NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti mi?

Geçtiğimiz günlerde NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söyleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Türkiye, NATO’dan dayanışma beklemesin” dedi. AB liderleri ikiye bölündü. NATO’nun beyin ölümü gerçekten gerçekleşti mi? Reformlar örgütü kurtarır mı?

NATO’nun beyin ölümü gerçekleşti mi?

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Paris'te ikili görüşmelerinin ardından düzenledikleri basın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nın sınır güvenliğini sağlamak ve terör koridorunu sonlandırmak için başlattığı Barış Pınarı Harekatı’nı eleştiren Macron röportajında, Türkiye’nin, NATO’dan dayanışma beklememesi gerektiğini söyledi.

NATO’nun beyin ölümünün gerçekleştiğini belirten Cumhurbaşkanı Macron "NATO kollektif bir savunma organizasyonu ama neye ya da kime karşı? Ortak düşmanımızın kim olduğunu netleştirmemiz gerekiyor. İttifaktaki ortak düşmanımız terörizmdir. Bununla birlikte, terörizmin ortak bir tanımına ihtiyacımız var. Terör örgütleri kimlerdir ve bunlara karşı nasıl koordineli biçimde mücadele edilebilir? Ortak güvenliğe atfettiğimiz bağlılık yeterli değil. Bunu ispatlamamız gerekiyor." ifadelerini kullandı.

İlk günden bu yana Türkiye’nin Suriye’deki girişimlerini desteklemeyen Macron, Barış Pınarı Harekatı için de, "Türkiye hem Suriye operasyonunu oldubittiye getirip hem de NATO müttefiklerinden dayanışma bekleyemez." değerlendirmesinde bulundu.

Almanya Başbakanı Merkel ve NATO Genel Sekreteri Stoltenberg başta olmak üzere birçok siyasetçi Macron’un açıklamalarına karşı olduklarını açıkladı. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Macron’un ifadelerine katılmadığını “Bu bakış açısı kesinlikle benimkini yansıtmıyor" diyerek belirtti. Almanya Başbakanı, Türkiye'nin jeostratejik açıdan NATO için öneminin çok büyük olduğunu söyledi ve Türkiye'nin NATO üyeliğinin devam etmesi gerektiği uyarısında bulundu.

Rusya'dan Macron'un sözlerine yanıt ise Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova'dan geldi. Zakharova Macron'un sözleri için "NATO'nun mevcut durumunun doğru tanımlaması" ifadelerini kullandı.

''ÖNCE KENDİ BEYİN ÖLÜMÜNÜ KONTROL ETTİR''

Macron'un acıklamalarına sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Fransa Cumhurbaşkanının açıklamaları hastalıklı, sığ anlayışın örneklerinden biridir. Ne diyor? NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiştir. Önce kendi beyin ölümünü bir kontrol ettir. Çünkü bu ifadeler senin türündeki beyin ölümü gerçekleşmiş olanlara yakışır. Sen bir defa NATO’ya karşı yerine getirmeye gereken neticelerini yerine getir. Hava atmaya gelince hava atıyorsun. Türkiye’yi NATO’dan çıkarmak senin haddine mi?'' şeklinde konuştu.

İNFOGRAFİ'Yİ İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

‘’MACRON TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HAMİSİ’’

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un açıklamalarını değerlendiren Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, ‘’Macron'un söylediği sözün, bana göre bir karşılığı yok. Biz burada terörle mücadele ediyoruz. O terör örgütünün hamisi zaten. Elysee'de sürekli ağırlıyor. 'Benim müttefikim terör örgütü' diyorsa ona da vereceğimiz cevap var. Macron unutmasın. Merkel'in de söylediği gibi, Türkiye bir NATO müttefikidir. Macron Müttefiklerin yanında dursun’’ dedi.

Çavuşoğlu, Macron'un daha önce yaptığı "NATO'nun beyin ölümünün gerçekleştiğine" dair açıklamasının da NATO üyeleri dahil herkesi rahatsız ettiğini ve bunun eleştirildiğini söyledi.

Macron’un bu tür yalpalamalarla Avrupa'nın lideri olamayacağını söyleyen Çavuşoğlu, ‘’Şu anda Avrupa'da bir boşluk var. Lideri ben olayım diye çabalıyor ama bu suni bir davranıştır. Liderlik, doğal hareketlerle ve politikalarla, liderlik vasfıyla olur. Böyle yapay ve boyunu aşan söylemlerle ya da eylemlerle olmaz" ifadelerini kullandı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'da Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sert tepkisine kayıtsız kalmadı. Fransa Dışişleri Bakanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yaptığı açıklamanın ardından Türkiye'nin Paris Büyükelçisi İsmail Hakkı Musa'yı bakanlığa çağıracaklarını duyurdu. Fransa Erdoğan'ın macron'a yönelik sözlerini ‘hakaret' olarak gördüğü açıklandı.

 

‘’AB AVRUPAYI KORUYAMAZ’’

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, Macron’un Türkiye akrşıtı açıklamalarına karşı "NATO müttefikleri arasında farklılıklar olduğu bir sır değil. Daha önce de görüş ayrılıkları oluştu. NATO'nun gücü bu farklılıkların üstesinden gelerek temel görevimiz olan birbirimizi koruma konusunda anlaşmamızdan geliyor." açıklamasında bulundu.

Macron’un NATO’y dair yaptığı açıklamalara katılmadığını ifade eden Stoltenberg, ‘’Eğer Avrupa'nın savunma girişimleri doğru bir şekilde yürütülürse, NATO'ya da katkı sağlar. Ancak Avrupa Birliği (AB), Avrupa'yı koruyamaz. Avrupa arasındaki dayanışma transatlantik bağların yerini alamaz. Güçlü bir NATO ve güçlü bir AB madalyonun iki yüzü’’ dedi.

‘’NATO BÜTÇESİNDE YENİ FORMÜL’’

Stoltenberg aynı zamanda müttefiklerin savunma harcamalarında ciddi artışa giderek 2016'dan bu yana yaklaşık 100 milyar dolar artış kaydettiklerine dikkat çekti. Stoltenberg, NATO bütçesinin fonlanması konusunda da yeni bir formül üzerinde anlaşma sağlandığını duyurdu.

NATO bütçesinin karargah masrafları ve bazı ortak kabiliyet geliştirme girişimlerinden oluştuğunu aktaran Stoltenberg, "ABD daha az, Almanya ise daha fazla katkı sağlayacak. Böylelikle NATO bütçesine iki ülke de yaklaşık yüzde 16 oranında katkı verecek. Geriye kalan kısım da müttefikler arasında paylaştırılacak."

SONUÇ: NATO VE AB İÇİN TEHLİKE ÇANLARI ÇALIYOR

ABD Başkanı Donald Trump, 2018'de düzenlenen NATO zirvesinde Almanya'yı ve Avrupa ülkelerini sert sözlerle eleştirmişti. Trump, ABD'nin mali açıdan ağır yük taşıdığını buna karşın zengin Avrupa ülkelerinin üzerine düşeni yapmadığını dile getirmişti. NATO’ya en büyük desteği sağlayan Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un açıklamalarına, nasıl cevap vereceği henüz bilinmiyor ancak NATO içerisindeki fikir ayrılıkları ve çatlaklar son dönemde kendini daha fazla hissettiriyor.

Avrupa ülkelerinin NATO desteğini, ABD’ye nazaran daha minimum seviyelerde tutması çatlaklığın büyümesine ve müttefiklerin daha ciddi anlaşmazlıklar yaşamasına yol açıyor. Avrupa ülkeleri savunma harcamalarını doğru bir biçimde yürütmediği ve NATO’nun hakimiyetini önemsiz kıldığı taktirde AB’nin varlığı tehlikeye girecektir. Bu durum da tehlike çanlarının yalnızca NATO için değil AB için de çaldığını gösteriyor.