Network-Centric Warfare (NCW) teknolojisi geleceği nasıl şekillendirecek?

Tekenolojinin gelişmesi ile birlikte bilginin paylaşımı ve erişimi de hem yön değiştiriyor hem de yapay zekanın desteği ile kısa sürede avantaja dönüştürülebiliyor. ABD'nin ilk kez Irak savaşında kullandığı Network-Centric Warfare (NCW) teknolojisi geleceği nasıl şekillendirecek?

1990’larda ABD Savunma Bakanlığı Network-Centric Warfare (NCW) doktrini ile yeni bir döneme girme kararı aldı. Amaç, ordunun savaş yeteneklerini güçlendirmek için ortaya çıkan taktikleri teknikleri ve prosedürleri entegre etmekti.

Fakat bu amaca ulaşmak için bilginin savaş gücüne dönüştürmek büyük önem arz ediyor. Günümüzde, internete bağlı olan, veri toplayan ve paylaşan tüm cihazların dahil edildiği nesnelerin interneti veya IoT, gerçek zamanlı veri toplayan yapay zeka (AI) yardımıyla analiz ediyor.

ABD, IoT’un askeri uygulamasının ‘Ağ Merkezli Savaş’ta bir dönem noktası olması bekleniyor. ABD Ağ Merkezli Harp doktrinini üç alanda entegre etmeyi amaçlıyor.

1- Olayların gerçekleştiği ve operasyonların yürütüldüğü fiziksel alan
2- Verilerin depolandığı ve iletildiği bilgi alanı
3- Verilerin işlendiği ve analiz edildiği bilişsel alan

Programın yaratıcılarından DS Alberts ve ekibindeki uzmanlar Network Centric Warfare: Developing and Leveraging Information Superiority’de Ağ Merkezli Harp sistemini, “Farkındalık, artan komuta hızı, daha yüksek harekat temposu, daha yüksek ölümcüllük, daha fazla beka elde etmek için sensörler, karar vericiler ve atıcılar arasında ağ oluşturarak artan muharebe gücü üreten, bilgi üstünlüğüne dayalı bir harekat konsepti” olarak tanımlayarak, “NCW özünde savaş alanındaki bilgili varlıklarını etkin bir şekilde birbirine bağlayarak bilgi üstünlüğünü savaş gücüne dönüştürüyor” ifadelerini kullanıyor.

NCW’nin komuta yapısının her kademesinde durumlara ilişkin farkındalığı geliştirerek masaya birden fazla avantaj getirmesi bekleniyor. Bu da en küçük taktik biriminin bile sahip olduğu bilgiyi hızla yürütmesi anlamına geliyor. Bir savaş esnasında ikincil hasarı azaltması beklenen sistem, malzeme temini açısından lojistik düzeyde de gerçek zamanları verinin sağlanması ile tedarik zincirinin koordine edilmesi hedefleniyor.

Ayrıca, taktik ve stratejik seviyede gerçek zamanlı bilgi paylaşımı sayesinde komuta ve kontrol yapılarına destek sağlayan iyi bir iletişim kanalı ile müşterek kuvvet yapılarının formüle edilmesine yardımcı olması bekleniyor.

NCW’nin ilk örneği ise Irak operasyonu olarak gösteriliyor. Sayısal olarak daha zayıf olmasına rağmen, ABD ve müttefikleri, teknolojik olarak gelişmiş silah ve savaş sistemleri yardımıyla Irak güçlerine gelip gelmeyi başardı.

Önemli askeri hedeflerin uydular ve GPS aracılığıyla algılayıcı-atıcı entegrasyonu ile birleştirilmiş ön bilgileri, silahların hassasiyetini artırdı. Ayrıca, GPS ve lazer hedefleme ile birlikte anlık iletişim, kara kuvvetleri tarafından bir an önce belirli noktalara hava saldırısı düzenleme seçeneği sağladı.

Her savaş ve destek birimi hakkında bilgi içeren geniş ekran paneli olan K-web veya bilgi duvarı Irak savaşının en önemli bileşenlerinden biri oldu. Olası tüm verilerin bir araya toplanarak planlama, bilgilendirme ve planların yürütülmesinde etkin bir şekilde kullanıldı.

Bir çatışma sırasında farklı kaynaklardan gerçek zamanlı olarak büyük miktarda veri toplandığında, manuel veri giriş sistemlerinin yetersiz kaldığı noktada devreye giren IoT’un NCW askeri sistemlerinin değerli bir bileşeni olması bekleniyor.

Nesnelerin internetinin savunma sistemine entegre olması ile hem ucuz hem de stratejilerin formüle edilmesi için bilginin işlenmesinde ilk sırada yer alacağı düşünülüyor. Otomasyon ile entegre IoT sistemlerinin iki önemli faydası olacağı düşünülüyor. Bunlardan ilki büyük miktarda verinin hızla yeniden işlenmesi ile yanıt süresinin kısalması ve etkinliğinin artırılması, ikincisi ise askeri ilişkilerdeki devrimle birlikte savaş alanında geniş kapsamlı bir etkiye sahip olması.

Tıptan askeriyeye, ev aletlerinden modern cihazlara kadar çok geniş bir kullanım alanına sahip olan IoT’a sahip cihazların sayısı her geçen gün artıyor. 2022’nin sonunda aktif IoT cihazlarının toplam sayısının, toplam nüfusundan daha fazla, yani yaklaşık 12,2 milyar olacağı tahmin ediliyor.