Müsilaj sorunu kolera salgına neden olur mu?

Marmara Denizi, yüzeyini kaplayan deniz salyası (Müsilaj) nedeniyle âdeta can çekişiyor. Müsilajın kısa ve uzun vadede neden olabileceği çok sayıda sorun var. Ancak en tehlikesi ‘’Kolera salgını’’ riski. Müsilaj tehlikesinin neden olabileceği yeni salgın tehlikesine dair merak edilen tüm detaylar haberimizde…

Fethiye Mutaf Narin - Intell4

Kasım ayından bu yana Marmara Denizi’nin yüzeyini kaplayan ve derinlerini saran deniz salyası (Müsilaj) tehlikesi büyüyor. İstanbul, Adalar ve Tekirdağ’ın yanı sıra Çınarcık, Bursa, Erdek gibi bölgelerde de yoğun olarak görülen müsilaj salgın gibi yayılıyor ve Marmara Denizi’nin ölümünün göstergesi olarak nitelendiriliyor.

Uzmanlar, denizin yüzeyinde görünen köpük gibi bir yapıya benzeyen beyaz salgının, yalnızca ''buzdağının görünen kısmı" olduğu konusunda hemfikir. Aslen bu salgı denizin altında bir tül gibi uzayıp gidiyor ve birçok sorunu da beraberinde getiriyor.

Peki, nedir bu gelecek sorunlar?

KISA VE UZUN VADELİ SORUNLAR

Müsilajın ilk etkilerini, deniz canlıları hissediyor. Ancak denizin yüzey alanı kaplandığında suyla atmosferin ilişkisi kesiliyor ve suyun oksijen alımı azalıyor. Yüzeyde güneş ışığını soğuran deniz salyası ise suyu ısıtıyor. Bu durum çözünmüş oksijeni azaltıyor ve canlıların toplu ölümüne neden oluyor. Bu haber Intell4'dan alıntıdır.

Söz konusu durum ekosistemin dayanma gücünü yavaş yavaş yıkmaya başlıyor. Bu tabloya dâhil edilmesi gereken iklim krizi, kimyasal kirlilik, doğal yaşam alanlarının tahribi gibi başka etkenler de söz konusu. Ekonomiden, ticarete bir çok alanı etkileyebilecek potansiyele sahip olan müsilaj sorunu, tüm dünya düzenini değiştirebilecek kadar önemli bir sorun.

KOLERA VE MÜSİLAJ

Tüm bunların yanı sıra bakterilerin ve zararlı canlıların barınması için gerekli ortamı hazırlayan deniz salyası, yeni hastalıkların doğmasına veya geçmişte görülmüş hastalıkların yeniden gün yüzüne çıkmasına neden olabilir.

Örneğin, ‘‘Kolere’’ salgınını hepimiz duymuşuzdur. Marmara Denizi’nin deniz salyasından temizlenememesi kolera salgının yeniden gündeme gelmesine neden olabilir.

''Vibrio cholerae'' adlı bir bakterinin yiyecek ve içeceklere bulaşması sonucu yayılan bir hastalık olan kolera, oldukça bulaşıcı. Bakterilerin ve zararlı canlıların barındığı kirli suyun, temiz suya karışması ya da bulaştığı yiyeceklerin yenmesi bu hastalığa neden olabilir. Ayrıca hastalık bulaşmış kişilerin elleriyle, besinlere veya farklı bir kişiye dokunması bu hastalığın hızla bir salgına dönüşmesinin önünü açar. 

DENİZLERDE YAŞAYAN ZARARLI BAKTERİLER

Kolera bakterisi denizlerde yaşayan hayvansal planktonlarda özellikle de ‘’kopepodlarda’’ bulunur. Bir milimetre boyunda olan kopepodlar, vücutlarını saran kabuk tabakası kitinden oluşur. Kitin, böceklerin dış iskeletini oluşturan sert bir polisakkarittir.

Kitin tabakasından beslenen kolera bakterisinin fazlalığı düşünüldüğünde ve kirli denizde bu bakterilerin çoğalmayı sürdüreceği göz önünde bulundurulduğunda, bu durumun çok ciddi tehlikelere yol açabileceği ihtimali göz ardı edilemez.

 

DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ HASTALIKLARA NEDEN OLABİLİR

Öte yandan Marmara Denizi, gemi trafiğinin oldukça yoğun olduğu bir bölge. Gemiler yük doldurma ve boşaltma sırasında dengelerini sağlamak için gemi içinde bu amaçla ayrılmış özel bölmelere deniz suyu alırlar. Yani ‘’balast suyu’’ adı verilen bu su denize boşaltılır veya denizden çekilir. Bir bölgeden çekilen balast suyu ise bir başka bölgeye boşaltılır.

Bu durumda gemiden boşaltılan balast suyuyla, o suda bulunan binlerce farklı çeşit canlı türü de aktarılmış olur. Bu aktarımı, bir bulaşma ya da ekosistemin kirletilmesi olarak görebiliriz. Bu bulaşma ekosistem içindeki canlı türleri arasındaki dengeyi zaman içinde bozar. Söz konusu durum, daha önce adını bile duymadığımız yeni hastalıkların türemesine neden olur.

Sonuç olarak müsilaj sorununu, iklim değişikliği ve deniz ekosistemlerinin kötüye kullanımı sonucunda ortaya çıkan bir ekosistem çöküşü sorunu olarak görmeliyiz. Uzmanlara göre, bu çöküş hastalıkların sıklığının artmasına yol açacaktır. Bu kaçınılmaz bir gerçektir.

Fethiye Mutaf Narin - Intell4

fethiyemutaf@intell4.com