Nesnelerin internetiyle erken tespit sistemi

Dünyanın çeşitli yerlerinde fay hatlarının kırılması günümüz teknolojisinin de mümkün olmasıyla erken tespit sistemlerini üretme ihtiyacını göstermiştir. Yeni nesil nesnelerin interneti tabanlı bu teknolojiler neler? Deprem gibi olası doğal afet durumlarında akıllı telefon ve tabletlerimizde olması gereken uygulamalar neler? Sizler için derledik…

Deprem denilince akla başı çeken ülkelerden biri Japonya’dır. Japonya 1995 yılında 7.4 büyüklüğünde Kyoto'da meydana gelen ve 6.434 ölümle sonuçlanan depremden sonra Japonya hükümeti, sismik erken uyarı sistemleri konusunu ele alıp vatandaşları için ek güvenlik önlemleri hazırladı. 5 yıl önce Japonya'da meydana gelen 9.0’lık depremde, deprem tespit sistemi sayesinde deprem metropole girmeden önce Tokyo sakinlerine yaklaşık 80 saniye öncesinden uyarı sağlamıştır. Hükümet tarafından yönetilen sistem, ada ülkesi boyunca donatılan algılayıcı sensörlere dayanmaktadır. Sistem gerçekleşecek depremi önceden tespit edip otomatik olarak yer altı trenlerini durdurmak, hastahaneleri uyarmak ve doktorları hazırlamak, itfaiye, ambulans gibi kritik öneme sahip yardım araçlarını hazır hale getirmek gibi özellikleri barındırır.

111

IOT TABANLI DEPREM UYARI SİSTEMİ 

Günümüzde Japonya Dünya’nın en gelişmiş erken deprem tespit sistemine sahiptir.  Bu sistemler, fay hatlarının yakınında son derece hassas algılayıcılar yerleştirerek çalışırlar. Bunlar, merkezi sunucular ile uydu, telefon, internet ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla iletişim kurarlar. Japonya’nın kullandığı sistemler her ne kadar etkili olsa da devletler her zaman maliyeti de düşünmek zorundadır. 

211

STANFORD’DAN ZİSMOS PROJESİ 

Stanford Üniversitesi'nde Ulusal Bilim Vakfı tarafından finanse edilen bir araştırma projesi olarak başlayan Zismos isimli bir girişim 8 yıllık araştırma sonucunda, dünyadaki depremlerin etkilerini hafifletmek için yeni bir teknoloji bulmaya yöneldi. Bu araştırma binlerce deprem sensörünü bulut tabanlı bir sunucuya bağlayarak interneti kullanan bir çözümle sonuçlandı. Kullanılan her bir sensör, depremleri saptayan tremorları ve algoritmaları ölçen bir ivmeölçer içermekte olup bir deprem tespit edildiğinde saniye içerisinde yüzlerce sinyal gönderir. Sensör verileri, tek tek cihazlar arasında bir araya toplanır ve deprem merkezinin bulunduğu ve sismik dalgaların zarar verdiği yerlerin belirlenmesi için hesaplama motorları tarafından işlenir.

311

Zizmos sensör ağı, kullanıcı ile merkez üssü arasındaki mesafeye bağlı olarak 90 saniyeye kadar uyarı sağlayabiliyor. Sismik dalgalar saniyede yaklaşık 2 mil hareket ettiğinden eğer deprem merkezinizden 30 mil uzakta yaşıyorsanız eğer deprem sizin yerinizi etkilemeden önce 15 saniyelik bir uyarı alıyorsunuz. Uyarı sisteminin kullanıcıları, güvenliği sağlamak için zamana sahip olacaklardır. Depremler gelmeden toplu taşımayı ve fabrikaları kapatarak altyapı ve can kaybı azaltabilirler. iOS ve Android desteği bulunan uygulama telefonunuzun sadece gps ve wifi özelliğini kullanarak çalışıyor. Uygulamanın geliştiricileri akıllı telefonun dahili ivme ölçerlerini kullanarak telefonu sismik ölçer hale getirdiklerini söylüyor ve daha da geliştirmek için çözümler üretmeye çalıştıklarını bildiriyorlar.

411