Libya'da gerilim bölgesel savaşa dönüşür mü?

Libya Ulusal Mutabakat Hükümetine desteğini sürdüren ve her geçen gün bölgedeki hakimiyetini arttırmaya devam eden Türkiye’ye yönelik uluslararası baskılar artıyor. Avrupalı güçler Türkiye’yi neden rakip olarak görüyor? Askeri restleşmelerin sonu nereye varır?

Muammer Kaddafi'nin devrilmesinin ardından istikrarın bir türlü sağlanamadığı Libya’da, Türkiye’nin Ulusal Mutabakat Hükümet’ni (UMH) destekleme kararıyla bölgedeki şartlar bir anda değişti. BM’nin desteklediği, Başbakan Fayiz Serrac’ın temsil ettiği UMH, kısa süre içinde ciddi bir ilerleme kaydetti.

Libya’daki kanlı savaşın baş aktörü olan Generel Halife Hafter’in elindeki stratejik noktaları kaybetmeye başlamasıyla, küresel ve bölgesel güçler Türkiye’nin varlığından rahatsızlık duymaya başladı. Fransa, Ankara’ya karşı tavrını sertleştirip, Avrupa Birliği’ni de Türkiye üzerinde baskıyı artırmak için harekete geçirdi. Rusya’nın Libya’da savaş uçaklarını konuşlandırması ve hava üstünlüğünü ele geçirmeye dönük adımlar atması ise gerilimi daha da yükseltti. Mısır’ın son uyarıları ise bugüne kadar "vekalet savaşları” şeklinde süren mücadelenin, bölgesel bir savaşa dönüşmesi tehlikesini artırdı. 

Özellikle Türkiye ile Rusya arasında ateşkes görüşmeleri sürüyor ancak bölgede kalıcı bir ateşkes kararına varılmadığı sürece, askeri üstünlük için yürütülen silahlı mücadelenin şiddetlenerek yayılmasından endişe ediliyor.

GERİLİM TIRMANIYOR

Bölgede yaşanan son gelişmeleri değerlendiren uzmanlar, Libya’daki gerilimin tehlikeli bir sürecin içine girmeye neden olabileceği görüşünde. Son bir haftada yaşanan gelişmeler bu tırmanışı gözler önüne seriyor. Cumartesi günü, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler’in Libya ziyaretinden sonra, UMH’nin Mayıs ayında ele geçirdiği Vatiyye askeri üssü “kimliği belirsiz savaş uçakları” tarafından hedef alındı. Türkiye’nin gönderdiği hava savunma sistemleri vuruldu. 

Bu saldırıdan bir gün sonra, Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Twitter üzerinden, halen Hafter güçlerindeki Cufra ile ilgili olarak “Hedefteki Hava Üssü Cufra” paylaşımını yaptı. Paylaşımda Cufra’nın Sirte ile birlikte “yeni askeri hedef olarak“ belirlendiğine, bu bölgedeki “Hafter unsurlarının temizleneceğine” işaret edildi, Rusya’nın son hamleleri ile Mısır’ın "kırmızı çizgi” açıklamasına rağmen geri adım atılmayacağı mesajı verildi. 

Salı günü ise Ulusal Mutabakat Hükümeti, SİHA’larla düzenlenen operasyonda Cufra’da bulunan ve Rus paralı asker grubu Wagner’e ait olan Pantsir hava savunma sisteminin imha edildiğini duyurdu. Operasyonda 3 paralı askerin öldürüldüğü, 7’sinin yaralandığı kaydedildi. Bu gelişmeler uluslararası basında geniş yer bulurken, birçok uzman Ulusal Mutabakat Hükümeti’ni destekleyen Türkiye ile Hafter’i destekleyen Rusya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa’nın doğrudan karşı karşıya gelebileceği yorumlarını yapmaya başladı. 

LİBYA’DA KRİTİK GÜNLER

Türkiye’nin bölgedeki üstünlüğünden ve Doğu Akdeniz’de askeri güç bulundurarak, enerji geçişlerini kontrol edebilir hale gelmesinden, göçmen akışlarını etkileyebilmesinden endişe eden güçler Ankara’nın Libya’daki varlığını bir tehdit olarak görüyor. Fransa ile Türkiye arasında son haftalarda gerilim giderek artarken, Avrupa’nın bir diğer önemli ülkesi Almanya, AB dönem başkanlığı döneminde krizin daha da derinleşmesini ve kontrolden çıkmasını önlemeye çalışıyor. 

Türkiye ile iplerin kopmasını istemeyen Almanya, Ankara’nın Fayiz es-Serrac hükümeti üzerinde etkisini kullanmasını sağlayarak, Libya’da çatışmaların durmasını ve siyasi çözüm sürecinin yeniden başlatılmasını hedefliyor. Ancak gerek Fransa, gerekse AB üyeleri Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Türkiye’ye karşı daha sert adımlar atılması talepleri, zorlu bir sürece işaret ediyor. Türkiye’ye, Doğu Akdeniz ve Libya’daki tek taraflı askeri hamleleri nedeniyle yaptırım uygulanması çağrılarının üye ülkeler arasında destek bulup bulmayacağı belirsizliğini koruyor. 

LİBYA FİİLEN BÖLÜNEBİLİR

Stratejistlere göre Türkiye, tüm artan uluslararası baskılara ve Sirte’deki direnişe rağmen geri adım atmayacak. Ayrıca Türkiye, Libya'da ateşkes için artık Hafter’in muhatap olamayacağına, Trablus hükümetinin muhatabının Tobruk Temsilciler Meclisi'nin Başkanı Akile Salih olabileceğine işaret ediyor. Uzmanlar, kalıcı bir ateşkes ihtimalinin oldukça zor göründüğü Libya’da Hafter’in buna karşı gücünün yettiğince direneceğine dikkat çekti.