Libya’da neler oluyor?

2011’den bu yana iç savaşın yaşandığı Libya’da, Ulusal Mutabakat Hükümeti(UMH) ile General Hafter’e bağlı güçler arasındaki çatışmalar sürüyor. UMH hükümeti, Hafter güçlerine verdiği destekten dolayı BAE’yi Birleşmiş Milletler’e şikayet ederken, BAE ise Hafter güçlerine desteğini sürdürüyor.

Libya’da neler oluyor?

Libya’nın doğu kesiminde kontrolü sağlayan silahlı General Hafter’in sözcüsü Ahmed el-Mismari geçtiğimiz günlerde Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bir basın toplantısı düzenledi. Birtakım açıklamalarda bulunan Mismari, 4 Nisan’da başlatmış oldukları Trablus saldırılarında BAE’nin kendilerine destek verdiğinin ve bu desteğin devam edeceğinin sinyallerini verdi. Abu Dabi yönetiminin kendilerine olan desteği ile Trablus’u UMH hükümetinden geri alacaklarını belirten Mismari, bu savaşın diplomasi ile değil silah ile sonuçlacağını söyledi. Mismari, “Trablus savaşı son safhalarında. Silahlar konuştuğunda diplomasi susar. Diyalog masasına dönmenin zamanı geride kaldı. Güvenliği sağlamak ve kanunları uygulamak için en iyi çözüm askeri çözümdür” şeklinde konuştu.

Libya’dan BAE’ye tepki geldi

General Hafter’in sözcüsü Ahmed el-Mismari’nin BAE’nin başkenti Abu Dabi’de basın toplantısı gerçekleştirmesi ve savaşa devam sinyali vermesinin ardından Libya Devlet Yüksek Konseyi ve Adalet ve Bina Partisi’nden BAE’ye tepki geldi. Libya Devlet Yüksek Konseyi’nden yapılan açıklamada, “BAE’nin, Libya’daki demokrasi sürecini devirmek için savaş başlatan yasa dışı askeri oluşumların basın toplantısı düzenlemesine izin vermesi, ülkemizdeki savaşın körüklenmesini işine karıştığının başka bir kanıtıdır” ifadeleri kullanıldı. Adalet ve Bina Partisi tarafından yapılan açıklamada ise; BAE yönetimi ülkedeki meşru hükümete darbe yapmak ile suçlanırken, BAE tarafından General Hafter’e verilen bu desteğin Libya’nın iç işlerine karışılmasının delili olduğu belirtildi. Parti Başkanı Muhammed Savvan, “BAE’nin bu tutumu ülkemizin işlerine müdahelesinin boyutunu ve devletlerin egemenliğinin ihlalini açık bir şekilde gösteriyor” ifadelerini kullandı. Ayrıca uluslararası topluma da BAE’nin bu girişimlerine karşılık verilmesi yolunda çağrıda bulundu.

Libya’da meşru hükümet olarak nitelendirilen Ulusal Mutabakat Hükümeti ise bu olayı BMGK’ya taşıdı. Birleşik Arap Emirlikleri’ni, “Düşmanlık ve meşru hükümete yönelik darbeye destek verme” ile suçlayan UMH, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne(BMGK) şikayette bulundu. Ulusal Mutabakat Hükümeti Dışişleri Bakanlığı’nın sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, “BAE’nin BMGK’nin kararlarına aykırı şekilde hareket ettiği ve meşru hükümete yönelik darbeye destek verdiği” yazılan mektubun BMGK’ya sunulduğu duyuruldu. Açıklamada, Trablus’a gerçekleştirilen saldırıların ahlaki ve kanuni sorumluluğunun BAE’ye ait olduğu belirtilirken, Abu Dabi yönetiminin bu saldırıları kışkırtması sert bir şekilde kınandı.

UMH hükümeti Trablus’un güneyinde etkisini artırıyor

UMH birliklerine ait Saha Operasyonları Odası Komutanı Tümgeneral Ahmed Buşahme, bir yazılı açıklama yaparak Trablus’taki son gelişmeler hakkında değerlendirmelerde bulundu. Buşahme, General Hafter’i destekleyen BAE’nin, Trablus’un güneyine İnsansız Hava Araçları ile yoğun bombardıman gerçekleştirmesi sonucu UMH Birliklerinin bu bölgedeki girişimlerini artırdığını ve konumlarını güçlendirdiğini söyledi. Ayrıca Burkan el-Gadap Operasyonu Enformasyon Merkezi de UMH birliklerinin Hafter’e bağlı güçlere yönelik 5 saldırı gerçekleştirdiğini duyurdu. Bu hava saldırılarında Trablus’a rastgele saldırı düzenleyen obüsler, Kasr bin Gaşir’deki ağır silahlar, Sık es-Sebt’te bulunan Hafter güçlerine ait bir operasyon odası gibi yerlerin vurulduğu açıklandı. Ayrıca El-Hira bölgesinde Hafter güçlerine ait Grad füzesi, havan topu ve askeri teçhizatın ele geçirildiği kaydedildi. 

Peki Libya’da ne olacak?

2011 yılında Kaddafi’nin devrilmesinin ardından bir türlü istikrar sağlanamayan Libya’da, toprak paylaşımı ve hükümet krizi sürüyor. Ülkede Trablus ve Tobruk merkezli iki hükümet bulunurken, iki hükümet de dış ülkelerden destek ve yardım alıyor. Bir tarafta Kaddafi zamanında askerlik yapmış ve daha sonrasında Amerika’ya sığınarak Kaddafi karşıtı girişimlerde bulunmuş General Hafter bulunurken, diğer tarafta Ulusal Mutabakat Hükümeti bulunuyor. Hafter güçleri ülkenin doğusunda kalan yerleri kontrolü altında tutarken, UMH hükümeti ise başkent Trablus ve Libya’nın batı kesiminde kontrölü elinde bulunduruyor. 4 Nisan’da General Hafter güçleri Başkent Trablus’u ele geçirmek için kapsamlı bir operasyon başlatırken, UMH hükümeti bu saldırılara karşılık Burkan el-Gadap operasyonunu başlatmıştı. General Hafter güçleri operasyonlarda istediği başarıyı yakalayamazken, sürekli olarak Libya’daki Mitiga Havalimanı’nı bombalıyor. UMH hükümeti ise buradaki hakimiyeti Hafter güçlerine vermemek için mücadelesini sürdürüyor. General Hafter güçleri Suudi Arabistan, BAE, Mısır ve Fransa gibi ülkelerden destek görürken, UMH birlikleri ise Türkiye, Katar gibi ülkelerin yanı sıra BM ve AB kuruluşları tarafından meşru olarak görülüyor. Mısır, BAE ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin General Hafter güçlerine destek vermesinin altında ideolojik nedenler yatarken, Fransa gibi ülkelerin Hafter’i desteklemesinin altında “İslamafobiye karşı savaşıyor” algısı bulunuyor. Müslüman Kardeşler Örgütü’nü terör örgütü listesine alan Suudi Arabistan, Mısır ve BAE gibi ülkeler, UMH birliklerinin Müslüman Kardeşler ideolojisine sahip olduklarını düşündükleri için Hafter’e olan desteğini günden güne artırıyor.

BAE’nin başkenti Abu Dabi’nin, Hafter sözcüsünün basın toplantısına ev sahipliği yapması, BAE İHA’larının Trablus’a yoğun bombardıman gerçekleştirmesi, UMH güçlerinin BAE’yi meşru hükümete darbe yapmakla suçlaması ve konuyu Birleşmiş Milletler’e götürmesi, Birleşmiş Milletler Libya Temsilcisinden gelen BAE karşıtı açıklamalar, UMH hükümetinin Trablus’ta mevzilerini daha da güçlendireceğini söylemesi bölgedeki gerilimin önümüzdeki günlerde tırmanacağını gösteriyor.