Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Askeri Üssü

Amerika Birleşim Devletleri (ABD) Senato’su Dış İlişkiler Komisyon’u Başkanı Jim Rish ve Demokrat Senatör Bob Menendez tarafından Dış İlişkiler Komisyon’unda sunulan Türkiye'ye yönelik yaptırım tasarısı büyük çoğunlukla kabul edilmişti. ABD'nin hamlesine karşın Türkiye'nin elindeki kozların en önemlileri İncirlik ve Kürecik üslerinin masaya yatırılmasıdır. Kürecik Radar Üssü ne zaman açıldı, NATO, ABD ve Türkiye için önemi nedir? ABD ve NATO için alternatif üsler?

Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Askeri Üssü

Amerika Birleşim Devletleri (ABD) Senato’su Dış İlişkiler Komisyon’u Başkanı Jim Rish ve Demokrat Senatör Bob Menendez tarafından Dış İlişkiler Komisyon’unda 11 Aralık 2019’da sunulan Türkiye’ye yönelik yaptırım tasarısı 4 ‘hayır’ oyuna karşı’ 18 ‘evet’ oyuyla kabul edilmişti.

Yürürlüğe girmesi için Senato Genel Kurulu’nda oylanıp ve Trump’un masasına gitmesi gereken yaptırım tasarısı Trump’un veto kararı ile geri çevrilebilir. Fakat yaptırım tasarısı 100 sandalyelik Genel Kurul’da senatörlerin 3’te 2’sinin oyuyla geçerse Trump’un veto yetkisi tamamen kalkmış olacak.

KÜRECİK RADAR ÜSSÜ VE İNCİRLİK ASKERİ ÜSSÜ KAPATILABİLİR Mİ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan katılmış olduğu bir özel televizyon yayınında gerekirse Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Askeri Üssü'nü kapatmayı gündemimize alabiliriz açıklamasının ardından Kürecik ve İncirlik Üssü Türkiye gündemine bir kez daha geldi. İntell4 olarak iki üssün siyasi ve stratejik yapısını haberimizde derledik. 

ABD Senato’sunun Dış İlişkiler Komisyonu’nda onaylanan yaptırım tasarısında Halkbank’ın yaptırıma tabi tutulması, silah ambargosu uygulanması ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin mal varlıklarının araştırılıp ortaya çıkarılması gibi maddeler yer alıyor. 'ABD’nin ulusal güvenliğini teşvik ve DEAŞ’ın canlanmasının önlenmesi' ismini taşıyan tasarıda ayrıca Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Millî Savunma Bakanı Hulusi Akar, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in de isimleri yer alıyor.

ABD ile Türkiye uzun yıllardır iki müttefik ülke. Fakat ikili ilişkilerde sürekli iniş çıkışlar yaşanmıştır. Nitekim 1974 yılında Türkiye’nin gerçekleştirdiği Kıbrıs Barış Harekatı’nda ikili ilişkiler kopma noktasına gelmişti. ABD Türkiye’ye ambargolar uygulamış ancak diyalog yoluyla ilişkiler tekrardan rayına girmişti. Yine aynı şekilde 2003 yılında ABD’nin Türk askerlerinin başına çuval geçirmesi de iki ülke arasında krize neden olmuştu fakat kriz aşılabilmişti.

Soğuk Soğuk savaş boyunca iki önemli müttefik olan Ankara ve Washington sonrasında da müttefiklik ilişkilerini devam ettirmişlerdir. Bu doğrultuda hizmet vermeye devam eden İncirlik üssü 1954’de açıldı ve NATO’nun en önemli unsuru olan Kürecik Radar Üssü de 1961-1991 yılları arasında açıldı, 30 yıl boyunca kullanıldı. 1991’da Sovyet tehdidinin yok olmasıyla kapatılan Kürecik Radar Üssü, İran, Rusya ve Kafkaslar’da gelecek tehditlere karşın 2012 yılında tekrardan açıldı.

Türkiye’nin müttefiklerinden talep etmesine rağmen satın alamadığı hava savunma sistemlerini Rusya’dan temin etmesi ve 2015 yılında Türkiye’nin Suriye’de DEAŞ’a karşı mücadelede ABD’ye kara desteği sağlayacağını belirtmesine rağmen ABD’nin terör örgütleriyle iş tutmasına karşı Türkiye’nin Suriye’nin Kuzeydoğusu’na askeri harekatlar düzenlemesi Ankara-Washington hattında ilişkilerin gerilmesine neden oldu. Bir türlü aşılamayan krizler 11 Ekim’de ABD Senato’su Dış İlişkiler Komisyon’da Türkiye’ye yönelik yaptırım tasarısının onaylanmasıyla derinleşmeye başladı.

Bu çerçevede ABD’nin yaptırım kararına karşın Türkiye, İncirlik Askeri Üssü ve NATO’nun en önemli unsurlarından olan Kürecik Radar Üssü’nü kapatır mı? Kürecik Radar Üssü’nün NATO ve Türkiye için önemi ne derecedir? ABD’nin ve NATO’nun Türkiye’de konuşlu olan üslere alternatifleri var mı?

KÜRECİK RADAR ÜSSÜ NE ZAMAN AÇILDI?

Tarih tekerrür eder mi bilinmez ama Kürecik Radar Üssü’nün tekrardan açılması çok manidar. Türkiye 2010’da Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) Geçici üye görevini icra ederken önüne İran’a yaptırım tasarısı geldi. Türkiye’nin İran’a karşı uygulanacak yaptırımların görüşüldüğü oylamada “Hayır” oyu kullanması Batı basınında “Türkiye’nin ekseni mi kayıyor” tartışmalarını alevlendirmişti.

Söz konusu tartışmalar, Türkiye’nin NATO Balistik Füze Savunma Sistemi erken uyarı radarının Kürecik’te konuşlanmasını kabul etmesiyle bitmişti. 2011 yılında patlak veren Suriye iç savaşının nihayete erdirilmesi için Rusya ve İran ile Kazakistan’ın başkenti Astana’da (Bugünkü adıyla Nur-Sultan) görüşmeler gerçekleştirilmesi, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi satın alması ve Suriye’nin Kuzey’indeki terör unsurlarına karşı mücadele gerçekleştirmesi “eksen kayması” tartışmalarını tekrardan alevlendirdi. ABD’nin Türkiye’ye yönelik yaptırım kararları gölgesinde Türkiye-NATO, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği yoğun olarak tartışılırken Kürecik Radar Üssü ve İncirlik Askeri Üssü’nün durumu tekrardan gündeme geldi.

“2010 yılında yapılan Lizbon Zirvesi’nde NATO üyesi ülkeler, balistik ve seyir füzelerine karşı koruma sağlayacak, ABD milli füze savunma sistemi ile entegre çalışabilecek bir füze savunma sisteminin kurulmasına karar verdiler.”

KÜRECİK RADARI’NIN ÖNEMİ

Kürecik’de NATO’nun Füze Savunma Sisteminin en önemli unsuru olan AN/TPY-2 erken ihbar ve tespit radarı Şubat 2012’de ABD tarafından faal hale getirildi. Kürecik radarı ve diğer tüm NATO bileşenlerinin komuta ve kontrolü Almanya’da bulunan Ramstein Üssü’de NATO Hava Komutanlığı tarafından yürütülüyor.

Birkaç bin kilometre mesafeden atılacak balistik füzeleri tespit ve takip etme kapasitesine sahip olan AN/TPY-2 radarı, İran ve Rusya’dan fırlatılacak olan balistik füzelerin imha edilmesi için büyük öneme sahip. Böylelikle AN/TPY-2 radarı balistik füzelerin mümkün olduğu kadar uzaktan, atmosfere girmeden vurulmasına olanak sağlıyor. Dolayısıyla Kürecik Radarı, NATO üyesi ülkelerin ve İsrail’in güvenliği için büyük bir öneme sahip. İran, Rusya veya Kafkaslar’dan Avrupa veya Amerika’ya yönelik bir füze fırlatıldığında, füzeleri Kürecik’teki TPY-2 radarıyla izlemek ve hedef bilgilerini elde etmek füze savunması açısından en güvenli yol.

Türkiye’de konuşlu olan radar sistemi NATO ülkeleri için büyük bir öneme haiz olduğu kadar İsrail için de çok önemlidir. Nitekim İran tehdidi altında olan İsrail’e fırlatılacak herhangi bir balistik füzenin Kürecik’teki radarlar aracılığıyla tespit edilerek İsrail ile paylaşılması söz konusu. Türkiye her ne kadar elde edilen bilgilerin İsrail ile paylaşılmamasını şart koşmuş olsa da politikalarını İsrail’in güvenliğine göre şekillendiren ABD’nin bilgi paylaşımını yapmaması söz konusu değil.

NATO için hayati öneme sahip olan Kürecik Radar Üssü, NATO müttefiki olan Türkiye içinde büyük bir öneme haiz. Nitekim Türkiye, balistik füzelere karşı herhangi bir milli radar sistemine sahip değil ve Türk Silahlı Kuvvetleri Kürecik radarlarından doğrudan bilgi almıyor. Diğer NATO üyesi ülkeler gibi, Ramstein Üssünde Müttefik Hava Komutanlığı tarafından Kürecik radarı ve tespit uydularından alınan verilerin derlenmesiyle oluşturulan füzenin konumu, muhtemel çarpma bölgesi ve çarpma zamanı gibi bilgileri NATO iletişim hatları üzerinden alıyor. Dolayısıyla Türkiye’nin elde edilen temas bilgileri Türkiye’nin savunması açısından da çok önemli.

NATO VE ABD İÇİN ALTERNATİF ÜSLER

1954 yılından beri faaliyet gösteren İncirlik askeri üssü için ABD ve NATO’nun elinde bir çok alternatif mevcut.  Ürdün’ün başkenti Amman, Kıbrıs’ta İngiliz hava kuvvetlerinin kullandığı Akrotiri ya da İngilizlerin Kıbrıs’taki ikinci hava üssünün bulunduğu Dhekalia, Kuveyt’teki Camp Doha ve İtalya’daki Decimomannu askeri havalimanı İncirlik’e alternatif üslerin olduğu bölgeler.

Diğer taraftan İncirlik üssünün kapatılıp kapatılmamasına dair medyada yer alan her haber Yunanistan’ı ABD ile aynı masaya oturtuyor. Nitekim 2018 yılında ABD’ye ziyaret gerçekleştiren Yunan Savunma Bakanı Kammenos, Washington’a Yunanistan’da üç askeri üs kurmasını önermişti. Öyle ki Yunan medyası, Girit’teki Suda üssünün ABD için Türkiye’deki İncirlik üssüne alternatif olabileceğini iddia etmişti. Diğer taraftan ABD, 2015 yılından beri Suriye’de desteklediği YPG/PKK terör unsurları aracılığı ile bölge onlarca askeri üs inşa etti. Operasyonel açıdan durumları İncirlik üssüne oranla düşük olsa da ABD bu üsleri aktif bir şekilde kullanıyor.

İncirlik’e alternatif olarak ABD ve NATO için pek çok bölge mevcut. Fakat İncirlik üssünün ekonomik açıdan ve operasyonel olarak daha cazip olması bu askeri üssü vazgeçilmez kılıyor. Ayrıca Türkiye’nin ABD ile müttefiklik ilişkileri ve NATO’ya sağlamış olduğu güven duygusu bağların kopmamasını sağlıyor. Diğer taraftan Batılı ülkeler, Türkiye ile ilişkilerin tamamen koparılması Türkiye’yi Rusya’ya ve Çin’e daha da yakınlaştıracağından korkuyor. 

ABD için İncirlik Üssü’nün alternatifinin olmasına rağmen, Kürecik radarının balistik füzelerin tespitinde yerinin doldurulamayacak olması iki üssüde vazgeçilmez kılıyor. 

SONUÇ

1991 yılında Sovyetler Birliği dağılmış ve Soğuk Savaş sona ermişti. 2. Dünya Savaşı süresince iki kutuplu sisteme sahip olan dünya 1991 yılından sonra ABD’nin tek güç olduğu bir görünüme büründü. Bu durumda ABD’nin hegemonyasını arttırırken diğer dünya ülkeleri üzerindeki etkisini de hissedilir seviyelere çıkardı. Bundan ötürü diğer ülkeleri kendi çıkarları doğrultusunda kendi yörüngesinde tutmaya çalışan ABD, kendi yörüngesinden kayan veya ABD çıkarlarına göre hareket etmeyen ülkelere ya yaptırım tasarıları yayınlıyor ya da örtülü savaş ilan ediyor.

ABD kendi çıkarları doğrultusunda yaptırım tasarıları yayınladığı ülkelerden bir diğeri de Türkiye. Üzerinde etkisini yitirdiği ülkelere yönelik yaptırım kararları alan ABD, böylelikle hem kendini tatmin ediyor hem de uluslararası arenada sarsılan itibarını tazeliyor. Bu bağlamda ABD, uluslararası arenada konumunu sarsan Türkiye’ye yönelik yaptırım kararları almaması kaçınılmazdı. Fakat yaptırımlar Türkiye’den ziyade bireylerle sınırlı kalmış durumda.

Kürecik radarının NATO ülkeleri ve İsrail’in güvenliği için vazgeçilmezliğinin farkında olan Türkiye, yaptırımların uygulanması durumunda Kürecik radarının faaliyetlerine son verebileceğini gündeme getirebilir. Nitekim, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu tarafından daha önce bu yönde açıklamalar yapıldı. Türkiye her ne kadar İsrail konusunu açıkça gündeme getirmese de Kürecik radarının faal tutulması konusunda Yahudi Lobisi’nin ABD’ye baskı için, Türkiye’nin tavrındaki kararlığa göre devreye girecek olması, Türkiye’nin en büyük avantajı olacak. 

2010 yılında tartışma konusu olan “eksen kayması” Türkiye’nin Kürecik’e radarların yerleştirilmesine izin vermesiyle sonlanmıştı. Bugün de ‘eksen kayması’ tartışmalarının gölgesinde gerilen ilişkilerde Kürecik radarı pazarlık masasında Türkiye’nin elindeki önemli kozlardandır. Günün sonunda Türkiye’nin Kürecik radarının faaliyetlerine son vermesi hem kendi ihtiyaçları hem de gerçek bir eksen kaymasına neden olacağından mümkün görülmese de yaptırımlar konusunda uzlaşılması için herkesi masada tutmaya yetecek ağırlığa sahip.