruya karşılık Mike Pompeo Dışişleri Bakanı ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü olarak görev yaptığı süre boyunca bu konuya pek çok kez değindiğini söyledi. Pompeo, Çin Komünist Partisi’nden gelen bu meydan okumanın varoluşsal açıdan ABD’ye, kalkınmasına ve güvenliğine yönelik en büyük tehdit olduğunu vurguladı ve Ulusal Valiler Birliği’ni (NGA) bu konuda uyararak onlara Çin Komünist Partisi’nin kendilerini ve her valiyi izlediğini söylediğini belirtti.

Pompeo "Çin Komünist Partisi şehir meclislerindeki her üyeyi izliyor. Bunu Kongre Üyesi Swalwell ile gördük. Köklü ve güçlü şekillerde sızmak, bağlantılar kurmak ve etki yaratmak için çalışıyorlar. ABD’nin, şu an Çin’in önünde dizlerinin üzerine çökmeyi reddeden ve onlara karşı koyan bir liderleri var. Ancak şimdi ortaya çıkan verilerden de görebileceğiniz gibi yapılması gereken daha çok iş var. Çin, projeleri çok büyük bir proje olduğu için kontrol altında tutulmalı. ABD halkının bununla mücadele etmek için büyük bir kararlılık ve azim göstermesi gerekiyor" dedi.

Rusya’nın siber saldırılar konusundaki girişimlerine ilişkin Pompeo, Rusya’nın ABD’ye karşı siber gücünü kullanma çabalarının kesinlikle değişmez olduğunu ve hem Kongre’de milletvekili olarak görev yaptığında hem de mevcut yönetimdeyken Rusların 2008, 2012 ve 2016'daki ABD seçimlerini manipüle etmeye çalıştığını gördüğünü ancak 2020 yılında onlara karşı iyi bir şekilde karşı koyduklarını söyledi.