Pekin'in küresel tedarik zincirinden çıkartılması gündemde

Çin’de ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünya ülkelerini etkisi altına alan Covid-19 salgını, Washington ve Pekin arasında yeni bir mücadele alanı açtı. Salgınla birlikte birbirini suçlamaya başlayan iki süper güç, karşılıklı olarak adımlar atmaya başladı. İlk adım ABD’den geldi ve Beyaz Saray, Çin’in küresel tedarik zincirinden çıkarılmasını gündemine aldı. Pekin'in küresel tedarik zincirinden çıkarılacak mı? ABD böylelikle neyi amaçlıyor? Üretim tesisleri nerelere taşınacak?

Yeni tip koronavirüsün (Covid-19) yayılma hızı belli bölgelerde düşmeye başlarken ABD genelinde vaka ve ölüm oranlarında herhangi bir gerileme yaşanmıyor. Covid-19’dan en fazla etkilenen ülkelerin başında gelen ABD’de toplam vaka oranı 1 milyon 180 bini geçerken, ölüm oranı ise 68 binlere kadar ulaştı. Vaka ve ölüm oranlarının önüne geçilemezken, ülke genelinde ekonomik faaliyetler sekteye uğramış durumda. Havayolu ve turizm şirketleri birbiri ardına iflaslarını açıklarken, pek çok sektörde de üretim durmuş durumda.

Küresel sistemde çatlak oluşmasına, ekonominin durma noktasına gelmesine, toplumsal yaşantının tamamen durmasına ve binlerce insanın hayatını kaybetmesine neden olan Covid-19 salgını öte yandan ABD ve Çin arasında yeni bir mücadele cephesi açtı. Çin, ABD’yi virüsü Vuhan’a bulaştırmakla suçlarken, ABD ise Çin’i virüs salgınını daha önceden bilmesine rağmen uluslararası kamuoyunu bilgilendirmemesinden ötürü suçluyor. Fakat Çin’i suçlayan tek ülke ABD değil. Pek çok batılı ülke, lider Çin’in bu noktada suçluyor ve bu durumun bir bedelinin olacağını dile getiriyor.

PEKİN'İN KÜRESEL TEDARİK ZİNCİRİNDEN ÇIKARTILMASI PLANLANIYOR

2017 yılından beri ABD ve Çin arasında yaşanan ticaret savaşları koronavirüs salgını ile taçlanmış durumda. Ticaret savaşlarında karşılıklı ithal edilen ürünlere milyarlarca dolar vergi yükü bindiren ülkeler şimdi Covid-19 salgınından ötürü karşı karşıya. ABD’li yetkililere göre, Başkan Donald Trump, Covid-19 salgının yayılmasına neden olduğu gerekçesiyle suçladığı Çin’i yeni gümrük vergileri koyarak, küresel tedarik zincirinden çıkartmayı planlıyor.

ABD’de 3 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimleri öncesi Trump’ın yeni bir zafer elde etmek için Covid-19 salgınını da gerekçe göstererek, Çin ile daha önce başlattığı “ticaret savaşlarını” yeniden canlandırma istediği Washington’da sıkça dile getiriliyor.

Trump’ın, 27 Nisan'da Beyaz Saray'da yaptığı basın toplantısında koronavirüs salgınına ilişkin ABD'nin Çin'den tazminat talep edebileceğini söylemesinin ardından Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, yeni tip koronavirüsün Çin’in Vuhan kentindeki bir laboratuvardan çıkmış olabileceğine dair ellerinde güçlü kanıtlar olduğunu söyledi.

ABD, ÇİN’E OLAN BAĞIMLILIĞINI AZALTMAYA ÇALIŞIYOR

Trump’ın dış ticarette büyük rakip gördüğü Çin’e karşı, seçim öncesi imalat sanayisini tekrar ABD’ye çekme girişimlerine bu süre içinde hız vermesi bekleniyor. Covid-19 salgınıyla birlikte ciddi can kaybı yaşayan, işsizlik oranlarının artması ve üretimin durmasıyla zor günler geçiren ABD yönetiminin, Çin’in küresel tedarik zincirinden çıkartılmasını sağlayacak önlemleri almak için önemli planlar yaptığı belirtiliyor.

Dışişleri Bakanlığı’nda ekonomi ve enerji işleri alanında bir dönem müsteşar olarak çalışan Keith Krach, “Çin’e küresel tedarik zincirinde daha az bağımlı olmak birkaç yıldır çalışmalarımız sürüyordu. Bu son gelişmeler bu konudaki girişimleri çok daha fazla artırdı.” diyerek Pekin’e yönelik ekonomi alanında daha katı politikalar izleneceği mesajını verdi.

Bu konunun ABD’nin güvenliği için büyük önem arz ettiğini kaydeden Keith Krach, yönetimin en kısa zamanda Çin’e karşı yaptırımlar uygulamasının kaçınılmaz olduğu görüşünü dile getirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı’nın, Çin’i tedarik zincirinden çıkartmak için kapsamlı bir çalışma sürdürdüğü haberleri Amerikan basınında da son günlerde sıkça yer almaya başladı.

ÇİN’E ALTERNATİF ÜRETİM ÜSLERİ

Son 20 yıldır üretim tesislerinin Asya’ya özellikle Çin’e kayması sonucunda Çin, devasa boyutlarda ekonomik kazanç elde etti. Elde ettiği ekonomik kazancı küresel siyasette ve askeri modernizasyonda etkin bir şekilde kullanan Pekin yönetimi, ekonomik olarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna yükseldi. Fakat bu durumda batılı ülkelerin dikkatinden kaçmadı. Özellikle de ABD’nin. Çin’in ekonomik olarak yükselişi ve elde ettiği ekonomik kazanımların etkin bir şekilde kullanmasının önüne geçmek isteyen Batılı ülkeler üretim merkezlerinin Çin’den farklı bir bölgeye kaydırmayı gündeme aldılar.

Çin’in üretim üssü pozisyonunu değiştirmeyi planlayan ABD, uzun süredir Çin’den ithal edilen ürünlere vergiler uygulayarak, üreticilerin geri dönmesini hedefliyor. Çin’de üretim gerçekleştiren Amerikalı üreticilerin ABD’ye dönmesiyle birlikte hem istihdamın artacağı hem de cari açığın azalacağı düşünülüyor. Dolayısıyla Trump Amerikalı üreticileri evine çağırıyor.

Amerikalı üreticilerin Çin’inden ayrılarak ABD’ye dönmesinin önündeki en büyük engellerin başında pahalı olan işçi gücü geliyor. Bu da dönüş sürecini zorlaştırıyor. Amerikalı üreticiler Çin ve ABD dışında farklı bölgelerde de üretim gerçekleştirebilirler. Ucuz iş gücünden ötürü Çin’de üretim gerçekleştiren firmalar, diğer Asya ülkelerinde veya Afrika’da da üretim gerçekleştirilebilirler. Nitekim Covid-19 salgınıyla birlikte Çin’deki üretim tesisleri duran dünyaca ünlü giyim devleri, operasyonlarını Vietnam gibi ülkelere kaydırma kararı almıştı.

Diğer taraftan üretim tesislerinin büyük çoğunluğunun sadece Çin2de toplanmış olması da küresel tedarik zincirini tehdit ediyor. Zira Covid-19 salgının da dünya bunu acı bir şekilde gördü. Dolayısıyla küresel tedarik zinciri içerisinde üretici ülkelerin çeşitlendirilmesi de ABD’nin çıkarlarına hizmet edecektir.