Küresel ‘‘iflas’’ riski kapıya dayandı!

Uluslararası seyahati bitiren, üretim çarklarını durdurarak piyasalarda şok dalgalar yaşanmasına neden olan Covid-19 salgını, beklenen büyük krizin habercisi oldu. 2008 krizini önceden bilen ve ‘’kriz kahini’’ olarak anılan ekonomist Nouriel Roubini, küresel ekonomiye dair çarpıcı öngörülerde bulundu ve ikinci dalga gelmese dahi ‘Büyük Buhran’dan daha kötü olabilecek bir krizin kapıya dayandığını’ söyledi.

Fethiye Mutaf Narin/INTELL4

İlk kez Çin’in Wuhan kentinde tespit edilen Covid-19 virüsü kısa süre içinde tüm dünyaya yayılarak küresel bir pandemiye dönüştü. Uluslararası seyahati bitiren, üretim çarklarını durdurarak piyasalarda şok dalgalar yaşanmasına neden olan bu salgın, ekonomik açıdan daha büyük krizlerin habercisi haline geldi.

İşyerlerinin kapatılması, işsizliğin artması ve toplumsal hareketliliğin azalması ekonomik açıdan uzun zamandır görülmeyen istatistiklerin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. Ekonomistler, dünyanın en gelişmiş ülke ekonomilerinin bile kötüleşeceğini ortaya koyan açıklamalar yaparken veriler, küresel ekonominin bu yılın ilerleyen dönemlerinde daha da daralacağını söylüyor.

2008'de Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) başlayan küresel krizi tahmin eden ve "kriz kahini" olarak anılan Nouriel Roubini, dünyanın 1930’lardaki Büyük Buhran’dan bu yana en kötü ekonomik durgunlukla karşı karşıya olduğunu söyledi ve bu durumun küresel ekonomide 10 yıl sürecek bir buhrana neden olabileceğini öne sürdü.

New York Üniversitesi'nde profesör olarak görev yapan Roubini, salgından önce de küresel ekonomide kaygı verici, riskli bir takım eğilimler olduğuna dikkat çekti. İngiliz The Guardian gazetesine verdiği bir röportajda, 1929-1932 dönemindeki krize gönderme yaparak "daha büyük buhran kaçınılmaz" diyen kriz kahini, sert ve uzun süreli bir kriz anlamına gelen L şeklinde bir buhranın çok muhtemel olduğunu söyledi.

 

İKİNCİ DALGA OLMASA DA EKONOMİK KRİZ YAŞANACAK MI?

Koronavirüste ikinci dalga gelmemiş olsa dahi büyük bir ekonomik kriz yaşanacağını belirten ve bu krizin nedenlerini açıklayan ekonomist, açıkların borç ve iflas krizini arttırdığını, borçların sürdürülemez seviyelere ulaştığını ve bu durumun kitlesel iflaslara neden olabileceğini ifade etti.

Söz konusu durumun 2008 krizi sonrasında yaşanan hızlı toparlanmanın aksine uzun süreli olabileceği sinyallerini veren ekonomist, aynı zamanda gelişmiş ülkelerin sağlık yatırımlarını arttırması gerektiğinin altını çizdi ve bu ülkelerin çoğunluğunun yaşlı nüfus olması nedeniyle devletlerin sağlık giderlerini fonlamakta güçlük çekeceğini söyledi.

Ayrıca her geçen gün artan deflasyon ile birlikte, ikinci dalga riskinin yanı sıra petrol ve endüstri alanında fiyat çöküşlerinin yaşanması hem ürünlerde hem de ücretlerde ekstra düşüşe neden olabilir. Bu nedenle borç ve iflas riskini gösteren ibre yukarıya çıkabilir.

HÜKÜMETLERİN ‘PARA BASMAK’ ZORUNDA KALMASI ENFLASYONU TETİKLEYECEK

Yaptığı ekonomi öngörüleriyle adından sıklıkla söz ettiren Nouriel Roubini, bir diğer faktörün ise para birimlerinin değerlerindeki düşüşten kaynaklanacağını söyledi ve hükümetlerin yaşanan dar boğazda para basmaya ihtiyaç duyacağını ve bu nedenle durgunluk ile birlikte Stagflasyon (resesyon ile enflasyonun aynı anda görülmesi) meydana gelmesinin kaçınılmaz olduğu kaydetti.

Engel olunamaz gerileme sürecine girildiği andan itibaren, milyonlarca insanın işsiz kalacağını ve gelir eşitsizliğinin sert şekilde yükseleceğini belirten Roubini ‘’Popülizm, milliyetçilik ve yabancı düşmanlığı artacak. ABD ve Çin, daha hızlı ayrışacak. Birçok ülke korumacılık önlemlerini artıracak. Salgın sonrasında ürünlerin, hizmetlerin, sermayenin, emeğin, teknolojinin, verinin ve bilginin dolaşımı üzerindeki kısıtlamalar sıkılaşacak’’ dedi.

 

KÜRESEL KRİZ 10 YILDAN UZUN SÜREBİLİR

Ünlü ekonomist Nouriel Roubini, sözlerini şöyle sürdürdü:

Popülist liderler artacak ve böylesine sorunlu bir ekonomik güvensizlik ortamında, krizin sorumlusu olarak yabancıları gösterme eğilimi güçlenecek. Mavi yakalı işçiler ve orta sınıfın geniş kesimleri, ticaret ve mülteciler konusundaki kısıtlama önerileri başta olmak üzere popülist söyleme daha duyarlı hale gelecek.

Diplomatik ayrılıklar, ABD ile rakipleri Çin, Rusya, İran ve Kuzey Kore arasında yeni bir soğuk savaşa neden olacak. ABD başkanlık seçimlerinin yaklaşmasıyla, siber savaş riski artıyor ve bu durum askeri çatışmaya bile dönüşebilir. Teknoloji, geleceğin endüstrilerinin kontrolünde ve salgınlarla mücadelede kilit silah olduğu için, ABD’de özel teknoloji şirketleri giderek ulusal güvenlik sisteminin daha fazla parçası haline gelecek.

Son risk ise, bir finansal krizden çok daha fazla ekonomik tahribat yaratabilecek olan çevresel bozulma. Salgınlar gibi iklim krizi de insanların neden olduğu felaketler. Zayıf sağlık ve hijyen standartları, doğal sistemlere zarar verilmesi, bu felaketlere yol açıyor. Tüm bu riskler küresel ekonomiyi umutsuz bir 10 yıla sürükleyebilecek kusursuz bir fırtınaya neden olabilir. 2030’larda teknoloji ve daha becerikli siyasi liderlikler, bu sorunları belki azaltabilir ya da çözebilir.

Nouriel Roubini’nin görüşlerine katılan ABD’li Fütürist Peter Schwartz’da George Floyd'un ölümünden kaynaklanan gösteriler de dahil olmak üzere bir dizi krizin neredeyse on yıl süren yeni bir Büyük Buhran ile sonuçlanabileceğine inanıyor.