Köyden kente göç artmaya devam ediyor! Toplum ve ekonomi nasıl etkilenecek?

Türkiye’de 1950’li yıllarda başlayan köyden kente göç, büyükşehirlerde yaşanan geçim şartlarındaki zorlukları rağmen artmaya devam ediyor. TÜİK’in son verilerine göre 51 ilin 15’inde köy nüfusu artarken 36’sında azaldı. Peki insanlar hangi illerde nüfus artışı yaşandı? İnsanlardan neden göç ediyor? Göçü önlemek için neler yapılmalı?

Yaklaşık 70 yıldır bir Türkiye gerçeği olarak karşılaşılan köyden kente göç sorunu, özellikle gelişmekte olan ülkeler için önemli bir sorun olarak karşılaşılmaktadır. Köyden kente göçün en önemli temel nedenlerinden biri olarak sanayileşme görülüyor. Sanayileşme, toplumsal yapıda ciddi değişiklik meydana getirirken; köyden kente, tarımdan sanayiye ve az gelişmiş bölgelerden daha gelişmiş bölgelere yoğun bir nüfus akışına neden oluyor. Türkiye’de iç göçün artmasındaki önemli nedenlerden biri de nüfus artışıyla birlikte köylünün ailesini geçindiremeyecek duruma gelmesi ve tarımın makineleşmesiyle birlikte topraktan kopmasıdır. Büyükşehirlere de talep edilenden çok daha fazla nüfusun göç etmesi de çarpık kentleşme, çevre kirliliği, işsizlik gibi kişi ve toplumları etkileyen önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. 

KÖYLERDE YAŞAYAN KİŞİ SAYISI 6 MİLYON 3 BİN 717’YE DÜŞTÜ

Türkiye'de 2015 - 2019 döneminde 30 büyükşehir dışında kalan 51 ilin 15'inde köy nüfusu yükselirken artarken 36'sında düştü. Aynı dönemde köylerde yaşayanların sayısı 214 bin 202 kişi azalışla 6 milyon 3 bin 717 geriledi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2015 yılında 78 milyon 741 bin 53 olan Türkiye'nin nüfusu, 2019 yılında yüzde 5,6 artarak 83 milyon 154 bin 997'ye yükseldi. Aynı dönemde 76 ilin nüfusunda artış, 5 ilde ise düşüş yaşandı. 

İSTANBUL 861 BİN 833 KİŞİ ARTTI

İstanbul, 861 bin 833 kişilik artışla ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 368 bin 501 kişi ile Ankara, 223 bin 244 kişi ile Antalya, 213 bin 573 kişi ile Bursa ve 198 bin 836 kişi ile İzmir takip etti. Bu dönemde Ağrı, nüfusu en çok azalan il oldu. Ağrı'nın nüfusu 5 yılda 11 bin 11 kişi azaldı. Ağrı’yı, 7 bin 250 kişilik azalma ile Kars, 1946 kişi ile Ardahan, 1416 kişi ile Tunceli ve 259 kişi ile Erzurum takip etti.

NÜFUS ARTIŞINDA YALOVA İLK SIRADA

Yalova, 2015-2019 döneminde yüzde 16,3'lük yükselişle nüfus artış oranında ilk sırada yer aldı. Aydı dönemde Yalova'nın nüfusu 233 bin 9'dan 270 bin 976'ya çıktı. Yalova'yı yüzde 12,5'lik artışla Tekirdağ, 9,7'lik yükselişle Kocaeli ve yüzde 9,6'lık artışla Şanlıurfa takip etti. Bu dönemde Kars'ın nüfusu yüzde 2,5, Ağrı'nın yüzde 2,01, Ardahan'ın yüzde 1,96, Tunceli'nin yüzde 1,65 ve Erzurum'un yüzde 0,03 geriledi. 

KÖYLERİN NÜFUSU 6 MİLYON 3 BİN 717’YE DÜŞTÜ

2014 Mahalli Seçimleri ile Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Malatya, Manisa, Kahramanmaraş, Mardin, Muğla, Tekirdağ, Trabzon, Şanlıurfa, Van ve Ordu büyükşehir statüsüne kavuştu. 

Büyükşehir belediyelerinin sınırları da il sınırlarını kapsar hale getirildi. Bu şekilde 16'dan 30'a çıkan büyükşehirlerdeki köyler de mahalleye dönüştürüldü. 2015 - 2019 yılları arasında 30 büyükşehir dışında kalan 51 ildeki köy nüfusu bakıldığında 15 ilin köy nüfusunun arttı, 36'sında da azaldı. Köylerin nüfusu 2015 yılında 6 milyon 217 bin 919 kişi iken, 2019'da köyde yaşayanların sayısı 6 milyon 3 bin 717'ye geriledi. Böylece 5 yılda köy nüfusu 214 bin 202 kişi azaldı.

EN ÇOK KÖY NÜFUSUNUN ERZİNCAN’DA AZALDI

Köylerdeki nüfusun en çok azaldığı il 38 bin 559 kişi ile  Erzincan oldu. Bu ili 25 bin 981 kişilik azalışla Muş, 14 bin 595 kişilik düşüşle Adıyaman, 13 bin 198 gerilemeyle Aksaray ve 12 bin 850 azalışla Kars izledi. Bu arada Uşak, Ağrı, Kütahya, Niğde, Yozgat, Hakkari, Bingöl, Çorum, Batman ve Edirne de köy nüfusunun azaldığı diğer başlıca iller oldu.

EN ÇOK KÖY NÜFUSU GÜMÜŞHANE’DE ARTTI

Söz konusu dönemde köy nüfusunun en çok arttığı il ise 12 bin 423 kişi ile Gümüşhane oldu. Bu ili 8 bin 7 kişiyle Şırnak, 6 bin 245 kişiyle Rize ve 5 bin 762 kişiyle Çankırı takip etti. Öte yandan köy nüfusunu artıran diğer iller ise Yalova, Elazığ, Tokat, Karabük, Çanakkale, Bolu, Kırklareli, Iğdır, Kilis, Tunceli ve Bayburt oldu. 

 İÇ GÖÇÜN NEDENLERİ 

Türkiye'de, Cumhuriyetin başlangıcından günümü­ze kadar, özellikle kırsal alanlardan kentlere doğru hızlı bir göç olayı yaşandığı görülüyor. Peki göçen nedenleri ve sonuçları nelerdir?

İç göçün nedenlerine değinecek olursak; Kırsal alanlardaki hızlı nüfus artışı, Miras yoluyla tarım alanlarının daralması ve ai­lelerin geçimini karşılamaması, Tarım alanlarının yetersiz gelmesi ve erozyonun artmasıyla toprağın verimsiz hale gelmesi, Tarımda makineleşmenin artması ve buna bağlı olarak tarımsal işgücünün azalması, Kırsal kesimde iş imkanlarının sınırlı olması, Ekonomik istikrarsızlık ve sosyal problemler, Eğitim ve sağlık hizmetlerinin yetersizliği, İklim ve yer şekillerinin olumsuz etkileri, Kentlerde sanayinin gelişmiş olmasından dola­yı iş imkanlarının fazlalığı, Kentlerde eğitim ve sağlık hizmetlerinin yaygın­lığı olarak adlandırılabilir. Türkiye’de köylerden büyük kentlere göç, kırsal kesimde nüfusun art­ması ve kentlerde sanayileşmeye bağlı olarak, iş bulma imkanlarının gelişmesiyle de önemli ölçüde artmıştır. Bu nedenle özelikle iç göçteki en büyük etken yaşanan ekonomik sıkıntılardır.

İç göç neden olduğu sonuçlara değinecek olursak; Ülke genelinde nüfusun dağılışında dengesizlik görülür. Yatırımlar dengesiz dağılır. Kırsal kesim yatırımlarında verimsizlik meyda­na gelir. Düzensiz kentleşme görülür. Sanayi tesisleri kent içinde kalır. Kentlerde konut sıkıntısı çekilir. Kent nüfusunda aşırı artış meydana gelir. Alt yapı hizmetlerinde (yol, su, elektrik) yetersiz­lik görülür. Kentlerde işsiz insanların oranı artar.

MEVSİMLİK İÇ GÖÇLER 

Türkiye köylerde yaşayan bazı ailelerin büyük şehirlere, ta­rımın yoğun olarak yapıldığı yerlere, yaz turizmi­nin geliştiği yerlere bir müddet çalışmak üzere göç etmeleri ile “Mevsimlik İç Göçler” de yaşanıyor. Yaylaya çıkma olayı da mevsimlik göçler içerisinde yer alıyor. Mevsimlik göçlerle Adana, Mersin, Hatay, Aydın, Muğla, Antalya gibi merkezlerde, yaz ile kış mevsimleri arasındaki nüfus miktarlarında ciddi oranda değişiklikler yaşanıyor.

Kars Kafkas Üniversitesi (KAÜ) İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi  Yrd. Doç. Dr. Yüksel Koçak ve Elvan Terzi’nin birlikte hazırladıkları “Türkiye’de Göç Olgusu, Göç Edenlerin Kentlere Olan Etkileri Ve Çözüm Önerileri” başlıklı makalede göçleri aza indirebilmek için alınabilecek çözüm önerilerini şöyle sıraladılar.

GÖÇLERİ AZALTMAK İÇİN NE GİBİ ÖNLEMLER ALINABİLİR?

Göçleri tamamen durdurabilmek mümkün olmadığının belirtildiği makalede, “Zorunlu göçlerin durdurulması olası iken gönüllü göçlerin durdurulması pek öyle görünmemektedir. Göçlerin getirdiği olumlu sonuçların yanında olumsuz sonuçlar da mevcuttur. Çözüm önerileri ile birlikte Türkiye’de göçlerin oranını azaltmak, hem kentlerin düzeni için hem de insanların psikolojik durumları için faydalı olabilir.  Çözüm önerilerinden bazıları şu şekilde sıralanabilir: İşsizlik sorununun olabildiğince aza düşürülmesi, Bölgeler arası yatırım farklılıklarının azaltılması, Kentlerdeki eğitim, sağlık ve alt yapı hizmetlerinin kırsal kesimlerde de uygulanması, Kırsal alanlarda özellikle tarıma dayalı sanayi kollarının geliştirilmesi, Ahır hayvancılığının geliştirilmesi, Beyin göçünü engelleyecek önlemlerin alınması, Metropol kentlerin olanaklarının diğer kentlere de sunulabilmesi, Türkiye’nin kırsal bölgelerindeki üniversitelerin imkanlarının geliştirilmesi, Doğal koşullara uygun yatırımların yapılması, Her yörenin kendine has ürünleri devlet tarafından özellikle desteklenmelidir.” denildi. 

Sonuç  olarak , köyden kente göç Türkiye’nin kuruluşundan itibaren çeşitlilik göstererek devam eden bir durumdur. Göç nedeniyle artan nüfus artışı beraberinde sorunlarını getirmektedir. Bu sorunların çözümü için gerek hükümet gerekse yerel yönetimlerin üzerine önemli görevler düşmektedir. Bu nedenle köylerde başta tarım ve çitçilik olmak üzere destekleyici ekonomik ve sosyal politikalar geliştirerek arttırmak gerekir. Özellikle kırsal bölgeleri destekleyici uygulamalar geliştirilmesi, herkesin kendi köyündeki yaşamını sürdürecek düzeyde yaşamını sürdürecek yerel ürünlerini üretmesi sağlamalı, tarım ve çiftçilikte üretim maliyetlerini düşürücü tedbirler alınması gerekiyor. Unutmamalı bir ülkenin ve toplumun gelişmişliği köylerin gelişimiyle mümkün olmaktadır. Kentler arasındaki farklar ne kadar azalırsa ne insanlar doğdukları yerden ayrılmak zorunda kalır ne de gittikleri büyükşehirlerde yaşadıkları psikolojik, sosyal ve ekonomik zorluklarla karşılaşmazlar. Bu ve buna  benzer çözümler üretildiği takdirde iç göçü tamamen durdurulamasa bile büyük oranda azaltmak mümkün olabilir.