Küresel ısınma korkutmaya devam ediyor

Dünyada son dönemde insan faaliyetleri ve hava sıcaklığının etkisiyle iklimde birtakım değişiklikler meydana geldi. Zamanla atmosferde artan sera gazları küresel ısınmanın ortaya çıkmasına neden oldu. Bilim insanları, küresel ısınmanın dünya üzerinde felakete varan etkiler yaratmaya başladığı konusunda uyarılar yapıyor. Küresel ısınma nedeniyle dünya genelinde milyonlarca kişinin, organlarının durmasına sebep olabilecek seviyede tehlikeli 'ısı stresine' maruz kalabileceği iddia edildi.

Dünya Meteoroloji Örgütü, 2020'den bu yıla kadar son 10 yılın dünya tarihinin en sıcak günleri olarak kayıtlara geçtiğini açıkladı. Buna ek olarak Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), ABD'nin Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi (NOAA) ve İngiltere Meteoroloji Dairesi'nin verileri kullanılarak yapılan hesaplamalarda da 2019 yılı 1850'den itibaren ölçülen en sıcak ikinci yıl oldu.

Dünya üzerinde insanların faaliyetleri nedeniyle karbondioksit emisyonları arttı ve bu da sıcaklıkları yukarı çekti. Bunun muhtemel sonuçları arasında sıra dışı iklim olaylarının yaşanması ve kutuplardaki buzun erimesi yer alıyor.

SICAK GÜN SAYISI ARTACAK

İngiltere Meteoroloji Ofisince yürütülen bir araştırmada gelecek yıllarda hissedilen sıcaklığın 32 derecenin üzerinde olduğu gün sayısının artacağına dair verilere ulaştıldığı belirtildi. Haberde, ısı stresinin bayılma, mide bulantısı ve kramp gibi belirtilerinin olduğu vurgulanırken, bunların görmezden gelinmesinin vücuttaki bazı organların durmasına yol açabileceği kaydedildi.

KOVİD-19'UN OLUMLU ETKİLERİNE RAĞMEN TEHDİT DEVAM EDİYOR

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının kısa vadeli olumlu etkisine rağmen küresel ısınma ve iklim değişikliği ekosistemi tehdit ederken, Çin açık arayla dünyada en fazla karbondioksit salımı yapan ülke olmaya devam ediyor. 

Karbondioksit salımı hedeflenen ölçüde düşürülmezse 2100 yılına kadar küresel sıcaklık 4 derece artabilecek. Artan sıcaklıklar kuraklık, seller, şiddetli kasırgalar, okyanus ve deniz suyu seviyelerinde yükselme ve buzulların erimesine neden oluyor, bu durum da ekosistemi ve içindeki canlıları tehdit ediyor.

 2070 YILINDA DÜNYA NÜFUSUNUN ÜÇTE BİRİ SAHRA SICAĞIYLA KARŞILACAK 

Sera gazı emisyonlarında azaltım gerçekleşmediği durumlarda, gezegendeki insanların üçte birine ev sahipliği yapan coğrafyanın, Sahra Çölü'nün en sıcak kesimlerinin şartlarına ulaşması öngörülüyor.

Çin, ABD ve Avrupa'daki bilim insanları tarafından gerçekleştirilen çalışmaya göre hızlı ısınma 3,5 milyar insanın 6 bin yıldır yaşadığı gerçeklikten farklı bir şekilde yaşayacağı anlamına geliyor.

2070 yılına gelindiğinde, gezegenin kara yüzeyinin yüzde 19'unun, Sahra Çölü koşullarında yaşıyor olabileceği kaydedildi..

İnsan nüfusunun büyük bölümü, ortalama yıllık sıcaklığın yaklaşık 11 ila 15 derece olduğu yerlerde yaşarken, daha az kısmı ortalama sıcaklığın yaklaşık 20 ila 25 dereceye ulaştığı bölgelerde bulunuyor.

Araştırmada, iklim değişikliğinin etkileri nedeniyle aşırı sıcaklık seviyelerine maruz kalan 3,5 milyar insanın bir bölümünün göç etmek isteyebileceği de belirtildi.

Bu konudaki tek çözümün, emisyonların azaltılması olduğunun altını çizildi.