Lübnan’da hükümet yeniden toplanıyor

Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri, ülkede yaşanan siyasi gerginlik nedeniyle ertelenen Bakanlar Kurulu toplantısını bugün yapmayı planlıyor.

Lübnan’da hükümet yeniden toplanıyor

30 Haziran’da Mülteci İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Salih Garib’in konvoyunu hedef alan saldırıdan 40 gün sonra gerçekleşecek olan toplantının gergin geçmesi bekleniyor.

AA’nın Beyrut kaynaklarından elde edinilen bilgilere göre, bir süredir siyasi gerginliğin hakim olduğu ülkede Cumhurbaşkanı Mişel Avn, 30 Haziran'da Mülteci İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Salih Garib'in konvoyunu hedef alan silahlı saldırı sonrası birbirlerine karşılıklı suçlamalar yönelten Dürzi İlerlemeci Sosyalist Partisi lideri Velid Canbolat ile Dürzi Demokrasi Partisi lideri Talal Arslan arasında bir "sulh toplantısına" ev sahipliği yaptı.

Başkent Beyrut'taki Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen toplantıya Dürzi liderlerin yanı sıra Başbakan Hariri ile Meclis Başkanı Nebih Berri de katıldı.

Hariri, toplantı sonrası gazetecilere yaptığı açıklamada, 30 Haziran'da Dürzilerin çoğunlukta yaşadığı Cebel-i Lübnan'da vuku bulan olay nedeniyle oluşan anlaşmazlığın çözüldüğünü ve ülkenin çıkarları için bugünden itibaren yeni bir sayfa açacaklarını ifade etti.

Cebel-i Lübnan'ın Aley bölgesinde yaşanan olayın askeri yargıya bırakıldığını kaydeden Hariri, Bakanlar Kurulunun askeri yargının gerçekleştireceği soruşturma neticesine göre bir karar alacağını dile getirdi.

Hariri, olayın yaşandığı 30 Haziran'dan bu yana gerçekleştirilemeyen Bakanlar Kurulu toplantısının, Baabda Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda yapılacağını belirtti.

Meclis Başkanı Berri ise Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda gerçekleşen bugünkü toplantıyı "başarı" olarak değerlendirdi.

Bakan Garib'in konvoyu, 30 Haziran'da Hizbullah'ın siyasi müttefiki olan Hristiyan Özgür Yurtseverler Hareketi lideri ve Dışişleri Bakanı Cibran Basil'in protesto edildiği Aley bölgesinden geçişi sırasında silahlı saldırıya uğramıştı. Saldırıda, Garib'in koruma ekibinde bulunan 2 kişi hayatını kaybetmişti.

Olayla ilgili Garib ve partisinin suçlamalarına maruz kalan Velid Canbolat liderliğindeki Dürzi İlerlemeci Sosyalist Partisi, yargıya müdahale edildiğini öne sürüyordu.

Lübnan’da istikrar neden sağlanamıyor?

1990 yılından bu yana Lübnan’da yaşanan istikrarsızlığın en büyük nedenlerinden biri paylaşımdaki adaletsizlik ve azınlık konumunda olan Hristiyanların ülke yönetiminde kilit noktada bulunmalarıdır. O yıllarda General Mişel Avn, 1989 yılında Suudi Arabistan’ın Taif kentinde imzalanan ve Taif Anlaşması adı verilen “Ulusal Uzlaşma Anlaşması”nı ve bundan kaynaklanan Lübnan meşruiyetini tanımayı reddetmişti.

O dönem üç gayrimüslim bakandan oluşan bir “askeri hükümet” in başkanlığını yürüten Avn, kendisinin karşı çıktığı tüm “ulusal uzlaşıların” geçersiz olduğunu, zira bu uzlaşıların Suriye/Esat rejiminin egemenliği altında ve uluslararası-bölgesel pazarlıklar çerçevesinde gerçekleştirildiğini düşünüyordu.

Avn ayrıca, (1975’te patlak veren ve 1990’a kadar devam eden) Lübnan iç savaşının nedenlerini ortadan kaldırmayı amaçlayan ve kapsamlı anayasal değişiklikleri içeren Taif Anlaşmasının özüne de itiraz ediyordu.

Bu değişikliklerin ruhunda, Müslümanlardaki aldatılmışlık duygusunu ve Hristiyanlardaki korku hissini ortadan kaldırmak olduğu bilinmektedir.

Gerçekten de, parlamentodaki Hristiyan ve Müslüman kesimler arasındaki sandalye dağılımında adalet sağlanmış oldu (Önceden Hristiyanlar 6’ya 5 şeklinde çoğunluğa sahipti).

Yetkiler yeniden dağıtıldı ve iktidardaki mevki sahiplerinin yetki alanları yeniden belirlendi; Örneğin, Marunî Hristiyan Cumhurbaşkanı’nın mutlak yetkileri kısıtlandı ve bir kısmı Bakanlar Kuruluna devredildi. Yani Sünni Müslüman Başbakan sembolik bir bakan olmaktan çıkarıldı, yönetimin büyük bir ortağı haline getirildi.

Şii Müslümanların başkanlığını yaptığı Temsilciler Meclisi güçlendirildi, Meclis Başkanı görev süresi için seçilmeye başlandı ve seçimin yıllık olarak yenilenmesini öngören yasa iptal edildi.

Avn ve destekçilerinin “Hristiyanların sahip oldukları haklarının azaltılması” olarak gördükleri bu değişiklikler, onlara da birçok avantajlar sağlamıştır.

Bunlardan en önemlisi, teamül gereği gerçekleştirilen güç kotalarının dağılımı yazılı metinlere dökülmüştür. Her ne kadar Cumhurbaşkanının yetkileri azaltılmış ve parlamentoda Müslümanların sandalye sayısı artırılmış olsa da -Müslümanların gerçek nüfus oranlarının Müslümanların lehine % 60’a % 40 olduğunu iddia edenler olmasına rağmen- kilit makamların çoğu Hristiyanlara tahsis edilmiştir. Ordu Komutanı, Merkez Bankası Başkanı ve Yüksek Yargı Konseyi Başkanı bunlardan bazılarıdır.

Lübnan’ın hassas denklemlerini belirleyen Taif Anlaşması’nı, Lübnan iç savaşında en büyük Hristiyan güç olan ve “Lübnan Kuvvetleri” Komutanı olan Semir Caca ve Maruni Patriği Nasrallah Sfeir onayladı; ancak Avn bu anlaşmayı açıkça reddetti ve savaşmayı tercih etti.

Taif Anlaşması, Esat rejimi ve Tahran’ın kurduğu ancak Şam’ın himaye ettiği Hizbullah tarafından da kabul edildi, ancak gizliden gizliye de anlaşmanın altı oyulmaya çalışıldı. Örneğin Hizbullah’ın çıkarlarına aykırı görülen maddelerin uygulamaya konması dolaylı olarak engellendi.

Sonraki yıllarda, Lübnan’daki Suriye askeri varlığının sona ermesi, Lübnan Başbakanı Refik Hariri’nin 2005 yılında suikasta uğramasının ardından gelebildi. Suikast, Lübnan halkının dayanışmasına neden oldu ve bu da Şam kuvvetlerinin çekilmesi için de bir baskı unsuru haline geldi. Ama aynı zamanda en az bunun kadar önemli iki başka olayı da netice verdi:

Birincisi, Lübnan’da Hizbullah ve onu destekleyen İran’ın rolü ve etkisinin ortaya çıkması.

Diğeri ise, Avn’ın, Şam ve Tahran ile bir “anlaşma” yaparak sürgünden dönmesiydi. Bu iki olay Lübnan siyasetinin belirlenmesinde önemli rol oynayacaktı.

90’lardan bugüne uzanan siyasi gerginliklerin ve tarafların denge siyasetinin hala bir dengeye oturamamış olması mevcut istikrarsızlığı ve Arap Baharı’ndan sonra meydana gelen bölgedeki siyasi ortamı birlikte düşündüğümüzde, Lübnan’ı, önümüzdeki günlerde, zorlu mücadele süreçlerinin beklediği kuvvetle muhtemel.