Nükleer santraller ne işe yarar?

Ülkemizde de yapımına başlanan nükleer santraller çok ciddi tehlikelere yol açabiliyor. Bunun yanında enerji sektöründe oldukça tasarruf yaptıran bu nükleer santraller, enerji ithaline bağımlılığı da azaltıyor.

Nükleer santraller ne işe yarar?

Nükleer santral, nükleer reaktörün yakıt olarak radyoaktif maddeleri kullanarak elektrik enerjisi üretmesidir. Fosil yakıt kullanan santraller kömür, petrol gibi yakıtlar kullanırken; nükleer santraller uranyumu parçalayarak enerji üretir.

Yakıt kullanımının farklılaşması, güvenlik önlemlerinin de daha fazla ciddiye alınması anlamını taşımaktadır.

Santral nasıl çalışır?

Uranyum, bu santralin ana maddesidir. Uranyumun parçalanmasından sonra ortaya yüksek miktarlarda enerji çıkmaktadır. Uranyum bu şekilde fisyon tepkimesine yani atomun  iki veya daha fazla çekirdeğe bölünmesi işlemine girer.  Bu tepkimeyle oluşan yüksek enerji, su buharını üst düzey sıcaklılara kadar ısıtır. Buhar, elektrik jeneratörü türbinlerine iletilir. İletilen buhar da türbin şaftını çevirip elektrik üretimini sağlar.

Faydaları

Nükleer santralin sera etkisi oluşturmaması en önemli faydalarından biridir. Bu sistemle birlikte eskiden kullanılmış olan yakıtlar da tekrar dönüştürülerek kullanılabilmektedir. Nükleer santralin varlığı enerji ithaline bağımlılığı da azaltır.

Nükleer enerji, günümüzün ve geleceğin en önemli enerji kaynaklarından biri olarak kabul görmektedir. Petrol ve doğalgaz gibi enerjilerin yenilenemez oluşu birçok ülkeyi nükleer araştırma ve faydalanmaya yöneltmiştir.

Bugün bakıldığında dünya üzerinde 400’den fazla nükleer enerji santrali bulunmaktadır ve bu santraller dünyanın toplam elektrik ihtiyacının yüzde 15’inin karşılamaktadır.

Tehlikeleri neler?

Nükleer santralin elde edilip geliştirilmesi büyük çapta radyoaktif kirliliğe neden olmaktadır. Düzgün yapılmayan denetimler geçmişte ülkemizi de etkileten Çernobil gibi etkisi uzun sürecek facialara neden olmaktadır. Bu santrallerde açığa çıkan radyoaktif atıklar, doğaya karışması halinde insan vücuduna çok büyük etkiler vermektedir. Bu atıkların güvenle saklanabileceği bir çare henüz geliştirilmemiş olduğundan, ne kadar önlem alınırsa alınsın insan ve çevre sağlığı için çok büyük tehlikeler barındırmaktadır.

Nükleer kazalar

Nükleer enerjinin her ne kadar güvenli olduğu dile getirilse de bugüne kadar yaşananlar bu tezi çok desteklemiyor. Burada oluşabilecek kazalar, dünyada binlerce yıla geçmeyecek kalıcı izler bırakmakta ve canlıların DNA’sını da değiştirmekte.

 Yaşanmış en büyük nükleer kazalar ise şunlar:

 -Tokaımura, Japonya 4. Seviye

Bir grup vasıfsız işçinin tanklara daha zengin uranyum koymak istemesiyle bu felaket yaşanmıştır. 21’i sivil toplam 79 kişi bu kaza sonucu yüksek radyasyona maruz kalarak yaşamını yitirdi.

4.derece olan bu felaket, tüm bölgeyi radyasyona sürükledi.

 -Buenos Aires, Arjantin 4. Seviye

 Bir operatör hatası sonucu meydana gelen patlamada 18 kişi hayatını kaybetti. Dördüncü derece olan bu patlama yüzünden 1983 yılından beri bölgede ürün yetişmiyor.

 -Saint Lauren, Fransa 4. Seviye

1969 yılında gaz soğutmalı reaktörlerin birinde uranyumun erimesiyle başlayan bu felaket, Fransa’nın en ciddi sivil nükleer felaketi olarak da biliniyor.

 -IDAHO, ABD 4. Seviye

Bu kaza, 1961 yılında Amerikan ordusunun deneysel nükleer güç reaktörünün çekirdeğindeki nötron emicinin arıza yapması sebebiyle oluşmuştur. Felaket sonucunda 3 operatör hayatını kaybetmiş ve bölge uzun yıllar radyasyon etkisinde kalmıştır.

-Goinia Kazası, Brezilya 5. Seviye

1987’de gerçekleşen bu kazada 4 kişi can verdi ve 112 bin kişi radyasyondan etkilendi.

-Three Mile Kazası, ABD

Three Mile adasında meydana gelen bu kazada iki nükleer reaktörde erime meydana geldi ve büyük bir nükleer sızıntı oldu.

-Windscale Yangını, İngiltere 5. Seviye

Birleşik Krallık’ta meydana gelen bu ilk nükleer kaza, yangın şeklinde ortaya çıkmıştır. Felaketin ardından 500 kilometre yakındaki tüm sütler bozulmuş ve 240 kişi de kanser olmuştur.

-Kyshtym, Rusya

1957 yılında gerçekleşen bu kazada 70-80 ton yüksek radyoaktif içerikli madde açığa çıkmış ve binlerce kilometrelik alan yüksek dozda kirlenmiştir. Bu kaza dünyadaki en büyük üçüncü nükleer felakettir.

-Fukuşima, Japonya 7. Seviye

2011 yılındaki Tohoku depremi ve tsunamisinin ardından, 11 Mart’ta başlayan ve hala sürmekte olan bir olaylar dizisidir. Atmosfere radyoaktif madde salınmasına neden olan bu olaylarda felaketi önleme çabaları sürerken, ölü sayısı da her geçen gün artıyor. Tokyo’daki şehir suyunda da radyasyona rastlandı ve bu radyasyon İzlanda’ya kadar da ulaştı.

-Çernobil, Ukrayna

Bir deney sırasında meydana gelen bu kaza 20. yüzyılın ilk büyük nükleer kazasıdır. 1986 yılında meydana gelen kazada atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındı ve kazada 9 bin kişi hayatını kaybetti. Birçok kişinin de genetiği bu kaza sonrasında etkilendi.

Dünyada nükleer enerji üreten ülkeler

Dünyada şu anda 31 ülkede aktif 437 nükleer reaktör bulunurken, 14 ülkede de 68 nükleer reaktör inşaatı devam ediyor. 2030 yılına kadar 164 nükleer reaktörün yapılması planlanırken, ülkelerin nükleer programlarındaki reaktör sayısı da 317’yi buluyor.

Amerika 104 reaktörle, dünyanın en çok nükleer reaktörüne sahip ülke konumundadır. Elektrik üretiminde nükleer enerjinin payı bakımından yüzde 78’lik en yüksek oran ise Fransa’ya ait.

Dünyada nükleer reaktörü bulunan ülkelerin başlıcaları ise şöyle; Japonya, Rusya, Güney Kore, Kanada, Hindistan, Çin, Birleşik Krallık, Ukrayna, İsveç, Almanya, İspanya, Belçika...

Türkiye’de nükleer enerji

Türkiye’de de 20 milyar dolar ile tek kalemde yapılan en büyük yatırım olan Akkuyu Nükleer Santrali projesi şu anda yapım aşamasındadır.

Akkuyu nükleer santrali 4 bin 800 megavatlık tam kapasiteyle çalıştığında, yaklaşık 35 milyar kilovatsaat elektrik üretecek. Santral bu üretimle İstanbul’un enerji ihtiyacını tek başına karşılayabilecek.