Oxford-AstraZeneca aşı krizinde yaşanan son gelişmeler

Covid-19 pandemisiyle mücadele kapsamında geliştirilen Oxford-AstraZeneca aşısınının kan pıhtılaşmasına yol açtığı gerekçesiyle askıya alınmasının ardından, aşıya ilişkin tartışmalar sürüyor. Avrupa ülkeleri AstraZeneca aşısının kullanımı neden durduruyor? AstraZeneca aşısının faydaları ve zararları neler?

Covid-19 pandemisiyle mücadele kapsamında geliştirilen ilk aşılardan biri olan Oxford-AstraZeneca aşısının kullanımı, Avrupa ülkeleri tarafından tek tek askıya alıyor. Şimdiye dek aralarında Norveç, İzlanda, Danimarka, Hollanda ve Almanya gibi ülkelerin  de bulunduğu en az 17 Avrupa ülkesi aşının uygulanmasını geçici bir süreyle durdurdu.

Aşının durdurulmasının en önemli nedeni, kanda pıhtılaşmaya yol açıp, derin damar tıkanıklığı olarak da bilinen ven trombozunu ve akciğer embolisini tetikliyor olabileceğine dair endişelerin olması. Ancak bilim insanları aşının bu vakaları artırdığına dair bir kanıt bulunmadığını söylüyor.

Dünya Sağlık Örgütü de (WHO) aşılamayı durdurmayı gerektiren bir veri bulunmadığını ve aşılamaya devam edilmesinin hayati önem taşıdığını belirtirken, Avrupa İlaç Ajansı da (EMA) aşının kullanımını savunuyor.

AVRUPA İLAÇ AJANSI ASTRAZENECA’YI SAVUNUYOR

Avrupa İlaç Ajansı konuyla ilgili yaptığı son açıklamasında, ”Covid-19 ve bununla bağlantılı hastaneye yatma ve ölüm riskini önlemede AstraZeneca aşısının faydalarının yan etkilerinin yarattığı risklerden fazla olduğuna hâlâ kesinlikle inanıyoruz" ifadelerini kullandı.

Hollanda merkezli Avrupa İlaç Ajansı Direktörü Emer Cooke, aşının iddia edilen duruma neden olduğuna dair bir bulgu bulunmadığını söyledi ve ‘’Klinik deneylerde bunlar ortaya çıkmadı ve bilinen veya beklenen yan etkiler olarak da sıralanmadılar" sözleriyle aşıyı savundu. Cooke, klinik deneylerin "çok az sayıda kan pıhtılaşması oluşumunu" gösterdiğini de sözlerine ekledi.

Yine EMA yetkililerinin verdiği bilgilere göre, 10 Mart itibarıyla AB içinde aşılanan yaklaşık 5 milyon kişinin 30'unda tromboz görüldüğü tespit edildi. Ancak tromboz görülen kişilerin sayısının, toplumda normalde tespit edilen tromboz vakalarından daha fazla olmağını belirtildi.

ASTRAZENECA İDDİALARA NE DİYOR?

Aşının Avrupa ülkeleri tarafından art arda askıya alınmasının ardından AstraZeneca, aşısının güvenli olduğunu ısrar etti ve bazı veriler paylaştı. 

Şirket AB ülkeleri ve İngiltere'de toplam 17 milyon kişiye AstraZeneca aşısı vurulduğunu ve aşılananlar arasında 15 derin damar tıkanıklığı ile 22 akciğer embolisi vakasının görüldüğünü söylüyor. AstraZeneca bu sayıların, "aşı olmamış bu büyüklükte bir nüfusta normal koşullarda ortaya çıkması beklenen vakalardan çok daha düşük olduğunu", ayrıca "diğer Covid-19 aşılarının uygulandığı insanlarda görülen vakalarla aynı düzeyde olduğunu" belirtiyor.

AstraZeneca'nın üst düzey yetkililerinden gelen açıklamalar, ilaçlar için yürütülen standart uygulamaların çok üzerinde bir titizlik gösterildiği şeklinde. Yetkililer aşının bazı partilerinde kalite sorunu olup olmayacağı endişesiyle ilgili olarak ise, Avrupa ve dünyanın geri kalanına dağıtımı yapılan çeşitli parti aşılardan hiçbiri ile ilgili olarak "kontrol edilip doğrulanmış" bir kalite sorunu olmadığını söylüyor.

OLAY İNGİLTERE’DE NASIL KARŞILANDI?

İngiliz basını Oxford-AstraZeneca aşısının farklı nedenlerden dolayı askıya alındığını savunuyor. The Gurdian’ın sağlık editörü Sarah Boseley'in kaleme aldığı bir metinde, askıya alma kararında rol oynayan faktör lerden birinin tedarik sorunundan kaynaklı olabileceğini söylüyor. Ayrıca yazısında İngiltere'de çok fazla aşı olduğunu Avrupa'da ise aşı miktarının yetersiz olduğunu kaydeden Boseley, ‘’AstraZeneca yine taahhüt ettiği aşı tedarikinde kesintiye gitti. Yılın ilk çeyreğinde söz verdiğinin üçte birine 30 milyon doza indi. Zaten Avrupa'da çok büyük miktarlarda aşı yoksa, aşılamayı askıya almak daha kolay’’ ifadelerine yer verdi.

Birleşik Krallık merkezli yayın kuruluşu Daily Telegraph'ın konuyla ilgili haberinde de, daha fazla sayıda ülkenin aşının kullanımını durdurmasının, İngiliz biliminsanlarını şaşkına döndürdüğünü yazıyor. Kraliyet ailesinin ise henüz konuyla ilgili bir açıklamada bulunmadığı biliniyor.  Ancak uluslarası medya kuruluşları İngiltere Başbakanı Boris Johnson'ın Oxford aşısını savunan açıklamalar yaptığını belirtiyor.