Nijerya'da neler oluyor?

Boko Haram ve Ipob gibi silahlı grupların yanı sıra yoksulluk, hırsızlık ve güvenlik problemleriyle adından sıkça söz ettiren Nijerya, “başarısız devlet” olarak nitelendiriliyor. Sömürge ve darbe yıllarının ardından seçilmiş bir iktidarın oluşturulduğu ülkede istikrar sağlanamıyor.

Eski İngiliz sömürgesi Nijerya, 1960 yılında bağımsızlığını kazanmasından bu yana iç savaş ve darbelerle mücadele ediyor. Güvenlik tehlikelerinin yanı sıra siyasi ve ekonomik kriz, 1970’teki Biafran Savaşı’nın sona ermesinden bu yana ülkeyi en istikrarsız dönemlerinden biriyle karşı karşıya bırakıyor.

Askeri darbelerin ardından nihayet seçilmiş bir liderin iktidar koltuğuna oturduğu ülke, son dönemlerde saldırı, patlama ve terörle adından sıkça söz ettiriyor.

Afrika’nın en kalabalık ülkesi, etnik ve dini çizgiler üzerinden şekilleniyor. Nijerya, Boko Haram'ın kuzeydeki cihatçı isyanından, çiftçiler ve pastoralistler arasında artan çatışmaya, Gine Körfezi'nde büyüyen korsanlık krizinden, yeniden canlanan İgbo ayrılıkçılarına kadar büyük bir kaosun içinde.

Uzmanlar, ülkenin büyük bir bölümünün fillen yönetilemez hale geldiği konusunda uyarıda bulundu. Yabancı medyada ve uzman görüşlerinde Nijerya, “başarısız devlet” olarak nitelendirildi.

Nijerya Enformasyon ve Kültür Bakanı Lai Muhammed, ülkenin başarısız bir devlet olarak etiketlenmesine karşı çıksa da güvenlik sorunlarını kabul ediyor. Muhammed BBC’ye verdiği demeçte, “Nijerya’da yaşıyorum. Nijerya’da çalışıyorum. Nijerya’nın her yerini geziyorum ve size buranın başarısız bir devlet olmadığını söyleyebilirim” ifadelerini kullandı.

Uluslararası Kriz Grubu’nda Nijerya’yı takip eden Nnamdi Obasi ise ülkenin birçok alanda yaşadığı krizlerin birbirleriyle bağlantılı hale gelmeye başladığına dikkat çekti. Ülkede suçun cezalandırılmamasından cesaret alındığını söyleyen Obasi, “Güvensizlik neredeyse ülke çapında hakim. İnsanlar, adam kaçırma ve otoyollardaki tehlikeler nedeniyle bir şehirden diğerine geçmekte zorlanıyor” dedi.

PETROL KÂRLI AMA TEHLİKELİ

Kuzeydoğudaki cihatçıların saldırılarında binlerce insan ölürken, güvenliğin sağlanamaması, ekonomik sıkıntıların yaşandığı ülkeye yabancı yatırımı da engelliyor.

Dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri olan Nijerya’da petrol üreten bölgelerde yaşayanlar da dahil olmak üzere kısıtlı sayıda insan bundan yararlanabiliyor.

Ülkenin petrol zengini Delta bölgesinde yasa dışı arıtma oldukça yaygın. Yoksul Nijeryalılar, kâr amacıyla satmak üzere yakıt üretimine yöneliyor. Ancak yakıt elde etmek için varillerde ham petrolü kaynatma gibi basit bir yöntem kullanan yerliler, büyük bir tehlikeyle de karşı karşıya kalıyor.

Afrika’nın en büyük petrol ihracatçısı Nijerya’da yasa dışı bir rafineride meydana gelen patlama ve sonrasındaki yangında, aralarında çocukların da bulunduğu en az 25 kişi hayatını kaybetti.

Öte yandan, petrol boru hatlarına zarar vermeleri nedeniyle de günde ortalama 200 bin varil, yani petrol üretiminin yüzde 10’undan fazlası zarara uğruyor. Hırsızlık ve vandalizm, bölgedeki aşırı kirliliği de tetikliyor.

Uluslararası petrol şirketi Shell, güvenlik, hırsızlık ve sabotaj tehlikesi nedeniyle Nijerya’daki faaliyetlerini sonlandırmayı planladığını açıkladı.

NİJERYALI VE KAMERUNLU AYRILIKÇILAR İTTİFAK KURDU

1960 yılında Kamerun Fransa’dan, Nijerya ise İngiltere’den bağımsızlığını kazandı. İngiltere ayrıca eski Alman sömürgesi Kamerun’u da kontrol ediyordu. Bağımsızlığın ardından bölgedeki halka Nijerya veya Kamerun’a katılma seçeneği verildi. Güney Kamerunlular Kamerun ile birleşirken, Kuzey Kamerun ise Nijerya’ya katıldı.

Dolayısıyla Kamerun’da İngilizce veya Fransızca konuşan nüfus bulunuyor. 2016 yılında Kamerun’da İngilizce konuşanların Fransızca lehine gördükleri yasalara karşı başlattığı protestolar, bazı grupların Ambazonia adını verdikleri bağımsızlığı ilan etmesiyle ayrılıkçı bir çatışmaya dönüştü.

Geçtiğimiz günlerde Nijerya’nın güneydoğusundaki silahlı İgbo ayrılıkçılarının komşu ülke Kamerun’da bağımsız bir devlet için savaşan militanlarla iş birliği yaptığı öne sürüldü.

İgbolar da İngilizce konuşan Kamerunlular gibi uzun süredir kendi hükümetleri tarafından yapılan ayrımcılıktan şikayet ediyor.

1967’de İgbolarla Nijerya ordusu arasında çıkan iç savaş, 1970 yılında son buldu ve yaklaşık bir milyon insan öldü. İç savaşın ardından 2012 yılında İgbolar yeniden örgütlendi ve İngiliz-Nijeryalı Nnamdi Kanu liderliğinde Biafra Yerli Halkı (Ipob) hareketi oluşturuldu. Kanu, haziran ayında tutuklandı ve vatana ihanet ile suçlanıyor.

Kamerun Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Albay Cyrille Atonfack Nguemo, Fransızca konuşanların çoğunlukta olduğu ülkede ayrımcılığa maruz kaldıklarını söyleyen Anglofon ayrılıkçılarla hangi yabancı grupların birlikte çalıştığını bildirmedi. Ancak ayrılıkçı Ambazonia Savunma Kuvvetleri (ADF), bazıları Kamerun'un İngilizce konuşulan bölgelerine sınırdan sadece 150 km uzaklıkta bulunan Güneydoğu Nijerya'daki İgbo grubu Ipob ile ittifak kurduğunu doğruladı.

Bu yılın başlarında ADF Facebook sayfasında yayınlanan bir videoda, İngilizce konuşan iki ana ayrılıkçı gruptan biri olan Ambazonia Yönetim Konseyi lideri Cho Ayaba ile Ipob lideri Nnamdi Kanu'nun "stratejik ve askeri" bir ittifak ilan ettiği görüldü.

Her iki ayrılıkçı lider de iki grubun "ortak sınırlarını güvence altına almak ve açık silah, istihbarat ve personel değişimini sağlamak için çalışacaklarını" açıkladı.

eNAİRA: NİJERYA DİJİTAL PARA BİRİMİ

Teknoloji endüstrisi Nijerya’nın en hızlı büyüyen sektörlerinden biriydi, ancak Buhari yönetimi son bir yılda farklı bakanlıklar ve düzenleyici kurumlar aracılığıyla birçok yasak ve kısıtlama getirdi.

Son olarak ağustos ayında dört fintech platformunun hesapları, lisanssız çalıştıkları ve etik olmayan döviz ticareti yaptıkları iddia edilerek donduruldu. Aynı ay, Nijerya Bilgi ve Teknoloji Geliştirme Ajansı (NITDA) teknoloji şirketleri için vergi harçları ve lisans ücretlerini ödemeyenlere hapis cezası getirilmesini önerdi.

Nijerya’daki Flutterwave ve Paystack, geçtiğimiz yıl toplamda 400 milyon dolarlık yatırıma ev sahipliği yaptı. İşsizlik ve yoksullukla mücadele eden Nijeryalılar arasında teknoloji endüstrisi özellikle gençler için umut kaynağı.

Nijerya Merkez Bankası, bankaların ve finans kurumlarının kripto para birimleriyle işlem yapmasını yasakladıktan birkaç ay sonra dijital para birimi eNaira’yı piyasaya süreceğini açıkladı.

Merkez Bankası Başkanı Godwin Emefiele, eNaira’nın müşterilerin mevcut fonları banka hesaplarında tutabilecekleri bir cüzdan olarak çalışacağını söyledi.

Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, “eNaira, paranın evriminde ileriye doğru atılmış büyük bir adımı işaret ediyor. Nijerya Merkez Bankası, eNaira’nın fiziksel Naira gibi herkes tarafından erişilebilir olmasını sağlamaya kararlı” ifadeleri kullanıldı.

Nijerya, eNaira’nın geliştirilmesinde teknik ortak olarak Barbados merkezli Bitt Inc. ile anlaştı.

TÜRKİYE-NİJERYA ARASINDA 7 ANLAŞMA İMZALANDI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Afrika gezisi kapsamında gittiği Nijerya’da Cumhurbaşkanı Muhammed Buhari ile görüştü.

Heyetler arası gerçekleştirilen görüşmelerin ardından iki ülke arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme ve Vergi Kaçakçılığı ile Vergiden Kalınmaya Engel Olma Anlaşması; Madencilik, Hidrokarbon ve Enerji Alanlarında İşbirliğine İlişkin Mutabakat Zaptı; Gençlik Alanında İşbirliği Anlaşması; Siyasi İstişare Mekanizması Kurulmasına İlişkin Mutabakat Zaptı ve Savunma Sanayii İşbirliği Anlaşması olmak üzere 7 anlaşma imzalandı.

Nijerya Sanayi, Ticaret ve Yatırım Bakanı Richard Adeniyi Adebayo, Türkiye ile 2 milyar dolarlık ticaretin ilerleyen dönemlerde önemli ölçüde yükseleceğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ise ziyareti esnasında yaptığı konuşmasında ortak hedefin ticaret hacmini 5 milyar dolara çıkarmak olduğunu belirtti.