Kriz en çok dış ticareti etkiledi

Küresel ekonomik kriz, 2007 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde düşük faiz oranları ile ev satın almak isteyen düşük gelirli kişilerin mortgage kredilerini geri ödemelerinde problem yaşamları sebebiyle ortaya çıkmıştır. Mortgage piyasasındaki sorun hızla tüm ülkeye ve ardından dünyaya yayılmıştır.

Kriz en çok dış ticareti etkiledi

2008 krizini yaşanan diğer krizlerden ayıran en önemli fark, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri değil gelişmiş ülkeleri daha derinden etkilemesidir. Gelişmiş ülkelerde mortagege piyasalarının ve kredilere dayalı varlık türlerini oluşturacak finansal türev piyasalarının mevcut olması krizden daha çok etkilenmelerine yol açmıştır. Gelişmekte olan ülkeler, yakın tarihlerde yaşadıkları ekonomik krizler sonucunda finans ve bankacılık sektörlerinde yapısal reformlar gerçekleştirdikleri için bu krizden daha az etkilenmişlerdir. 2008 küresel krizi sonucunda tüm dünyada talepte ve büyüme oranlarında düşüş yaşanmıştır.

TÜRKİYE KRİZDEN NEDEN ETKİLENMEDİ?

Küresel ekonomik krizden Türkiye ekonomisi doğrudan etkilenmemiştir. Bunun nedeni Türkiye’de ABD’dekine benzer gayrimenkul piyasalarının mevcut olmamasıdır. Ancak krizin Avrupa ülkelerine sıçraması bu ülkelerle ekonomik bağlantıları kuvvetli olan Türkiye’nin krizden etkilenmesini hızlandırmıştır. Türkiye’de 2001 krizi sonrasında bankacılık kesiminde gerçekleştirilen yapısal dönüşüm küresel krizin Türk finans sektörü üzerindeki etkisinin diğer ülkelere kıyasla daha sınırlı kalmasını sağlamıştır. Türk ekonomisinin krize karşı duyarlılığını arttıran unsurlar, bankaların sermaye yeterlilik oranları ile güçlü bir yapıda olması ve riskli yatırım alanlarının bulunmamasıdır. Ancak reel sektörün krize karşı koyma gücü, finans sektörü kadar güçlü olmamıştır. Küresel kredi kaynaklarının azalması, kredi maliyetlerinin yükselmesi, dış ticaret hacimlerinin düşmesi gibi sebeplerle reel sektörde ciddi daralma yaşanmıştır.

Küresel kriz, Türkiye ekonomisi üzerinde dört kanaldan etkili olmuştur. Birinci olarak kriz, sendikasyon kredileri ve döviz cinsinden borçlanmada problemler ortaya çıkarmıştır. İkinci olarak özel yatırım fonlarından gelen yatırımların düşmesi döviz likiditesinde sıkıntıya neden olduğundan Türk lirası değer kaybına uğramıştır. Üçüncü olarak, kriz dış ticaret hacminde azalmaya yol açmıştır. Dördüncü olarak belirsizliklerin yaşanması risk primini yükselttiğinden özel tüketim harcamalarında azalma gerçekleşmiştir.

Türkiye ekonomisi üzerinde krizin etkileri 2008 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. Türkiye’de 2008 yılından itibaren büyüme oranlarında yavaşlama gerçekleşmiştir. Büyüme oranının ivme kaybetmesinde, dış kaynak teminindeki problemler ve dış talepte yaşanan daralma etkili olmuştur. Ülkemizde 2008 ve 2009 yıllarında krizin olumsuz etkisine bağlı olarak büyüme oranında önemli düşüşler meydana gelmiştir. 2007 yılında %5 büyüyen ekonomi 2008 yılında %0,8’lik büyüme gerçekleştirebilmiştir. Krizin daha derin hissedildiği 2009 yılında ise ekonomi %4,7 küçülmüştür.

Türkiye’de küresel kriz öncesinde ve kriz süresince emtia ve petrol fiyatlarının yüksek seyretmesi dış ticaret dengesini olumsuz etkilediğinden enflasyona yol açmıştır. Ekonomik durgunlukla beraber işsizlik sorunun ortaya çıkması, enflasyonun yükselmesini daha da hızlandırmıştır. 2008 yılında yıllık enflasyon oranı %12 düzeyinde gerçekleşmiştir. Kriz sonrasında emtia ve petrol fiyatlarının normale dönmesi ile iç talebin azalması enflasyonun yeniden aşağı yönlü seyretmesini sağlamıştır. 2009 yılının ilk çeyreğinde iktisadi daralmanın belirginleşmesi ile enflasyon düşüş seyrindeyken yılın son çeyreğinde ise artış yaşanmıştır. 2009 yılının son çeyreğinde enflasyondaki artışın nedenleri, iç ve dış talepteki artış, petrol ve emtia fiyatlarındaki artış ile geçici vergi teşviklerinin sona ermesidir.  2009 yılında ise yıllık enflasyon oranı %5,4 düzeyinde gerçekleşmiştir.

Küresel kriz, dünyada ekonomik faaliyetlerin daralması, iç ve dış talepteki düşüş Türkiye’de emek piyasasında olumsuzluğa yol açmıştır. Ekonomik daralmaya bağlı olarak bazı kuruluşlar işçi çıkarmaya başvurmuştur. Türkiye’de işsizlik oranı 2008 Eylül ayından itibaren yükselme eğilimine girmiştir. İşsizlik oranı, 2009 Şubat ayında en yüksek düzey olan %16,1’e çıkmıştır.

KRİZ DIŞ TİCARETİ ETKİLEDİ

Küresel kriz, Türkiye’de dış ticareti derinden etkilemiştir. Kriz küresel küçülmeye, kişi başına gelir düzeyinin azalmasına ve ürettiğimiz ürünlere olan dış talebin azalmasına neden olmuştur. Dış talebin düşmesi, ülkedeki üretimi ve istihdam oranını daraltmıştır. Cari açığın en önemli sebeplerinden olan dış ticaret açığının kriz döneminde ihracatın azalmasına bağlı olarak şiddetlenmesi Türkiye ekonomisinde daha da zor duruma yol açmıştır. Türkiye’de 2009 yılında ihracat bir önceki yıla göre %22,64 azalırken ithalat bir önceki yıla göre %30,23 azalmıştır. Türkiye’nin dış ticaretinin önemli kısmını oluşturan ABD ve Avrupa Birliği ülkelerinin ekonomik durgunluk yaşaması 2009 yılına ihracatımızda şiddetli düşüşe yol açmıştır. Dış talepteki azalma üretimin gerilemesine, üretimde kullanılan ara malların ithalatının düşmesine ve sonuçta toplam ithalatımız da düşürmüştür.

Türkiye’de küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak amacıyla yedi adet önlem paketi oluşturulmuştur. Bu önlem paketleri ile hedeflenen azalan dış talep sonucunda oluşan likidite sorununu azaltmak, iç talebi canlandırmak, ekonomik büyümeyi arttırmak ve işsizlik sorununa çözüm bulmaktır. Türkiye’de finansal sisteme destek sağlanması hem krizin muhtemelen etkilerini törpülemiştir hem de özel sektörün ihtiyaç duyduğu finansal desteği sağlamıştır. Krizin etkilerinin tamamen yok edilmesi amacıyla para politikalarına ek olarak maliye politikalara da uygulamaya konulmuştur.

Küresel ekonomik kriz, tüm dünyada durgunluğa yol açtığından Türkiye’ye gelen yabancı sermaye yatırımlarının azalmasına neden olmuştur. Ülkemize gelen doğrudan yabancı yatırımların net girişlerinin GSYH’a oranı 2007 yılında %3,26 iken 2008 yılında %2,59’a gerilemiştir. Bu oran, krizin etkilerinin ekonomide daha belirgin hissedildiği 2009 yılında %1,33’e düşmüştür. Doğrudan yabancı yatırımların ülkeden kaçması makroekonomik hedeflerin ve kalkınma hedeflerinin ulusal kaynaklar aracılığıyla yapılmasına sebep olmuştur. Merkez bankası, ulusal kaynak oluşturmak amacıyla döviz mevduat munzam karşılık oranlarında azalma, gecelik borç alma faizlerinde indirim ve vatandaşların yurtdışındaki sermayelerini ülkeye getirmek için çalışmalar yapmıştır. Böylece ulusal sermaye kuvvetlendirilerek “yerli malı kullanma” stratejisi ön plâna çıkarılmıştır.

Küresel krizin Türkiye ekonomisi üzerinde hissedildiği en önemli kanallardan birisi dış ticaret olmuştur. Kriz sonucunda özellikle 2009 yılında dış ticaret göstergelerinde şiddetli daralma yaşanmıştır. Azalan iç ve dış talebi yeniden canlandırmak amacıyla hem yurtiçinde hem de yurtdışında çeşitli düzenlemeler yapılmıştır. Maliye politikası vasıtasıyla vergi indirimleri ile bölgesel ve sektörel teşvik paketi uygulamaya konulmuştur. Bu uygulamalara ek olarak ihracatımızı yükseltmek hedefi ile yeni ticaret ve işbirliği anlaşmaları imzalanmıştır. Türkiye 2009 yılında Suudi Arabistan, Hırvatistan, Kenya, Tanzanya, Paraguay, Filipinler, Irak, Rusya, Uruguay, Polonya, Sırbistan, Şili ve Suriye başta olmak üzere çeşitli ülkelerle işbirliği anlaşmaları imzalamıştır. Ayrıca Türkiye, 2008 yılında Akdeniz İçin Birlik’e, Bölgesel İşbirliği Konseyi’ne ve stratejik ortak olarak Afrika Birliği’ne üye olmuştur. Bu üyeliklerle ülkemizin hedefi, küresel ve bölgesel ticareti yükselterek dış ticaretimizi arttırmaktır. Kriz sonrasında komşu ülkelerle olan ticaretin geliştirilmesi için gerekli adımların hızla atılması Türkiye’nin dış politikasında izlediği “komşu ülkelerle sıfır sorun” ilkesini güçlendirmiştir. Bu ilke doğrultusunda ülkemiz çevresi ile entegre olmuş, ekonomik bir bölge oluşturmayı amaçlamaktadır. 2010 yılında Suriye, Ürdün ve Lübnan ile Serbest Ticaret Bölgesi için çalışmaların başlatılması bu ilkenin en önemli örneklerindendir.

Sonuç olarak, Türkiye’de küresel ekonomik krizin olumsuz etkilerini hafifletmek için ekonomi alanında yapılan düzenlemeler dış politikayı da bu doğrultuda şekillendirmiştir. Yürürlüğe konulan yeni ekonomi politikaları dış politikada “ulusalcılığın” gündeme gelmesini sağlamıştır.

Leyla Karakış - Mardin Gençlik Diplomasi Proje Koordinatörü

KAYNAKÇA

Akın, F. (2017). Finansal Krizlerin Türk Ekonomisine Etkileri ve Bu Krizlere Karşı Alınan Ekonomik Politikalar. İş ve Hayat, 3(6), 27-41.

Akın, F., Ece, N. (2009). Küresel Finans Kriz ve Bankacılık Sektörü İstihdamı Üzerindeki Etkileri. Marmara Üniversitesi İİBF Dergisi, 27(2), 153-168.

Alptekin, E. (2009). Küresel Krizin Türkiye Ekonomisi ile Sanayisine Yansımaları ve Dipten En Az Zararla Çıkış Yolları. Ar-Ge Bülteni. http://www.izto.org.tr/NR/ rdonlyres/7475BDA1-95B7-4855-B3519ADCE4362AFE/12472/k%C3%BCreselkriz inyans%C4%B1malar%C4%B1_ealpteki n.pdf.

Altuntepe, N. (2009). 2008 Küresel Krizinin Ülkelerin İstihdam Yapısı Üzerine Etkilerinin Dinamik Bir Analiz. Süleyman Demiral Üniversitesi Vizyoner Dergisi, 1(1), 129-145.

Apak Y., Yılmaz, G. (2009). Türkiye’de Kriz Döneminde Açıklanan Ekonomik Önlem Paketleri. Muhasebe ve Finansman Dergisi, (43), 14-23.

Engin, C., Göllüce, E. (2016). 2008 Küresel Finans Krizi ve Türkiye Üzerine Yansımalar. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 6(1), 27-40.

Ertuğrul, C., İpek, E., Çolak, O. (2010). Küresel Mali Krizin Türkiye Ekonomisine Etkileri. Yönetim ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 8 (13), 59-72.

Güder, S., Mercan, M. H. (2012). 2000 Sonrası Türk Dış Politikasının Temel Parametreleri ve Orta Doğu Politikası. İnsan ve Toplum Dergisi, 2(3), 57-92.

Kesebir, M. (2018). 2008 Küresel Finansal Kriz ve Bu Krizin Türkiye’deki Ekonomik Göstergelere Etkisi. Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 6(4), 531-538.

Özdemir, İ. (2014). “Küresel Mortgage Krizi ve Türkiye Ekonomisine Etkileri”, (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Anabilim Dalı, Bolu.

Selçuk, B., Yılmaz, N. (2008). Küresel Finansal Sistemde Değişim ve Türkiye’ye Etkileri. Marmara Üniversitesi Uluslararası Finans Sempozyumu, 19 Aralık 2008.

TCMB. (2009). Enflasyon Raporu 2009-II. http://tcmb.gov.tr

TCMB. (2010). Enflasyon Raporu 2010-I. http://tcmb.gov.tr

Ünal, A., Kaya, H. (2009). Küresel Kriz ve Türkiye. Ekonomi ve Politika Araştırma Merkezi Raporu, İstanbul.