Almanya nükleer santrallerin fişini çekiyor!

Temiz ve yenilenebilir enerji, küresel ısınmanın etkilerinin her geçen gün artması ile birlikte ön plana çıkıyor. Ülkeler, doğal kaynaklardan enerji edinimine hız verirken nükleer santraller bir bir kapatılıyor. Japonya'nın geçtiğimiz hafta Fukushima nükleer santralindeki kirli suyu denize salmak için hazırladığı plan Güney Çin Deniz'indeki komşuları Çin ve Güney Kore'yi harekete geçirirken kritik bir adım da Almanya'dan geldi.

Yaklaşık 10 yıl kadar önce dünya genelinde temiz enerjiye yönelik çalışmalar tam anlamıyla başlamıştı. Geçmişte dünyanın tamamında kullanılması öngörülen nükleer santraller artık ülkelerin en az yatırım yaptıkları tesisler olarak kayıtlara geçmeye başladı.

Bugün dünyada toplam elektrik üretiminin yalnızca yüzde 15’i nükleer santraller tarafından karşılanıyor. Hem aktivistlerin hem de politik argümanların en başında gelen temiz enerji, gelecek nesillerin dünya üzerindeki haklarını ön plana çıkarmaya devam ediyor.

Alternatif, güvenilir ve temiz enerji kaynaklarının güvenirliğine ilişkin faaliyetler her geçen gün artarken yatırım, finansman, kredi, garanti ve işletme maliyetlerindeki artış ile birlikte arızalar, çevreye sızan radyasyon gibi nedenlerle nükleer tesisler artık tepki ile karşılanıyor.

Çernobil’de yaşanan felaketin ardından nükleer tesislerden ilk vazgeçen ülke Rusya oldu. Hemen ardından Çin, yapılması planlanan santralleri askıya aldığını duyurdu. Endonezya, Tayland ve Vietnam nükleer planlarını hızla terk ederken Küba, İrlanda, Portekiz, Yunanistan, Danimarka, İzlanda, İskoçya, Norveç ve Yeni Zelanda bir bir nükleer tesislerini kapattı.

Avrupa Birliği ülkeleri, Japonya, ABD nükleer enerji üretimlerinde daralmaya giden ülkeler arasında yer aldı.

Son karar ise Almanya’dan geldi. Politikaları ile seçim sürecinden bu yana dikkat çeken ve Şansölye koltuğuna oturan Olaf Scholz yönetimindeki Almanya, altı nükleer santralden üçünün fişini çekme kararı aldı.

Karara ilişkin açıklama yapan Enerji Endüstrisi Derneği BDEW Başkanı Kerstin Andreae, "Almanya'daki enerji endüstrisi için nükleerden çıkış nihaidir" vurgusu yaparken hükümet, üç buçuk yıldır E.ON ve RWE tarafından işletilen Brokdorf, Grohnde ve Gundremmingen C reaktörlerini kapatma kararı aldı.

Son üç nükleer santral olan Isar 2, Emsland ve Neckarwestheim II’nin de 2022 sonunda kapatılacağı duyuruldu. BDEW rakamlarına göre, aktif biçimde faaliyet gösteren altı nükleer santral Almanya’da elektrik üretiminin yalnızca yüzde 12’sini karşıladı. Ülkede elektrik üretiminde yüzde 41 oranında yenilenebilir enerji, yüzde 28 oranında kömür ve yüzde 15 civarında doğalgaz kullanılıyor.

Toplumun bir kesimi tarafından Avrupa’da artan enerji maliyetleri ve elektrik fiyatları nedeniyle hükümetin kararı geri dönüşü olmayan bir adım olarak nitelendirilirken hükümet rüzgar ve güneş enerjisi altyapılarının genişletilerek 2030 yılına kadar elektrik talebinin yüzde 80’ini karşılamayı hedefliyor.

Küresel ısınmaya ilişkin adımlarını hızlandırmayı planlayan yeni hükümet, koalisyon görüşmeleri sırasında nükleer enerjinin aşamalı olarak kaldırılmasında ortak görüş beyan etmişti. Scholz’un görevi Angela Merkel’den devralmasının ardından hızla eyleme geçen yetkililer, çevre aktivistlerinden de büyük destek aldı.

Almanya’da nükleer faaliyetlerin durdurulmasının ardından tesislerin kaldırılması için çalışmalara başlanacak. E.ON tarafından yapılan açıklamada, kaldırma işleminin tesis başına 1,1 milyar euroya (1,25 milyar $) mal olması bekleniyor. E.ON, tesisin sökülmesi, radyoaktif atıkların paketlenmesi ve temizlenmesi de dahil olmak üzere nükleer operasyon sonrası aşama için 9,4 milyar euroluk fon sağlanacağını belirtti. Tesislerin 2040 yılında tamamen kaldırılması bekleniyor.