‘’Mursi bilerek ölüme terk edilmiş!’’

Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanları, Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin ölümüne ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. Uzmanlar cezaevi koşullarına değinerek ”Mursi'nin bu çileli şartlara maruz kaldıktan sonraki ölümü, devlet destekli keyfi bir cinayet olabilir’’ dedi.

‘’Mursi bilerek ölüme terk edilmiş!’’

Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, geride bıraktığımız Haziran ayında mahkeme salonunda hayatını kaybetmişti. Birleşmiş Milletler (BM), Mursi’nin ölümünden aylar sonra Mısır yönetimine sözde tepki gösterdi.

BM Yargısız ve Keyfi İnfazlar Özel Raportörü Agnes Callamard ile BM Keyfi Gözaltı Üzerine Çalışma Grubu, yaptığı ortak yazılı açıklamada, Mısır'daki cezaevi koşullarının eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin doğrudan ölümüne yol açmış olabileceğini vurgulayarak, "Mursi'nin bu çileli şartlara maruz kaldıktan sonraki ölümü, devlet destekli keyfi bir cinayet olabilir." ifadesini kullandı.

BM İnsan Hakları Uzmanları ayrıca, ülkedeki cezaevi koşullarının binlerce daha fazla mahkumun sağlığını ve hayatını ciddi risk altında bıraktığı uyarısında bulundu.

BM’den Sisi hükümetine sözde tepki

BM İnsan Hakları uzmanları, Mısır’ın eski Cumhurbaşkanı Mursi'nin günde 23 saat boyunca hücre hapsinde tutulduğunu, çok kısa bir süre spor yapmasına izin verildiğini ve beton zeminde battaniye ile uyumaya zorlandığına dair açıklamalarda bulundu. Uzmanlar ayrıca, Mursi’nin diğer mahkumlar ve kitap, dergi gibi yazılı materyallere veya radyoya erişmesine izin verilmediğini de aktardı.

Uzmanlar, ”Çeşitli kaynaklardan Mısır genelinde tutulan binlerce tutuklunun ağır insan hakları ihlallerine maruz kalabilmiş olabileceğine dair deliller aldık. Pek çoğu ölüm riski altında olabilir. Bu, mevcut Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi hükümeti tarafından muhalifleri susturmak için tutarlı ve kasıtlı bir uygulama gibi görünüyor" açıklamasında bulunarak Sisi hükümetine tepki gösterdi.

Özel Raportör Callamard ve uzmanlar, Mursi'nin adeta ölüme terk edildiğine vurgu yaparak, şeker hastalığı ve yüksek tansiyon tedavilerinden de mahrum edildiğine dikkati çekti.