Merkez Bankası faiz kararı ne anlama geliyor?

Merkez Bankası, yeni başkan Murat Uysal’ında gelmesiyle birlikte beklenen faiz indirimi kararını açıkladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası politika faizini yüzde 24’den yüzde 19’a indirdi. Uzmanlar, ekonominin seyrinin bu şekilde devam ettiği düşünülürse eylül ayında ikinci bir indirimin daha gelebileceğini ifade ediyor. Uzmanların faiz indirimiyle ilgili olan yorumlarını sizler için derledik.

Merkez Bankası faiz kararı ne anlama geliyor?

Prof. Dr. Sinan Alçın – Kültür Üniversitesi

Gelişmeler ve Fed başta olmak üzere dünya merkez bankalarındaki genişlemeci tutum söz konusu. Eskiye baktığımızda iki tane rapor arasındaki fark, iki katına çıkmış durumda. Bu durum Merkez Bankası'nın iletişim kanalının güçlü kullanacağını söylüyor. Merkez Bankası'ndan iletişim kanalını daha güçlü kullanmasını bekliyoruz. Daha önceden Merkez Bankası açısından olumsuz bir swap hamlesi vardı açıklanamayan ve rezervlere ilişkin tartışmalar söz konusuydu. Açıklama yeterli olmadığından sanki orada farklı durum yaşıyormuşuz gibi oldu.

Rapor kapsamında dayanağı ne diye baktığımızda küresel risklerin artması elimizi güçlendiriyor deniyor. Temmuzda olmasa da önümüzdeki ay Fed'den de bir indirim bekleniyor. Avrupa Merkez Bankası'ndan da bir indirim gelebilir. Temkinli bir indirime gidilmesi lazım. Enflasyonda da nisandan itibaren beklentinin üzerinde gerileme var. Baz etkisi ile gerçekleştiğinin altını kalın çizmek lazım. Baz etkisi eylül sonrası ve ekimde terse dönmeye başlayacak. Merkez Bankası'nın beklentisi altında kalıp kalmayacağı belli değil zaten göreceğiz diyor. Eylülde daha yumuşak yapılabileceğini söyleyebiliriz.Kararın dövizdeki etkisini gördük. Aslında yukarı yönlü hareket edeceği düşünülse de öyle bir şey olmadı. Çünkü bunun sebebi Merkez Bankası'nın iyi iletişiminden kaynaklanıyor. Dövizdeki durumun düşüşü ekonomiye olan güvenle alakalı, mevduat ve kredi kısmında da rahatlama yaratacaktır.

Turan Can Gürsoy – Marbaş Menkul Değerler

TCMB bir hafta vadeli repo faiz oranını yüzde 24 seviyesinden 425 baz puanlık indirimle yüzde 19.75 seviyesine indirdi. Piyasa beklentisi olan 250 baz puanın üzerinde bir indirim gerçekleşmiş oldu. TCMB’den yapılan açıklamada “Enflasyondaki düşüşün hedeflenen patika ile uyumlu şekilde gerçekleşmesi için para politikasındaki temkinli duruşun sürdürülmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, parasal sıkılığın düzeyi ana eğilime dair göstergeler dikkate alınarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlenecektir. Bu gelişmelere bağlı olarak, güncel tahminler yıl sonu itibariyle enflasyonun nisan enflasyon Raporu’nda verilen öngörülerin bir miktar altında kalabileceğine işaret etmektedir” ifadeleri kullanıldı.Nisan ayı enflasyon raporuna göre yıl sonu enflasyon hedefi %14.6 seviyesinde bulunmaktadır. Bu açıklamalara göre enflasyon görünümünde iyileşme sürdükçe bir hafta vadeli repo faiz oranında yıl sonuna kadar yüzde 15’li seviyelere doğru gerilemenin devamı beklenebilir.

Rıdvan Baştürk - Global Menkul Değerler Analisti

Merkez Bankası (TCMB) beklentilerin üzerinde bir faiz indirimi yaptı.Yılın geri kalanında 3 toplantı daha bulunuyor. Ancak aralık ayındaki toplantı efektif olmayacaktır. Bu nedenle iki toplantı kaldı diyebiliriz. Enflasyonda temmuz ayında yukarı bir sıçrama görebiliriz ancak ağustos ve eylül aylarında baz etkisinden kaynaklı olarak düşüşler etkili olacaktır. Bu nedenle TCMB, eylül ayında da bir faiz indirimine gidecektir. Bu durumda reel faizin 1-2 puanlara düşmesi, TL tarafının cazibesini yitirip dolar tarafına talebi artırabilir. Bu nedenle faiz-enflasyon makasının dengeli bir şekilde tutulması gerekmekte. Mevcut görünümde ABD’den yaptırım ihtimalinin de kısa sürede ortadan kalktığını ancak ilerleyen dönemlerde masada bir risk olarak kalacağının altını çizebiliriz. Kısa vadede yaptırım riskinin olmaması da TCMB’nin faiz indirim konusunda elini rahatlatacaktır. Yurtdışında Euro/Dolar paritesi 1.11’e kadar geriledi. Avrupa’da işler oldukça kötüye gidiyor. Makro veriler zayıf. Diğer yandan ABD ekonomisi güçlü kalmaya devam ediyor. Bu durum pariteyi baskılıyor. Paritenin baskı altında kalması doların küresel bazda güçlü kalmasını sağlayacaktır. Burada kritik nokta 31 Temmuz Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı olacak. 25 baz puan indirim fiyatlandı. Böyle bir indirimde piyasada önemli bir hareket oluşmaz. Faiz indirimi olmaması dolara sert değer kazandıracakken, 50 baz puan indirim durumunda ise dolarda hızlı değer kayıpları görebiliriz. 

Dolar/TL’de önemli teknik seviyeler etrafında hareketler görüyoruz. 5.60 TL civarı kur için önemli destek bölgesi. Orta-uzun vade alım fırsatı için ön planda kalmaya devam edebilir. Yukarıda ise 5.78 TL kritik direnç noktası. Faiz indirim kararı sonrası bu eşik test edildi ancak geçilemedi. Bu nedenle 5.78 TL geçilmeden TL tarafında ekstra bir zayıflık oluşmayacaktır. 

Enver Erkan - GCM Yatırım Menkul Değerler Ekonomisti

Merkez Bankası, yeni Başkan Sn. Murat Uysal’ın ilk PPK toplantısında bir hafta vadeli repo faiz oranını 425 baz puan ile yüzde 19,75’e düşürerek konsensüs tahminlerinin ve bizim tahminimiz olan yüzde 21.5’in ötesine geçti. Merkez Bankası’nın piyasa beklentisi ötesine geçen faiz indiriminin TL başta olmak üzere Türk varlıkları tarafında olumlu yansımaları olduğun görüyoruz. Ortaya çıkan bu resim piyasanın 400 baz puan civarında bir faiz indirimi beklentisi önden satın almış olduğunu ve buna hazır olduğunu da göstermektedir.

Enflasyonda yüzde 15’lere gelen düşüş ile Türkiye’nin yüzde 8 üzerinde reel faiz vererek emsal piyasalarının çok önünde bu ligde lider durumda olması, Fed ve ECB gibi büyük merkez bankalarından beklenen gevşeme politikalarının küresel faizleri düşürüyor olması gibi etmenler Merkez Bankası’nın faiz indirimi için gerekli fırsatı ona vermekteydi. Buna Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomik canlanma için faizlerde daha hızlı indirim gerektiğine dair talep ve söylemleri ile akabinde olan gelişmeler, piyasanın Sn. Çetinkaya dönemindeki faiz beklentilerini, daha hızlı bir faiz indirim beklentisine doğru revize etmesini beraberinde getirdi.

Şu anda enflasyonda önümüzdeki aylarda (ağustos, eylül, ekim) işlemesi beklenen baz etkisi ile beraber matematiksel anlamda geri çekilme, bu beklentiyi bozacak bazı faktörler söz konusu olmazsa, devam edecek ve eylül – ekim dönemlerinde dibi göreceğiz. Küresel merkez bankalarının faiz indirme ve parasal genişleme yapma beklentileri de bu noktada bize yardımcı olacak etmenlerden olabilir, bu bağlamda Fed’in de adımlarını dikkatle izlemek gerekir. Ancak görünen şu ki, Merkez Bankası faiz indirmeye devam edecek görünüyor. Bir sonraki toplantı 12 Eylül’de, eylül ve ekim enflasyonu beklentileri de dikkate alındığında faizde indirim döngüsü devam ettirilecektir. Reel faiz faktörüne de baktığımızda yüzde 4’ler üzerinde oluşacak reel faiz yine hareket alanı tanıyor görünüyor.

31 Temmuz’da Enflasyon Raporu’nda Merkez Bankası’nın bir önceki raporda ilan ettiği yılsonu enflasyon tahmini olan yüzde 14,6’yı revize etme olasılığı bulunuyor. Bu da, Merkez Bankası’nın faiz oranlarında varış noktası hakkında piyasalara oldukça net bir fikir verecektir. Merkez Bankası’nın 425 baz puanlık faiz indirimi ile geçen sene yapmış olduğu 625 baz puanlık sıkılaştırmanın geri dönüşünde 200 baz puanlık bir yer kalmış oldu. 31 Temmuz’da Enflasyon Raporu’nda Sn. Uysal’ın Merkez Bankası’nın para politikasının ulaşabileceği noktalar konusunda piyasalara vereceği mesaj ve enflasyon tahminlerindeki revizyonlar yılsonuna kadar ne kadar faiz indirimi olacağı konusunda fikirlerin oluşmasını sağlayacaktır. Bu bakımdan gelecek haftaki Enflasyon Raporu sunumunu izleyeceğiz.

Dr. Beyhan İncekara – Ekonomist

Piyasa gerek tüketici tarafı, üretici tarafı ve ekonomideki bütün parametreler faiz kararına odaklanmıştı. Önce FED'den gelen faiz indirimi alındı. Ardından Merkez Bankası'nın indirimini tahmin ediyorduk. Beklentimizin üzerinde bir faiz indirimi gerçekleşti. Buna gerekçe olarak enflasyonda yavaş yavaş toparlanma süreci gösterildi. Enflasyon oranlarına baktığımızda iyileşme trendine girmiş olması, biraz daha merkez bankasını faiz indirimi konusunda yüksek oranda indirim yapmasına sebep oldu. Yıl sonunda enflasyonun daha da düşeceği görüşü savunuldu.

Faiz oranları indirimleri, FED'in indirimlerine eşlik edilecekti ama yurt içi talebin canlandırılması açısından bu faiz indiriminin olumlu etkisinin olacağı düşünülüyor. Kurda ufak bir yükseliş başladı ama bu yükselişin çok devam edeceğini düşünmüyoruz. Merkez Bankası'nın faiz indirimi ve hangi oranda faiz indirimi yaptığından ziyade piyasalara nasıl mesaj verdiği önemli. Mutlaka güvenin aşılanması oldukça önemli. Enflasyona olumlu düzeyde yansıyacağını düşünüyoruz.

Gizem Öztoç Altınsaç - Özyeğin Üniversitesi

Kredi faizlerinde aşağıya geliş oldu. Mevduat faizinde de aşağı iniş oldu. Muhtemelen 100'er baz puan daha gevşeme görülebilir. Kredi faizleri de kademeli olarak düşecektir. Birebir yansıması beklenmiyor. Faizin nereye kadar düşeceğine izin verilecek kısmı önemli. Kasım aralık ve ocakta yüzde 12-13'lerde faiz göreceğiz. Parasal bir gevşeme, daha fazla faiz indirimi görürsek bu sefer enflasyonu yine düşüremeyeceğiz. Yine faizlerin düştüğü, kredi faizlerine de yansıdığı bir dönem göreceğiz. 3 puan bir gevşeme şimdiden oldu, mevduatta da 200 baz puan gevşeme söz konusu. Biz çok şanslı bir dönemdeyiz. Majör merkez bankaları gevşemeye devam edecek. Merkez Bankası'nın raporunu bu kadar açık paylaşmasını önemli görüyorum. Daha önceden raporu bu kadar açık göremiyorduk. Ancak bu toplantının yansıtılmasını, iletişim açısından önemli görüyorum. Çok hızlı gitmiyor olması gerektiğini düşünüyorum.

 

 

 

 

ANYanıtlamak veya İletmek için buraya tıklayın