Dünya devlerinin ilgi gösterdiği kripto para piyasası doları tahtından edecek mi?

Japon Merkez Bankası (JMB), Uluslararası İskan Bankası (BIS) ile potansiyel bir MBK için işbirliği için uzlaşmanın yollarını arıyor. Çin, Avrupa, İran, Güney Kore ve Kanada'yı hareketlendiren dijital para piyasası, Amerikan Doları'nın sonunu mu getirecek? Türkiye'de dijital paralar nerede? Türkiye'nin 'bitcoin' kanunları var mı?

Dijitalleşen dünya yalnızca kendi dilini, kullanım biçimini, yaşam formunu ya da kavramlarını oluşturmadı. Dijitalleşme ile birlikte yaşanan ekonomik dönüşüm, ülkelerin ticaret savaşlarını hem tetikledi hem de bu savaşlardan beslenerek kendi değerini binlerce kat artırdı.
 
Bunun son örneği ise Çin’de yaşanan koronavirüs salgını, İran’a uygulanan ticari yaptırımlar oldu. Asya ülkelerini önemli oranda kendisine hedef olarak belirleyen Amerika Birleşik Devleti, Barack Obama döneminde başlayan yeni nesil ‘soğuk savaş’ stratejilerini Başkan Donald Trump’ın “ABD’nin çıkarları her şeyin üstündedir.” felsefesini dış politikasının temeline taşıyarak sürdürdü. ABD’nin ‘süper güç’ olmasını sürdürebilmesi için bir dizi yeni karar alan yöneticiler, geçen zaman içerisinde kendi teknolojilerinin ülkelerine tehdit olarak dönebileceğini öngöremedi.
 
Suriye’de yaşanan iç savaşın başlamasından itibaren, ABD yeni hedeflerine ‘demokrasi’ dağıtırken İran, Hong Kong, Güney Kore, Çin, Hindistan ve Japonya gibi Asya ülkeleri, İngiltere, Almanya, Hollanda gibi Avrupa bloku ve Kuzey Amerika’ın büyüyen ekonomisini temsil eden Kanada çoktan dijital dönüşüme kapılarını açmıştı. Yalnızca dokuz yılda milyonlarca dolar kâr getiren kripto para ve blockchain teknolojisi, bugün denetim altına alınmaya çalışıyor. Peki, 2020 yılından sonra kripto paraların geleceği ne olacak? Bankacılıkta yeni bir dönem başlayacak mı? Devletler kendi kripto paralarını basacak mı?

KRİPTO PARA NEDİR?
 
Piyasa değeri olan bir ürünün alım ve satımı sırasında yapılan işlemin dijital ağda şifrelenerek, şifrenin alıcıya aktarılmasıdır. Bu işlemler birbiri ardında dizilerek ‘blok’ ları oluşturur. Şifrelenen ilk blok, İngiliz bir yatırımcıya aittir ve üzerinde ‘İngiliz Hükümeti yeniden bankalarını kurtaracak’ notu yer almaktadır.
 
Kripto paralarda yapılan şifreleme işleminin ‘kırılma’sı, dünyaya bir astreoid çarpması ihtimali ile eşdeğer görülmektedir. Fakat, blok zincirlerinin artışı şifrelerin daha uzun ve sistematik bir hale dönüşmesini beraberinde getirmekte bu da aşırı olarak tarif edilebilecek bir elektrik tüketimini tetiklemektedir. Son rakamlara göre 1 Bitcoin ile  35 evin elektrik ihtiyacı karşılanabilir.

KAÇ TANE DİJİTAL PARA VAR?
 
Dünya üzerinde şu anda toplam bin 400 kadar dijital para var. Bu paralardan en çok kar getirenleri her dönem ve yılda değişirken, büyük sıçramalar yapan kripto paralar da mevcut. Toplam para miktarı ise 21 milyon tane.
 
NEDEN DİJİTAL PARA?
 
Dünyanın süper gücü ABD’nin para piyasalarındaki etkisi, doların iniş çıkışlarının ülke ekonomilerinde neden olduğu dalgalanma, ABD’nin belirli ülkelere uyguladığı ambargo dijital paraların artışını hızlandıran en önemli nedenler arasında sayılabilir. Dijital paranın çıkmaya başlamasının ardından İngiltere’nin Londra’yı bir kripto merkezine çevirmek için çalışmalar başlatması ve gerekli yasal düzenlemeleri yapması da süreci canlı tutan önemli faktörlerden birisi.


 
HANGİ ÜLKE DİJİTAL PARAYI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
 
Avrupa Birliği: Bir ‘para’ kapsamında değerlendirmiyor. Kripto paraların İsviçre bankalarında yer almaması için özen gösteriyor. Bu yönde politikalar üzerinde çalışıyor.
 
ABD: Emtia olarak görüyor ve bu şekilde vergilendiriyor. Terör örgütlerine özel bir ‘fon’ olmaması yönünde çalışmalar yürütüyor. G-20 ülkeleri ile bu politikalar üzerinde çalışmalar yürütüyor.
 
Japonya: Kripto paraları bir alışveriş aracı olarak tanımlıyor ve ülkesinin para birimlerini dijitale aktarmak üzerine alt yapı çalışmalarına devam ediyor.
 
Almanya: ‘Özel para’ kategorisinde değerlendiriyor ve bir yıldan az sürede elden çıkarılarak kazanç elde edilen kripto paraları vergilendiriyor.
 
İngiltere: Döviz olarak değerlendiriyor ve Londra’nın kripto para ana merkezi olması yönünde politikalar yürütüyor.
 
Çin: 2018 yılında kripto paraları tamamen yasaklayan Çin, koronavirüs salgının ardından kâğıt parayı karantina altına almasından dolayı yeniden dijitale dönüş için alt yapı hazırlıklarını tamamlıyor. Çin, kripto paralarla birlikte yasakladığı kripto para madenciliğini de yeniden ülkesine döndürmek için çalışıyor. AB ile imzalanan 1. Faz ekonomi anlaşmasını da tamamlayan Çin’in kripto para hamlesi, bugünlerde dijital paranın değerini en fazla yükselten etmen olarak görülüyor.
 
Kanada: Çin’in kripto para madenciliğini yasaklamasının ardından ülkesini bir dijital para madeni merkezine dönüştüren Kanada, artan kar oranları ile birlikte dünyada önde gelen ülkelerden olmak istiyor.

Rusya: Kripto paralarla yapılan herhangi bir işlemi kabul etmeyen Rusya, bu paranın ülkede yasallaşmayacağını belirtmişti. Blockchain teknolojisine ağırlık veren Rusya, bankacılık sistemini yeniden düzenliyor.
 
İran: Kripto paraları ABD’nin ambargosunu delmek için kullanan Rusya, piyasada kritik hamlelerle ülkesine kâr ettiriyor.
 
Güney Kore: Kripto para piyasasının temelini ülkesinde konuşlandıran Güney Kore, yatırımlarını bu noktada devam ettirecek, yeni dünya düzeni içerisinde öncü olacağının altını çiziyor.
 
KRİPTO PARA DOLARI GEÇEBİLİR Mİ?
 
Dünya ekonomik düzeninin yeniden şekillendiği günümüzde kripto paralar, siyasetten etkilenmeyen yapısı, takip edilemeyen blok zinciri ve hızlı kâr ettiren hisseleri ile dünya ülkelerinin de gözdesi.
 
Bir milyar dolara yaklaşmasının ardından bazı ekonomistlerce ‘balon’ olarak nitelendirilen kripto paralar, 2011 yılından bu yana hayal bile edilemeyecek oranlarda artış gösterdi. 2011 yılında ilk kez yatırım yapanlar, 100 dolar yatırım karşılığında 2019 sonunda 3.5 milyon dolardan fazla paraya sahip oldular.
 
İlk kez dijital para ile alışveriş yapılabileceğini göstermek isteyen ve 2010 yılında 10 bin BTC karşılığında iki pizza siparişi veren Laszlo Hanyecz’in yemeği bugün milyonlarca dolar ediyor. Hanyecz’in bu siparişin günden güne değerlenmesinin ardından 22 Mayıs Bitcoin Pizza Günü olarak anılıyor.
 
Uzmanların, serbest piyasa aktörlerinin, merkez bankalarının öngöremediği şekilde büyüyen dijital para piyasası, ABD’nin dış politikasının da desteğini görüyor denilebilir. Para ile birlikte ilerlemesi öngörülse de modern teknolojiler ya yeni nesil ile paradan dana öncelikli olması beklenen dijital paralar önümüzdeki beş yılda çok daha fazla kullanılacak.

Bir önemli nokta ise, kripto para piyasasının hızlı bir biçimde kendi dolandırıcılık modelini geliştirmiş olması. Rusya ve Kore’de yaşanan dolandırıcılık faaliyetlerinin ardından ülkelerin merkez bankaları bir araya gelerek önlem ve tedbirler, takip mekanizmalar, vergilendirme üzerine kararlar almaya hazırlanırken, kısa vadede piyasaları uzun vadede ise dünya devlerinin ticari yaklaşımlarını değiştirecek olan kripto paralar değer kazanmaya devam ediyor. Devletler, bir egemenlik sembolü olan parayı dijital bile olsa merkez bankaları aracılığı ile kontrol etmek isterken, dijital çağın dönüşüm hızına pek de yetişemiyor.
 
Ülkelerin merkez bankaları yaptırımları delmek için kripto paralara yönelmesi, ambargo uygulanan ülkelerin kripto paralar ile alt yapı kaynaklarını işletebilmesi, kripto para merkezli yatırım kuruluşlarının git gide artması da bunun en önemli göstergelerinden.
 
TÜRKİYE’NİN KRİPTO PARA POLİTİKASI NE?
 
Henüz aktif olarak dijital para piyasalarına girmeyen Türkiye, bankacılık sektöründe blockchain teknolojisinin bütün imkanlarından faydalanıyor. Bireysel yatırımcıların dünya çapında projelerine destek için dijital para piyasasını oluşturmaya, geliştirmeye ve desteklemeye yönelik adımlar atması beklenen Türkiye hızlı hareket edebilmesi halinde, bulunduğu jeopolitik konumdan ötürü bir merkez haline gelebilir.

İş Yatırım Uluslararası Piyasalar Müdürü Şant Manukyan, Türkiye’nin en kısa sürede dijital piyasada yerini alması gerektiğini vurgularken, yaklaşımın ilk olarak, alış ve satışlarda ‘para’ olarak görülmemesi gerektiği ve bu altyapıyı kullanmak isteyen şirketlere özel kanunların, düzenlemelerin çıkarılması gerektiğini işaret ediyor.
 
Dijital para ve blockchain teknolojilerini kullanmak isteyen iş modellerine, şirketlere destek olunması gerektiğini belirten Manukyan, Türkiye’nin bu adımları atarak, önemli bir finans merkezi olma yolunda geleceğe yönelik adımlar atmış olacağının da altını çiziyor.