Ortak Avrupa Ordusu tartışmaları

Avrupa’da ilk olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından gündeme getirilen ortak ‘Avrupa Ordusu’ talebi, büyük tartışmaları beraberinde getirmişti. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ağır tepki gösterdiği öneriye en büyük destek ise Almanya şansölyesi Angela Merkel’den gelmişti. Peki Avrupa Ordusu gerçekten kurulur mu? Kurulursa NATO ne olacak?

Ortak Avrupa Ordusu tartışmaları

Avrupa’da ilk olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından gündeme getirilen ortak ‘Avrupa Ordusu’ talebi, büyük tartışmaları beraberinde getirmişti. Özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın ağır tepki gösterdiği öneriye en büyük destek ise Almanya şansölyesi Angela Merkel’den gelmişti. Peki Avrupa Ordusu gerçekten kurulur mu? Kurulursa NATO ne olacak?

Donald Trump’ın sık sık ABD’nin NATO’yu terk etmesiyle AB’yi tehdit ettiğine şahitlik etmekteyiz. Trump ayrıca AB ülkelerinin NATO’ya gerekli bütçeyi ayırmadığını iddia ediyor. NATO anlaşması gereği üye ülkelerin ekonomik büyüklüklerinin yüzde 2’si büyüklüğündeki bütçeyi NATO’ya ayırması gerekiyor. Ancak bu koşulu yerine getiren Avrupalı ülke sayısı sadece dört. Bu ülkelerden biri ise AB’den çıkması gündemde olan İngiltere.



İngiltere’nin birliği terk etmesiyle, AB aynı zamanda en büyük ikinci ordusunu da kaybetmiş olacak. Yani NATO’yu bir kenara bırakıp Avrupa Ordusu kurmak, AB için pek de mantıklı bir seçenek değilmiş gibi görünüyor. Bunu görmesine karşın AB’yi NATO’yu bırakıp Avrupa Ordusu kurmaya yönlendiren iki sebepten bahsedebiliriz. Birincisi, Soğuk Savaş’ın sona ermesiyle Komünist tehdit ortadan kalktı ve NATO artık AB nazarında gereksiz bir yapı haline geldi. İkincisi ise Avrupa ülkelerinde askeri harcamaların artık gereksiz görülmesidir. Ekonomik istikrar için kullanılabilecek bir parayı askeriyeye harcamak bu ülkelere mantıklı gelmiyor.

Askeri bütçeyi kısacaklarsa, neden yeni bir ordu kuruyorlar?

Bu soruya verilecek ilk cevap hiç kuşkusuz Avrupalı ülkelerin ABD’nin kendilerine patronluk taslamasından sıkılmış durumda olmalarıdır. ABD’den bağımsız bir Avrupa Ordusu’nun aynı zamanda ABD’nin rakipleri tarafından da desteklenmesini umuyorlar ancak halihazırdaki Amerikan yardımını bir kenara bırakıp, Çin ve Hindistan’dan yardım beklemek içeride büyük tartışmalar yaratıyor.

İkinci neden olarak ise Avrupa Ordusu’yla NATO’yu tamamlama isteği gösterilmektedir. Yani buna göre Avrupa Ordusu, NATO’ya alternatif olarak görülmüyor. Bu isteğin temelinde yatan durum, AB ülkelerinin askeri yapılarına baktığımız zaman lojistik anlamda çok büyük uyumsuzluklar görmemizdir. Kullanılan tanklar, teçhizatlar ve hatta telsizlerin dahi ordudan orduya farklılık göstermesi, bu ülkelerin birlikte operasyon yürütme ihtimalini imkansız kılıyor. Bu uyumsuzlukları sadece Avrupa Ordusu için değil NATO için düşündüğümüzde de büyük bir problem teşkil ediyor. AB gibi bürokratik ve detaycı bir yapının böylesi uyuşmazlıkları gidermeye çalışması da gayet anlaşılır. Zaten bu zamana kadar Avrupa Ordusu’nun ayak sesleri olarak adlandırılan projelere baktığımız zaman bunların NATO’ya bir alternatif ürettiği ve askeri harcamaları arttırdığını görmüyoruz. Aksine harcamaların daha verimli kullanılması için yapılan projelerdir.

AB’nin savunma anlayışı da askeri harcamalar için bir havuz oluşturup bunları belli görevler için kullanmaktan ibarettir. Yani ülkeler üstü bir savunma kurumundan bahsetmemiz mümkün değil. Çünkü Avrupa ülkelerinin en büyük sorunu askeri harcamaların düşük olması değil, bu harcamaların göstermelik hale gelmesi ve Avrupalı orduların operasyonel kabiliyetlerini yitirmeye başlamasıdır.



Örneğin Almanya’nın 2017 bütçesine baktığımızda askeri harcamaların 45 milyar doları bulduğunu görüyoruz fakat buna rağmen McKinsey&Company’nin hazırladığı rapor Alman ordusunun bünyesindeki savaş uçaklarının yüzde 60’ının, helikopterlerin ise yüzde 80’inin ya bakımsızlıktan ya da güncellenmedikleri için kullanılamaz halde olduğunu söylemektedir. Yine meclisin yaptığı araştırmada Alman ordusundaki denizaltıların ve taşıma uçaklarının büyük bir kısmının NATO standartlarında olmadığını görüyoruz. Hatta raporda kullanılan yelekler ve kışlık giysilerin bile NATO operasyonlarında kullanılacak seviyede olmadığı belirtildi.

Avrupa Ordusu’nun gündeme gelmesinin nedenlerin bir diğeri de, Brexit ve artan milliyetçilik hareketleri gibi AB ruhunu sarsan gelişmelere karşı entegrasyonu bir üst basamağa taşıyarak birlik ruhunu yeniden canlandırma hedefidir.

Sembolik de olsa bir Avrupa Ordusu, AB’nin çözülmesinden endişe duyanlar için iyi bir çözümdür. Ancak yine de üye ülkelerin egemenlik haklarını aşındıracağı için pek de sevilen bir öneri değil. Zaten İngiltere gibi önemli bir askeri kuvveti kaybettikten sonra Avrupa için merkezi bir ordudan söz edemeyiz. Bunun yerine Avrupalı devletlerin askeri kapasitelerini ve daha önemlisi verimliliklerini arttırmaya çalıştığını söyleyebiliriz.