Bir yanda Covid-19 bir yanda darbe: Myanmar'da nefes alacak yer kalmadı

1 Şubat'ta Myanmar'da yaşanan darbenin ardından süren protestolar ve ülkede Covid-19 vakaları nedeniyle binlerce kişi hayatını kaybetti. Protestolara katılan sağlık çalışanlarının gözaltına alınması sistemin çökmesine neden oldu.

Myanmar ordusunun 1 Şubat'ta sivil hükümete darbe yaparak yönetimi ele geçirmesinin ardından ülkede başlayan ayaklanmada yüzlerce kişi hayatını kaybetti. 

Protestocuların arasında sağlık çalışanları da bulunması, ülkede sağlık sisteminin de çökmesine neden oldu. Covid-19 test ve aşılarının yapılaması virüsün hızla yayılması ile sonuçlandı.

Dünyada yayılan delta varyantı nedeniyle Myanmar'da vaka sayıları hızla artış gösterdi. Hükümetin halka doğrudan oksijen satışını yasaklamasına rağmen halk oksijen fabrikalarının önünde uzun kuyruklar oluşturmaya başladı.

Krematoryumlar ise virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin naaşıyla doldu. Ülkede 2021'in temmuz ayına kadar toplam 280 bin vaka bildirildi. 

Protestolar sürerken 54 milyon kişinin yaşam sürdüğü ülkede günde yalnızca 9 bin ile 17 bin arasındaki kişiye test yapılabildi. BBC'de yer alan habere göre, ülkedeki ölüm rakamları da yetkili kurumlara doğru biçimde aktarılamıyor.

Protesto gösterilerine katılan ve gözaltına alınanların durumu ise oldukça kritik. Kalabalık koğuşlarda Covid-19 hastaları ile aynı anda kaldıklarını belirten Myanmarlılar, ülkede oksijenin en değerli ürün olduğunu vurguluyor. 

Ülkede stokçuluk iddiaları ile birlikte ordunun askeri hastanelere oksijen sevk ettiği de tartışmalar arasında. 

Sınırlı sağlık sistemi ile Covid-19 mücadelesini sürdüren Myanmar'da darbe tüm tedbirleri ve mücadeleyi yerle bir etti. Protestolara katılan ve gözaltına alınanlar arasında aşı programının eski başkanı da dahil olmak üzere toplamda yüzde 72 oranında sağlıkçı bulunuyor. 600 sağlık çalışanı hakkında tutuklama emri bulunuyor.