Abur cubura düzenleme geliyor: Obezite Covid-19 tedavisini nasıl etkiliyor?

Sağlık uzmanları, obezitenin Covid-19 tedavisini zorlaştırdığını öne sürdü ve obezite krizine karşı hükümetleri önlem almaya davet etti. Çeşitli Avrupa ülkelerinde abur cubur yiyeceklere, sigara ve tütün ürünlerine getirilen türden katı düzenlemeler getirilmesi öngörülüyor.

Birleşik Krallık’ta yayım yapan Observer gazetesinde yer alan habere göre, sağlık uzmanları; marketlerin abur cubur gıdaların promosyonlarına sınırlama getirilmesini, okul yakınlarında satışlarının yasaklanmasını, televizyonlarda akşam saat 21.00'den önce pizza, burger ve benzeri yiyeceklerin reklamının yasaklanmasını öneriyor.

Koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığından kaynaklı ölümlerde aşırı kilonun önemli bir etken olduğunun ortaya çıkmasının ardından Başbakan Boris Johnson "obeziteye karşı savaş" planını açıklamaya hazırlanıyor.

OBEZİTE’NİN COVİD-19’A ETKİSİ

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere başta olmak üzere bazı Avrupa ülkelerinde fast food, hazır gıdalar ve abur cubur gibi ürünler çok sık tüketiliyor. Bu durum söz konusu ülkelerdeki yetişkinlerin aşırı kilolu ve obez kategorisinde değerlendirilmesi anlamına geliyor.

Sağlık uzmanlarının uyarıları üzerine bazı hükümetlerin koronavirüs salgınında olası bir ikinci dalgadan önce, obezite ile mücadele önlemlerini bu ay sonuna doğru açıklaması bekleniyor.

ÖNERİLER NELER?

Kings Fund adlı BİR sağlık kuruluşunun yöneticisi Richard Murray, "Tütüne karşı yapılanları düşünmeli" diyerek, abur cubur yiyeceklere karşı da satış sınırlaması, ekstra vergi, tek tip paketleme gibi önlemlerle mücadele etmek gerektiğini vurguluyor.

Obeziteyle mücadele amacıyla kurulan 40 yardım kuruluşunun şemsiye örgütü Obesity Health Alliance'dan Caroline Cerny ise TV ve internette şekerli ve yüksek kalorili yiyecek reklamlarının bombardımanı karşısında direnmenin güçleştiğini belirterek, çocukların sağlıksız yiyeceklerden korunması amacıyla bu tür reklamlara saat 21.00 öncesi yasak konmasını öneriyor.

Diğer öneriler arasında okul yakınlarında abur cubur satışlarının yasaklanması, bisiklet yollarının artırılması, marketlerde ödeme noktalarında şeker satışının yasaklanması, restoranlarda menülere yiyeceklerin kalori bilgilerinin eklenmesi,  şekerli gazozlara uygulanan ekstra verginin şekerli süt ürünlerine de uygulanması gibi önlemler var.

Tüm bunların yanı sıra Oxford Üniversitesi'nde diyet ve halk sağlığı uzmanı Profesör Susan Jebb, obezitenin de artık sigara tiryakiliğine benzer bir sorun olarak ele alınması ve doktorların sigara bıraktırma hizmetlerine benzer bir yaklaşımla obezite konusunda insanlara destek vermesi gerektiğini söylüyor.

OBEZİTE’YE KARŞI AMSTERDAM ÖRNEĞİ

Hollanda'nın Amsterdam kentinde çocukların beşte birinin aşırı kilolu olduğu saptaması yapıldıktan sonra 2012'de obezite ile mücadele projesi başlatılmış ve fazla kilolu ve obez çocuk sayısında yüzde 12 düşüş kaydedilmişti.

Amsterdam'da şu önlemler alınmıştı:

Okullarda meyve suyu satışı yasaklandı, sadece su ve süt satıldı.

 Hazır gıda satan şirketlerden sponsorluk alınmadı.

Ebeveynlerden yürüyebilecek yaştaki çocuklarını çocuk arabasında taşımayıp yürümeye veya pedalsız bisiklet kullanımına teşvik etmesi istendi.

Her çocuğun doğumdan sonraki ilk 1000 gününün yakından takibi için 100 kişilik bir ekip kuruldu.

Düşük gelirli ailelerin spor merkezlerine kaydı için maddi destek verildi.

 Sağlıklı beslenmeyi teşvik için yemek yapma kursları açıldı.

Hazır gıda satışı yapan dükkanlardan, yanlarında bir yetişkin olmadan çocuklara satış yapmaması istendi.