Libya’nın zengin topraklarından Yahudiler de hak talep etti

Savaşın durdurulmasına bir çözüm üretmekte pasif kalan Birleşmiş Milletler’in Libya Özel Temsilcisi Selame, Londra’da Libya Yahudileri Birliği Başkanı Luzon ile ilginç bir toplantı gerçekleştirdi. Libya Yahudileri, BM’den ne talep etti? BM Libya Özel Temsilcisi Selame, Yahudiler’e ne söz verdi? Yahudiler, toprak veya tazminat ile yetinecek mi, Libya yeni bir Filistin olur mu?

BM Birleşmiş Milletler’in (BM) Libya Özel Temsilcisi Gassan Selame ve yardımcısı Stephanie Williams, Londra’da Libya Yahudileri Birliği Başkanı Rafael Luzon görüşürken, bu buluşma Libya’da yeni senaryoları akıllara getirdi.

Selame’nin görüşme sırasında Luzon’a, “65 yıldır yerinden edilmiş Libyalı Yahudi sınıfın, birkaç gün içerisinde başlayacak olan Cenevre siyasi diyaloğuna katılması sözü verdiği” iddiası dünya kamuoyunu şaşırttı.

Libya Yahudiler Birliği Başkanı Rafael Luzon, sosyal medyadan yaptığı duyuruda, "Sonunda… Libya’daki Yahudiler’in resmi bir temsilcisi olan Libya Yahudileri Birliği’nin ülkenin birliği ve barışı ile ilgili önümüzdeki süreçte yapılacak toplantılara resmi olarak katılımı kabul görmüştür" ifadelerine yer verdi.

Luzon’un Selame ve yardımcısıyla görüşmesine ilişkin çok sayıda görüntü de yayınlarken, "Görüşmede, başta Libyalı Yahudi toplumu olmak üzere, ülkemizin genel olarak tanık olduğu acılar, insan ve toplumsal haklarını geri kazanma mücadelesi hakkında konuştuk" dedi.

Geçtiğimiz günlerde Rafael Luzon, Selame’nin Libya’daki Yahudi azınlığın bir temsilcisi olarak Cenevre görüşmelerine katılım hususunda uzlaşı sağlamaması halinde açlık grevi düzenleme tehdidinde bulunmuştu.

Luzon’un çağrısına yanıt gelene ve Selame ile görüşme gerçekleşene kadar, sosyal medya organlarında "Luzon sana sesleniyor Selame" başlıklı bir hashtag kampanyası başlatıldı.

Selame-Luzon görüşmesine çok sayıda eleştiri yapılırken, Gassan Selame’nin Libya Yahudi toplumuna “Cenevre diyaloğuna katılma” taahhüdü vermesi tartışmalara yol açtı.

Twitter üzerinden yapılan bir kamuoyu anketine katılanların yüzde 81’i, Yahudi toplumunu Libya denkleminde hem Cenevre hem de diğer çözüm arayışları içerisinde görmek istemediklerini bildirdi.

SELAME’NİN TEHDİT ALTINDA OLDUĞU İDDİASI

Libyalılar’ın bir bölümü, Selame’nin aleni olmayan tehditler dolayısıyla Londra’ya giderek, Luzon ile görüşmek zorunda kaldığına inanıyor.

Luzon-Selame görüşmesi, “Selame, evi yıkılan ve ailesi yerinden edilen bir göçmen Libyalı ile görüşecek mi? Ya da okula gitmesi engellenen ve arkadaşı öldürülen bir Libyalı çocukla görüşecek mi? Libya toplantılarına katılmak veya en azından dava açmak için vaatte bulunmak üzere onlarla bir araya gelecek mi? Yoksa bu taleplerin yerine getirilmesi için başka güçlere mi ihtiyaç duyuluyor?” şeklinde tepki aldı.

Selame’nin Luzon’un tepkisinden sonra hemen görüşmeye koşması, diğer Libyalı tarafların taleplerinin görmezden gelinmesinin de Birleşmiş Milletler veya onun bir temsilcisinin Libya’daki iç savaşa bakış açısını göstermesi açısından eleştirildi.

LİBYA’DAKİ YAHUDİLER’İN TARİHİ

Libyalı Yahudiler’in geçen yüzyıldan başlayarak el-Hara isimli özel mahallelerde ikamet ettikleri biliniyor.

Libya’daki Yahudiler, 1948 ve 1967 yılları arasında farklı aşamalarda Arap-İsrail savaşlarının bir sonucu olarak İtalya, İsrail gibi birçok ülkeye göç etti.

1964 yılında Libya’daki nüfusu 38 bin olan Yahudiler’den en sonuncusunun 2002 tarihinde öldüğü kaynaklarda yer alıyor. Arap-İsrail savaşları sırasında Yahudiler’in Libya’dan ayrılması, sınır dışı edilmelerinden kaynaklanmıyor. Yahudi toplumunun önderleri, toplu şekilde ayrılma kararını kendileri verdi.

Yahudi toplumunun Libya’ya geri dönüş meselesi, Muammer Kaddafi’nin yönetimde olduğu sırada 2000’li yılların başında başladı. Bazı Yahudiler Libya’ya dönmek isterken, bazıları da orada bıraktıkları mallar nedeniyle tazminat talep ediyordu.

Bizzat Kaddafi’nin de görüşmelere katıldığı müzakerelerden bir sonuç alınamazken, 2011 yılında Kaddafi’nin öldürülmesine yol açan Arap Baharı sonrası Yahudiler, daha önce açıkladıkları hakları Libya’dan yeniden istemeye başladılar.

TOPRAK VEYA TAZMİNAT İLE YETİNECEKLER Mİ?

Bugün iç savaşın eşiğindeki, uluslararası kuruluşların bir çözüm üretemediği Libya sorunu, Yahudiler’in en az 53 yıl önce sona eren hakları dolayısıyla bugün daha da çatallaştı.

Meşru olarak tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) saldıran Hafter’e karşı bir yaptırım uygulayamayan Birleşmiş Milletler, arkasındaki lobi sayesinde Yahudiler’in ülkeye geri dönmesi veya tazminat almasının önünü kesinlikle açacaktır.

Kurulduğu günden beri Filistin’i işgal ederek, Müslümanlar’ın yaşama hakkını elinden almaya çalışan Siyonist zihniyet, gelecekte belki de yeni işgal toprakları olarak Libya’yı görüyor olabilir. Bunun için de sadece Libyalı Yahudiler’in değil, dünyanın çeşitli ülkelerindeki diğer Yahudiler’i de buraya toplamaya çalışabilirler.