Kraliçe II. Elizabeth neden tahttan çekiliyor?

Kraliçe II. Elizabeth'in 18 ay içerisinde tüm yetkilerini oğlu Prens Charles'e devretmeye hazırlandığı iddiası gündeme bomba gibi düştü. Dünya tarihinde bir dönüm noktası olan ve en uzun süre tahtta kalma rekorunu elinde bulunduran Kraliçe'nin ölümünden önce aldığı kararın şaşkınlığını yaşayanlar için, bu kararı ve karar mekanizmalarını tetikleyen olayları derledik...

Kraliçe II. Elizabeth neden tahttan çekiliyor?

Monarşi’nin en güçlü temsilcilerinden ve en uzun süre tahtta kalma rekorunu elinde bulunduran İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth’in, tahtta geçen 67 yılın ardından, 95. yaş gününde tahtı oğlu Prens Charles’a bırakacağı iddiaları tüm dünyada geniş yankı buldu. 

Daily Mail gazetesinde yer alan habere göre, 'Kral Nabi' olarak tahtı devralacak olan Prens Charles’in, on sekiz ay içerisinde annesinden görevi devralmak üzere çalışmalara başladı. Prens Charles’in son dönemde kardeşi Prens Andrew ile ilgili yaşanan süreçte aldığı tavır ve İngiltere ile birlikte kraliyet ailesinin itibarını korumaya yönelik aldığı tedbirlerin de bu süreci hızlandıran etmenler arasında yer aldığı iddia edilirken, aynı haberde Prens Charles’in Yeni Zelanda gezisinden dönüşünde babası Prens Philip ile görüştüğü de yer alıyordu. 

Dünya siyasetinde yeni bir dönemin başlayacağının da işareti olan bu haberde yer alan Prens Andrew detayı ise meraklı gözlerden kaçmadı. 

KRALİYET AİLESİ’NDE NELER YAŞANMIŞTI?

ABD’de, 2007 yılında cinsel istismar ve tecavüz suçlarından yargılanmaya başlayan ve uzlaşma sürecinden sonra hakkındaki şikayetler nedeniyle yeniden hakim karşısına çıkan Jeffrey Epstein’e suçlamalar yönelten kadınlardan birinin, 17 yaşında iken Kraliçe II. Elizabeth’in oğlu Prens Andrew ile cinsel ilişkiye zorlandığını iddia etmesi İngiltere’de tepki ile karşılanmıştı. 

Kraliçe II. Elizabeth’in ikinci oğlu ve York Dükü olan Prens Andrew’un adının geçtiği bu cinsel istismar davasının ardından, bizzat kendisinin kamu görevlerinden çekilmeyi talep etmesi üzerine Prens Charles duruma el koyarak, her zaman ‘annesi’ tarafından korunan Prens Andrew’un kalıcı emekliliği yönünde adımların bir an evvel atılmasını sağlamış ve bu hareketi Kraliçe II. Elizabeth’in darbe aldığı şeklinde yorumlanmıştı. 

Aynı zamanda BBC'nin Newsnight programında soruları yanıtlayan Prens Andrew’un yanıtları samimi bulunmamış, 2010 yılında, ABD’de yaşanan en büyük cinsel istismar davasında hükümlü olan Jeffrey Epstein ile olan görüşmesinde ‘hata’ yaptığını söylemesi de İngiliz halkının içini rahatlatmamıştı. Prens Andrew’u samimiyetsiz bulan İngilizler, Prens Charles’ın, Andrew’un Buckingham Sarayı'ndaki odasının boşaltılması kararını sempatiyle karşılamıştı.

Jeffrey Epstein Kimdir?

Aralarında reşit olmayan kız çocuklarının da bulunduğu çok sayıda kişiye cinsel istismarda bulunmak, seks amaçlı insan kaçakçılığı yapmak suçlamaları ile yargılanmaya başlayan ABD’li milyarder Jeffrey Epstein, geniş çaplı fuhuş çetesi kurmak suçu ile yargılanmak üzere ABD’de hapishanede tutuluyordu.

İlk kez 2007 yılında hakkındaki suçlamalar nedeniyle mahkemeye çıkarılan Epstein, uzlaşmaya giderek ceza almamıştı. Hakkında yeniden açılan davaların ardından ev hapsi isteği de reddedilen Epstein, Temmuz başında hapse girmiş, 10 Ağustos’ta ‘intihar gözetimi’ kaldırıldıktan bir gün sonra hücresinde ölü bulunmuştu. 

Malikanesinde yapılan aramada, yüklü miktarda nakit, adına düzenlenmiş ve ikamet yeri Suudi Arabistan görünen, günü geçmiş bir sahte pasaport, çok sayıda pırlanta ve yüzlerce genç kadının cinsel içerikli fotoğrafı bulunan Epstein’in ölümünden iki gün önce bıraktığı vasiyette servetini 1953 Vakfı isimli bir vakıfa bağışlamış olduğu anlaşılmıştı. 577 milyon doları aşan servetini bıraktığı vakıfa dair detaylı bir bilgiye ulaşılamazken, Epstein’in sanat koleksiyonu, antika eşyaları ve uçak, otomobil, gemilerinin yer aldığı değerli eşyalarının değeri ise hesaplanamıyordu. 

Epstein’in ölümünün ardındaki sır perdesi henüz aralanmamışken, 2002 yılında ABD Başkanı Donald Trump, 12-15 yıl önce bittiğini söylediği dostluklarını şu sözlerle tanımlıyordu; “Benim gibi güzel kadınları sevdiği ve çoğunun genç olduğu da söyleniyor.” 

Epstein’in Prens Andrew’i de içerisine alan yakın çevresi bununla da sınırlı kalmıyordu; iddialar arasında Epstein’in köle olarak kullandığı kadınlardan yalnızca birisi, New Mexico Valisi Bill Richardson, Finansçı Glenn Dubin, moda dünyasından Jean-Luc Brunel ve eski senatör George Mitchell ile birlikte olmaya zorlanmıştı. 

Epstein’e ait, “Lolita Ekspres" adıyla anılan Boeing 727 ile seyahat eden herkesin mercek altına alındığı soruşturmanın #PizzaGate skandalına uzanması büyük şok yaratmıştı. ABD başkanlarından Bill Clinton’un da, Epstein’in malikanelerinden birinin yer aldığı Virgin Adaları yakınındaki bu bölgeye gittiği, iddialar arasındaydı. Olayın yaşandığı dönemde ABD Başkanı Trump ve eski ABD Başkanı Bill Clinton’un eşi Hillary Clinton başkanlık için seçim çalışmalarına devam ediyordu. 

4chan ve Reddit’te yer alan iddialar ise, Clinton Vakfı’nın, Epstein’in ‘Lolita Ekspresi’ ile Afrika’da yardım faaliyetleri yürüttüğü yönündeydi. Başkanlık yarışından azledilmekten son anda kurtulan Hillary Clinton’un bu olayın hemen ardından, Comet Ping Pong isimli bir pizza restoranında benzer şekilde çocuklara yönelik cinsel istismar ve işkence ile anılan Pizza Gate skandalında ön sırada yer aldı. 

Pizza restoranının sahibi James Alefantis’in, Hillary Clinton’ın seçim kampanyası şefi olan John D. Podesta ile bağlantılı olduğu ve bu iki isim öncülüğünde ABD’den Yunanistan’a kadar uzanan çocuklara yönelik pedofili ve cinsel istismar suçlamaları dünya gündeminde kendisine geniş yer buldu. 

Dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın da adının geçtiği Pizza Gate skandalı da dahil olmak üzere ABD’de çocuklara yönelik cinsel istismar ve şiddet suçlarından bir sonuç alınamazken, Trump’ın ABD Başkanı seçilmesinin ardından iddialarda yavaş yavaş unutuldu. 

SONUÇ:

İngiltere’de yeni bir dönemin kapılarını aralamaya hazırlanan Kraliçe II. Elizabeth’in tahtan çekileceği iddiaları, Prens Charles ile birlikte kardeşi Prens Andrew’u da dünya gündemine taşıdı. Annesinden tahtı devralamaya hazırlandığı iddia edilen Prens Charles’in kardeşi Andrew’un adının da karıştığı cinsel istismar suçlamalarının ardından aldığı kararlar ile halkın sempatisini kazanırken, Andrew’in İngiltere tarihinden neredeyse silinmesi ABD’den dünyaya yayılan skandalları da yeniden gündeme taşıdı. 

Jeffrey Epstein’in mahkum edilmesi ile başlayan süreç, ABD’de seçim sürecinde gündeme gelen Pizza Gate skandalı ile zirveye taşınmıştı. 

Skandallar Donald Trump’ın başkan seçilmesinin ardından daha az gündeme gelmişti fakat Epstein’in cezaevinde ölü bulunması komplo teorilerini bir kez daha alevlendirdi. 

‘İntihar Gözetimi’nden çıkarıldıktan 24 saat sonra hücresinde ölü bulunan Epstein’in ölüm raporunun açıklanmamış olması da teorileri güçlendirdi. ABD ve dünya basınından olayı takip edenler; cinsel istismar ve fuhuş çetesi kurmak suçlamarından yargılanan Epstein’in servetini 1953 Vakfı adında bir vakıfa aktarmasını da şüpheli buldu. 

Davada sıklıkla adı geçen Bill Clinton ile ilgili iddiaların da gündeme taşındığı Epstein’in ölümünün ardından FBI soruşturmaları devam ederken; mağdurlar da sesini duyurmak için çeşitli eylemler başlattı. 

‘Karanlık sırları’ ile birlikte öldüğü iddia edilen Epstein dosyası böylece kapatılırken, dünyada çocuğa yönelik cinsel istismar ve şiddet davalarından Pizza Gate’in de benzer biçimde tarihe karışmış olması özellikle sosyal medyada büyük tepki ile karşılandı.