Negar Mortazavi: Trump'ın maksimum baskı stratejisi çatışma riskini artırıyor

İranlı analist Negar Mortazavi, ABD ve İran arasında yaşanan gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump ve destekçilerinin savaş istemediğini belirten Mortazavi, buna karşılık ABD yönetiminin oluşturduğu baskı ortamının çatışma olasılığını artırdığını ifade etti.

Negar Mortazavi: Trump'ın maksimum baskı stratejisi çatışma riskini artırıyor

İran asıllı Amerikalı gazeteci, analist ve The Independent gazetesi Washington Danışman Editörü Negar Mortazavi, İran ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında yaşanan gerginliğe ilişkin Intell4 Global Strateji Ajansı'na özel açıklamalarda bulundu. İsmail Okan'ın sorularını cevaplayan Mortazavi, ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşmadan eski Başkan Barack Obama'nın mirası olduğu için çekildiğini söyledi. Mortazavi, Trump'ın anlaşmanın iyi olmadığını fakat iyi olmayan yönlerine dair de bir açıklık getiremediğini ifade etti. Suudi Arabistan ve İran'a yönelik farklı politikalara da değinen Mortazavi, Suudi Arabistan'ın Amerikalı elit gruplar arasında güçlü bir yere sahip olduğunu belirtti. İranlı analist ayrıca, Trump ve destekçilerinin silahlı bir çatışmadan yana olmadığını ama ABD tarafından oluşturulan baskı ortamının bu olasılığı öne çıkardığını söyledi.

"Nükleer anlaşma Obama'nın mirasıydı"

İran ve bazı Batılı ülkeler arasında imzalanan nükleer anlaşma Trump hükümeti için neden iyi değil? Trump'ın İran'dan beklentisi nedir?

"Başkan Trump anlaşmayı beğenmedi çünkü bu mütabakat eski Başkan Obama'nın mirasıydı. Obama'nın İran'a yaklaşımını baştan beri eleştirdi ve neyin yanlış olduğunu açıklamadan anlaşmaya karşı çıktı. Trump, en iyi anlaşma yapan kişi olduğunu kanıtlamak için daha iyi bir anlaşma yapabileceğini öne sürerek İran ile pazarlık yapmak istiyor. Ancak daha iyi bir anlaşma olarak neyi kastettiği belli değil. Bence Trump'ın İran stratejisi yeni bir strateji ortaya koymaktan çok, Obama'nın yaptıklarını geri sarmak gibi görünüyor."

"ABD, Orta Doğu'da uzun süredir çifte standartlı politikalar izliyor"

ABD, İran'ı bölgesel terörizmi finanse etmekle suçluyor. Ancak buna paralel olarak ABD'nin, terör örgütü olarak tanımasına rağmen PKK'nın Suriye uzantısına ağır silahlar verdiğini görüyoruz. Dahası, bu silahlar ABD'nin NATO müttefiki Türkiye'ye karşı da kullanılıyor. Bu konu hakkında ne söylemek istersiniz?

"ABD'nin Orta Doğu'da çok uzun süredir çifte standartlı politikaları var. Amerikalılar bölgedeki çeşitli aktörlerle müttefikler veya daha sonra kendi düşmanları olan güçlerin oluşturulmasına ve güçlendirilmesine yardımcı oluyor."

"Suudi Arabistan, Amerikalı elitler arasında derin bir etkiye sahip"

Suudi Arabistan'ın nükleer santral inşa ettiğine dair bazı raporlar var. Yanı sıra söz konusu Riyad olduğunda Amerikan politikalarının değiştiği gözlemleniyor. Suudi Arabistan ve İran arasında ne fark var?

"Suudi Arabistan uzun süredir ABD'nin Orta Doğu'daki müttefiki ve çok tartışılan bir ülke. ABD'den büyük miktarda silah alıyorlar, dünya pazarına düzenli bir şekilde petrol satışı yapıyorlar ve Washington DC'nin Amerikan siyasi elitleri arasında derin bir etkiye sahipler. ABD'nin Suudi Arabistan'a yönelik politikası yıllar boyunca, insan haklarının ihlali, teröre destek, savaşta angajman ve uluslararası sözleşmeler ile İslam'ın köktenci görüşlerinin yayılması konusunda çifte standart teşkil etti. Krallık, Obama'nın İran'la olan nükleer anlaşmasının kilit bir rakibi idi ve bunu ABD ile olan ilişkileri için tehdit olarak gördü. Suudi hükümeti, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile birlikte nükleer anlaşmayı durdurmak için ellerinden geleni yaptı ama başarılı olamadı. Şimdi ise, Trump'ın damadı ve kıdemli danışmanı Jared Kushner'in aracılığıyla nükleer teknolojinin Suudi Arabistan'a transfer edilmesine yardım ettiği bildirilen Beyaz Saray'da yeni bir müttefik olarak Başkan Trump'a sahipler."

"Trump'ın maksimum baskı stratejisi çatışma riskini artırıyor"

ABD bazı askerli hamleler ile İran'ı provoke ediyor. İran'a yönelik askeri bir müdahale mümkün mü?

"Evet mümkün. Başkan Trump, tecrit yanlısı ve başka bir pahalı savaş başlatmak istemiyor. Destekçileri ve Amerikan halkının çoğunluğu da Orta Doğu'da bir başka sonsuz savaş istemiyor. Ancak İran'a maksimum baskı yapma stratejisiyle Trump büyük olasılıkla yeni bir anlaşma yapamayacak ve askeri bir çatışmaya yaklaşmaya devam edecek. İranlılar, vites değiştirip farklı bir yöne hareket etmedikçe Trump'a cevap vermeyi sürdürecek."

"İranlılar geniş ekonomik yaptırımların ana kurbanları"

İran halkı rejim ve Trump politikaları arasında sıkışmış durumda. Aynı zamanda yaptırımlar rejimden çok halka zarar veriyor. Amerikalılar bu toplu cezalandırma hakkında ne düşünüyor?

"Bu doğru. Sıradan İranlılar, ülkedeki tüm büyük sanayileri hedef alan geniş ekonomik yaptırımların ana kurbanları. Orta ve işçi sınıfları ise yüksek enflasyon, iflaslar, işsizlik ve azalan ekonomik fırsatlar ve beklentilerle mücadele ediyor. Maalesef birçok Amerikalı yaptırımlarla ilgili bu ayrıntıları bilmiyor. Yaptırımları İran rejimini baskı altına alma politikası olarak görüyorlar ve insanların günlük yaşamlarındaki sonuçlarını anlamıyorlar. İki ülke arasındaki gerginlikler ABD'deki günlük yaşamı gerçekten etkilemediğinden, Amerikalılar yaşananları hissedecek gerçek bir hayata sahip değiller."

"Mevcut ABD yönetimi altında ilişkilerin geliştirilmesi mümkün görünmüyor"

Sizce Amerikan-İran ilişkileri düzelebilir mi?

"Evet, umutluyum. Obama döneminde ilişkilere dair diplomatik bir katılım ve doğrudan iletişim hattı kuruldu. Bu her zaman sağlanabilir. Muhtemelen mevcut yönetim altında değil. Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Obama gibi ılımlı liderlerin denk geleceği bir ortamda daha sürdürülebilir adımlarla ilişkilerin geliştirilebilir. İki taraf da bu durumun farkına vardı. Sıradan İranlılar bunu istiyor ve gerçekleşmesi için mücadele edecekler."