Libya ateşkes sürecine nasıl giriyor?

Arap Baharı’nın ikinci durağı olan Libya’da çıkan iç savaş sonrasında devrilen Muhammer Kaddafi’nin ardından ülkede sular durulmadı. Pek çok ülkenin ve Rusya’nın desteğini alan Hafter, Türkiye tarafından desteklenen resmi hükümet olan UMH’ye karşı ilerleyişini sürdürürken, Ankara-Kremlin taraflara 12 Ocak’ta ateşkes ilan etmeleri çağrısında bulundu. Fakat neden 12 Ocak seçildi? Tarafların destekleyicileri kimler? 12 Ocak’a kadar beklenmesinin sebebi sadece diplomatik zeminin oluşturulması mı?

Uluslararası ’Turk Stream’, Türkçe adıyla ‘Türk Akım’ olarak bilinen doğalgaz boru hattının açılış hasebiyle Türkiye’ye gelen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme gerçekleştirdi. İkilinin görüşmesinin ardından ortak basın açıklaması yapan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov, “İki lider Libya’da, 12 Ocak gece yarısı 00:00’da ateşkes sağlanması için çağrıda bulunuyorlar ve ateşkesin sağlanması, kalıcı bir barışın Libya’da tesis edilmesi konusunda hem ortağımız Rusya ile hem de Libya’daki tüm taraflarla çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” dedi. 9-10 Ocak değilde neden 12 Ocak tarihi uygun görüldü? Darbeci Hafter’in ilerleyişinde son durum nedir?

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Putin’in ateşkes çağrısının ardından Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti, Misrata kentinde Darbeci Hafter tarafı ile ateşkes üzerine bir konferans gerçekleştirecek. 12 Ocak’ta yapılması planlanan ateşkes, Darbeci Hafter ve UMH tarafının Misrata kentinde gerçekleştirecekleri konferansa bağlı.

2011 yılında Libya’da patlak veren iç savaşta Libya lideri Muammer Kaddafi’nin devrilmesiyle adı duyulmaya başlanan Halife Hafter, Libya düzenli ordusunu kontrol altına alarak Libya’daki istikrarsızlığın bugüne kadar sürmesine neden oldu.

1980’li yılların sonlarına doğru Çad iç savaşında, dönemin Libya lideri Muammer Kaddafi adına savaşan Halife Hafter’in, burada esir düşmesinin ardından ordudaki görevine son verilmişti. Bu tarihte ABD Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) ile çalışmaya başlayan Hafter, beraberindeki adamları ile birlikte kurduğu Libya Kurtuluşu Ulusal Cephesi’yle (CIA destekli) Kaddafi’ye karşı isyan bayrağını çekti ama başarılı olamadı. Akabinde Libya’dan ayrılarak 24 yıllığına ABD’ye yerleşti. Ordu içerisinde kahraman olarak görülen Darbeci Hafter, 2011’da Kaddafi’nin devrilmesiyle birlikte Libya’ya geri döndü.

 

Libya’yanın yüz ölçümü olarak büyük çoğunluğunu elinde tutan Halife Hafter’in, komutasında 30 bin asker, 20 savaş uçağı, 20 saldırı uçağı, 27 askeri helikopter, 5 kargo uçağı, 530 zırhlı askeri araç, 300 tank, 1 fırkateyn ve 4 devriye gemisi bulunuyor. Ayrıca Darbeci Hafter’in arkasında Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan, Mısır, Rusya, açıktan olmasa da ABD’nin desteği var. Birleşmiş Milletler, Türkiye, Katar ve bazı Avrupa Birliği ülkeleri tarafından tanınan, desteklenen Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin kontrolünde ise düzensiz pek çok grubun oluşturduğu birlikler bulunuyor.

HAFTER’İN ELİNDEKİ BÖLGELER

Trablus merkezli meşru hükümet UMH’ye ve Halife Hafter’e neden 12 Ocak 00:00’da ateşkes çağrısında bulunuldu, Hafterin Libya’daki ilerleyişinde son durum nedir?

2011 yılında Libya’ya dönen Halife Hafter, bu tarihten sonra Birleşmiş Milletler tarafından tanınan UMH’ye karşı direnişe başladı. Zaman içerisinde kontrol alanlarını genişleten Darbeci Hafter, Misrata kentine ilerleyişini sürdürüyor. Resmi hükümet UMH’yi tamamen Trablus’a sıkıştırmayı amaçlayan Hafter, böylelikle UMH lideri Faiz es Serrac’ı ateşkese ve çekilmeye zorluyor.

Dünya Bankası verilerine göre yaklaşık 6,5 milyon nüfusa sahip olan Libya’da, nüfusun büyük çoğunluğunun (yaklaşık olarak 4 milyon) bulunduğu Misrata ve Trablus şehirleri UMH kontrolündeyken, diğer bölgeler Hafter’in kontrolünde.

 Birleşmiş Milletler’in, Libya’ya askeri yardımı yasaklayan yasa tasarısına rağmen Suudi Arabistan ve BAE’in ciddi oranda desteğini alan Hafter, her geçen gün kontrol alanlarını genişletiyor. Hafter en son UMH tarafından 2014 yılında DEAŞ’tan temizlenen Sirte kentini ele geçirerek Misrata’ya ilerlemeye başladı. Arkasındaki sınırsız gücü kullanan Hafter’in Sirte’yi ele geçirmesindeki bir diğer önemli etken UMH’nin altında birleşmiş olan selefi bazı grupların taraf değiştirmesidir.

Halife Hafter Trablus’a ilerleyişini sürdürürken, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 2 Ocak tarihinde Libya’ya asker göndermeyi onayladı. Bundan önce Libya UHM ile deniz yetki alanlarının sınırlandırmasını içeren bir mutabakata imza atan Türkiye, bölgeye asker gönderme kararı alarak Libya UMH ile imzaladığı mutabakatta kararlı olduğunu gösterdi.

27 Kasım 2019’da Türkiye, Doğu Akdeniz’deki çıkarları doğrultusunda Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılması ve güvenlik askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik mutabakat zabtı imzaladı. Dünya kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu girişimin ardından TBMM, 2 Ocak tarihinde Libya’ya asker göndermeyi onayladı.

TÜRKİYE’NİN DİPLOMASİSİ

Türkiye Doğu Akdeniz’de çıkarlarını korumaya yönelik inşaa ettiği stratejisi kapsamında UMH ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına, güvenlik ve askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik mutabakat zabtı imzaladı. Mutabakatın ardından ise TBMM, mutabakatın korunması için Libya tezkeresini onayladı. Dolayısıyla Doğu Akdeniz ve Libya politikalarında kararlı duruş sergileyen Türkiye, kendisinin müdahil olmadığı hiçbir çözüm tasarısının mümkün olmadığını da gösterdi.

Türk Akımı’nın açılış hasebiyle İstanbul’da Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelen Putin’in ikili görüşmesinin ardından yapılan açıklamada, iki lider Libya’ya ateşkes çağrısında bulundu.

Ortak ateşkes kararının açıklanması, Libya UMH’yi destekleyen Türkiye’nin, Hafter’e arka çıkan Rusya’nın aynı paydada birleştiklerini gösteriyor. Bu durum ikili ilişkilerde derinleştiğini, Rusya’nın, Libya UMH ile Türkiye arasında imzalanan mutabakata saygı duyduğunu ve kapalı kapılar ardında olsa da Hafter’e imzalanan mutabakatı dayatacağını gösterdi. Ateşkes yönünde çağrı yapıldı, fakat neden 12 Ocak ateşkes ilan tarihi olarak belirlendi?

NEDEN ATEŞKES TARİHİ OLARAK 12 OCAK BELİRLENDİ?

Türkiye ve Rusya’nın ateşkes çağrısının ardından Ankara’nın desteklediği Libya UMH tarafından olumlu açıklama gelirken, Kremlin tarafından desteklen Hafter’den olumlu veya olumsuz herhangi bir açıklama gelmedi. Bilakis 7 Ocak’ta Sirte kentini ele geçiren Hafter, ilerleyişini Misrata kentine doğru sürdürüyor ve bu durumda Rusya’nın Hafter’i ikna edemeyeceğini akıllara getiriyor. Nitekim 2 bin askerle Rusya Wagner ordusu üzerinden Hafter’e destek veriyor ve bu durum Libya’daki çatışmayı daha da derinleştiriyor.

Halife Hafter’in ateşkes çağrılarına olumlu veya olumsuz dönüş sağlamamasının başlıca nedeni ilerleyişindeki durumu gözlemlemektir. Nitekim Sirte’yi ele geçiren Hafter, Misrata’ya doğru ilerleyerek resmi UMH hükümetini Trablus’a sıkıştırıp çekilmeye zorlayarak ateşkesi kabul etmemeyi planlıyor. Fakat savaşmayacak olsa da Türk askerlerinin bölgede olması Hafter için caydırıcı bir unsurdur. Dolayısıyla Hafter Misrata’yı alamayacak olsa dahi sınırlarını 12 Ocak tarihine kadar zorlayacaktır.

Diğer taraftan taraflara 12 Ocak için ateşkes çağrısının yapılması taraflar arasında kopuk olan diyaloğun sağlanması ve tarafların bir araya gelerek ateşkes maddelerini görüşmesine zaman tanınmasıdır. Nitekim UMH kanadından yapılan açıklamada Hafter ile Misrata kentinde görüşüleceği belirtildi.

İstanbul Aydın Üniversitesi'nde Dr. Öğr. Üyesi Filiz Katman'dan açıklama

İstanbul Aydın Üniversitesi'nde Dr. Öğr. Üyesi Filiz Katman, ateşkes ilan tarihinin 12 Ocak olarak belirlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Filiz Katman, ateşkes ilan tarihinin 12 Ocak olarak belirlenmesindeki amacın Berlin Süreci'nin baltalanmasının önüne geçmek olduğunu belirtti.