Nükleer savaş kapıda mı?

Donald Trump yönetimi döneminde ABD-Rusya ilişkilerinin Biden yönetimi döneminde seyrinin nasıl olacağı araştırılmaya başlandı. Trum yönetimi Nükleer Silahsızlanma Anlaşması'ndan (NTH) çekilmiş, ve uluslararası kamuoyu gerilmişti. NTH taraflarından olan eski SSCB başkanı Gorbaçov atılabilecek adımlara ilişkin açıklamalarda bulundu. Tüm gözler Putin ve mevkidaşı Biden’ın atacağı adımlara odaklanırken, Princeton Üniversitesi olası bir nükleer savaşın sonuçlarını gözler önüne serdi.

Amerika Birleşik Devletleri’nin önce başkanı Donald Trump döneminde Rusya ve ABD ilişkileri gerilmişti. ABD’de yönetimi Joe Biden’ın alması ile birlikte iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrinin nasıl olacağı sorgulanmaya başladı. Nükleer güç olan iki ülkenin zaman zaman gerginlik yaşaması uluslararası kamuoyunu rahatsız ediyor. Zira iki ülke de nükleer güç açısından dünya sıralamasının üstünde yer alıyor.

Geçtiğimiz yıllarda Trump yönetiminin Nükleer Silahların Önlenmesi Anlaşması’ndan çekilmesi uluslararası kamuoyunu rahatsız etmişti. Üçüncü taraflar olası bir nükleer savaşın sonuçlarına dair açıklamalarda bulunurken, Nükleer Silahların Önlenmesi Anlaşması’nı imzalayan ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) son lideri olan Mihail Gorbaçov da açıklamalarda bulundu.

PUTİN’İN BİDEN İLE BİR ARAYA GELMESİ ÖNEMLİ

Rus haber ajansı Interfax’a açıklamalarda bulunan Gorbaçov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD’nin yeni Başkanı Joe Biden’ın bir araya gelmesinin önemli olduğunu dile getirdi. İki liderin görüşmesinin silahsızlanma ve uluslararası güvenliği ele almak için şart olduğunu belirten Gorbaçov, "Başkanların kesinlikle görüşmesi gerektiğine inanıyorum. Ronald Regan'la olan ilişkilerimden edindiğim tecrübe, aramızdaki görüşmelerin öncesinde kendisinin son derece muhafazakâr olduğunu ancak meseleyi anladıktan sonra müzakere sürecinde epey etkin bir katılımcı haline geldiğini gösteriyor" dedi.

HERHANGİ BİR NÜKLEER SAVAŞIN SONUÇLARI NE OLUR?

ABD ve Rusya arasında patlak verecek olası bir nükleer savaş dünyanın sonunu getirebilir. Zira iki ülke ortalama 6 bin 500 ile dünyada en fazla nükleer başlıklı füzeye sahip ülkelerin başında geliyor. Dolayısıyla olası bir savaşta savaş iki ülkenin sınırlarını da aşacaktır.

Princeton Üniversitesi yapılan bir araştırmada olası bir nükleer savaşta en az 34 milyon insanın öleceği belirtti. Üniversitenin akademik çalışması böyle bir savaşın çıkması durumunda ilk birkaç saat içerisinde yapılacak saldırıların sonuçlarını öngörüyor. Bilim ve Küresel Güvenlik (SGS) programı kapsamında büyük bir veri tabanı kullanarak hazırlanan videoda Rusya ve ABD’nin karşılıklı olarak vurabileceği hedefler gözler önüne serildi. Söz konusu çalışmada NATO’nun Avrupa’daki askeri üstleri, Rusya’ya ait nükleer savaş başlıkları, ABD’nin hava kuvvetleri gücü ve iki ülkenin hava savunma sistemleri gibi unsurlar kullanılarak bir algoritma oluşturuldu.

Buna göre ABD ile Rusya arasında çıkacak geleneksel bir savaşın kızışması halinde, iki ülke nükleer silahlarını kullanmaya kalkarsa ilk birkaç saat içerisinde 34 milyon kişinin öleceği, meydana gelecek patlama, yangın ve yıkıcı kuvvetlerin etkisiyle en az 60 milyona yakın kişinin de yaralanacağı belirtiliyor. Bu rakamlara savaş sonrası hastalanan ya da uzun vadede hayatını kaybetmesi düşünülen kişiler dahil değil.

Araştırmacıların çalışmasına göre nükleer saldırıyı ilk ABD-NATO tarafının başlatması durumunda Rusya'nın Polonya'ya sınırı olan Baltık Denizi kıyısındaki Kaliningrad şehrinden bir nükleer uyarı ateşi başlatacağı ve ABD'nin de buna başka bir füzeyle karşılık vereceği kaydediliyor. Savaşın devamında her iki tarafın da yüzlerce nükleer füze kullanacağı, Rusya'nın 300 nükleer başlığına karşı, ABD'nin hava kuvvetleri vasıtasıyla buna 180 füzeyle yanıt vereceği düşünülüyor.