Neden Kirazlı Altın Madeni Gündemde

Kirazlı altın madeni son dönemlerde gündemden düşmemektedir. Bölgede kesilmesi gerekenden fazla ağacın kesildiği sivil toplum örgütleri ve vakıflar tarafından ileri sürülmüştür. Yapılan eylemlerin gerçekten kesilen ağaçlar için mi gerçekleştirildiği yoksa siyasi biri ideolojinin kurbanı mı olduğu belirsizliğini korumakta.

Neden Kirazlı Altın Madeni Gündemde

Son dönemler Türkiye Dış politikasında Suriye’ye yönelik kritik bir süreçten geçmektedir. 2011 yılında Suriye krizinin başlamasıyla, Akdeniz’deki Türkiye’nin meşru haklarında doğan faaliyetleriyle, hava savunmasını güçlendirmeye yönelik Rusya’dan S-400 alımıyla birlikte dış politikada yaşanan kriz farklı boyutlara ulaşmış durumda. Özellikle Türkiye’nin güney sınırında bir “terör” devletinin oluşturulmaya çalışılması ve Türkiye’nin itirazları müttefikleri ile gerginlik yaşanmasına neden olmuştur. Son olarak Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna askeri operasyon gerçekleştirmeyi gündeme getirmesi terör destekçisi ülkeler tarafından itirazlarla karşılaşmıştır. 
 
Çanakkale ve Balıkesir’in sınırında bulunan Kazdağları birçok madene ve değerli yer altı kaynaklara ev sahipliği yapmaktadır. Bölgede birçok Türk maden firması ve yabancı maden firmaları faaliyet göstermekte. Son günlerde gündemden düşmeyen Kirazlı Altın Madeni de Ağı Dağı’nın 25 km kuzeybatısında Çanakkale il sınırları içerisinde kalmakta. Biga Yarımadasında yer alan bölge İstanbul’a yaklaşık olarak 250km uzaklıktadır.  
 
Gündemden düşmeyen maden yatağını Kanada merkezli Alamos Gold Inc 2010 yılının ocak ayında Teck Resources ve Fronteer Development Grup'tan 90 milyon dolara satın almıştır. Bölgenin fizibilite raporlarını 2017 yılında tamamlayan şirket bu yılın sonunda madeni altın çıkarılır vaziyete getirecektir. Ayrıca Kirazlının dışında Alamos Gold Inc’in Türkiye’de 2 farklı altın madeninin (Ağı Dağı ve Çamyurt Madenleri) işletmesine sahiptir. 2017 yılından beri Kirazlı madeninde yüzey çalışmalarını yürüten şirket madenin enerji ve su ihtiyacının karşılanması noktasında DSİ ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile birtakım anlaşmalar imzalanmıştır.  
 
Kirazlı madenini gündeme taşıyan etkenlerden en önemlisi maden alnında normalden fazla olarak 120 bin kadar ağacın kesildiğinin çevre örgütleri ve vakıflar tarafından iddia edilmesi olmuştur. İleri sürülen iddialar Türkiye’nin dikkatini bölgeye çekmiştir. Ayrıca tartışılan diğer konular ise çıkarılacak olan bloklar içerisindeki altının siyanür ile çözeltilmesinin çevreye ve bölgede yaşayan halkın su kaynaklarına tehdit oluşturabilecek olmasıdır.  
 
Şirketin, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve DSİ ile imzalamış olduğu anlaşmalarda toplam 14 bin dolaylarında ağacın kesileceği ve kesilen ağaçların yerine ise aynı şekilde ağaçlandırma çalışmalarının yapılacağı net bir şekilde belirtilmiştir. Ayrıca kapalı ortamda siyanür işleminin gerçekleştirileceği ve bölge halkının kullanımında olan suyun kirlenmesinin önlenmesi için de şirketin toplama sulardan yararlanarak rezervuar oluşturup suyu ayrı kanallardan şantiyeye taşıyacağı da anlaşmada yer allan maddeler arasında.  
 
Geçtiğimiz haftadan beri gündemden düşmeyen maden alanı için sivil toplum kuruluşları ve vakıflar farklı faaliyetlerde bulunmakta. 26 Temmuz'da başlatılan “Su ve Vicdan Nöbeti” kapsamında dün büyük bir buluşma gerçekleştirildi. Protestolar kapsamında kaz dağlarına yürüyen kalabalık grup şirketin bölgedeki altın arama faaliyetlerini protesto etti.  
 
Orman ve Su İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada, “Kirazlı Balaban’daki madencilik faaliyetinin Atikhisar Barajı'nın kısa ve orta mesafeli koruma alanlarının dışında yapıldığını” ve “Kirazlı Altın ve Gümüş Madeninin su ihtiyacının Atikhisar Barajı’ndan karşılanacağı iddiası tamamen gerçek dışıdır” ifadelerine yer verdi. 

Enerji ve Tabii Kaynaklar verilerinden edinilen bilgilere göre, altın ithalatına geçen yıl ödenen 8,5 milyar dolar ödediği kaydedilen açıklamada, "Türkiye, dünyada üretilen 90 madenin 77'sini ticari olarak üretebilecek bir rezerve sahiptir. Buna rağmen Türkiye'de madencilik faaliyetleri toplam gayri safi yurt içi hasıladan sadece yüzde 1 civarında pay alırken, ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde bu oran yüzde 10'lara kadar yükselmektedir." değerlendirmesinde bulunuldu.
 

AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, altın arama faaliyetlerine yönelik gösterilen tepkilere yönelik Twitter üzerinde açıklamalarda bulundu. Bülent Turan, "2 yıldır ağaç kesilirken eylem yapmadık da kesim bittikten sonra eylem yapıyoruz, bugün eylem yapmanın ağaçlara faydası yok. Peki kime faydası var?" diye sormak gelmedi mi?" dedi. 

Yapılan eylemlere karşı Sn. Çanakkale Milletvekili Bülent Turan’ın yapmış olduğu açıklamalarla yaşananlara objektif bir şekilde yanaşmıştır.  Bugüne kadar ağaçların kesilmesine dair herhangi bir eylemin hayata geçirilmiş olmaması ya da Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilen maden faaliyetlerine dair söylemlerin yer almaması şüphe uyandırmakta. Tüm odak noktasının Kirazlı maden bölgesine çekilmesinde ki amacın ne olduğu belirsizliğini korumakta. Bir algı yönetimi çalışması gerçekleştirircesine eylemlerin maden sahasında ki yüzey çalışmalarının bitmesinin ardından yapılması samimiyetsizlik duygusunu uyandırabilir.