Koronavirüsün tarım ve gıda sektörüne etkisi: Risk ne kadar büyük?

Birleşik Milletler Dünya Gıda ve Tarım Örgütü, Covid-19 nedeniyle bazı ülkelerin gıda zorlukları yaşayabileceği uyarısında bulunması, dünya kamuoyunu endişelendirdi Peki Türkiye’de durum nedir? Bu süreçte ülkemizde tarım ve gıda sıkıntısı yaşayabilir mi? Uzmanların koronavirüs krizinin tarım sektörü ve gıda tedarik zinciri tarafında yaratabileceği sorunlara dair görüşlerini sizler için derledik.

Birleşik Milletler Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Covid-19 nedeniyle bazı ülkelerin gıda zorlukları yaşayabileceği uyarısında bulundu. FAO’nun söz konusu uyarılarının altında yatan sebep ise, bazı hükümetlerin tarım ürünlerine ihracat yasakları getirmesinden kaynaklanıyor. Bu nedenle gümrük uygulamalarının sıkılaştırılması ve tarım işçilerinin lojistiğinde yaşanması muhtemel sorunlar, gıda temininde sıkıntıların yaşanmasına yol açabilir.

FİNANSAL DESTEK YETERLİ Mİ?

Türkiye'de de uzmanlar salgın patlak verdiğinden beri tarım sektörüne yönelik alınması gereken önlemler ve ortaya çıkabilecek sorunlar hakkında uyarılarda bulunuyor. Sektör temsilcileri, stok tarafında bir sıkıntı yaşanmadığını dile getirse de kimi ürünler için üretim ve hasat zamanının gelmesi, bu krizin tarım sektörünü nasıl etkileyeceğine dair soru işaretlerinin oluşmasına neden oluyor.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'de vatandaşların gıda arz güvenliği konusunda endişelerinin olmaması gerektiğini söylüyor. Pakdemirli, ayrıca Nisan başında yaptığı bir açıklamasında Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) stoklarında besici, yetiştirici, sanayici ve tüketicinin ihtiyacını karşılayacak yeterli miktarda ürün bulunduğunu ifade etmiş ve ‘‘Önümüzdeki dönemde de herhangi bir olumsuz durum beklenmemektedir’’ diyerek tarım işçilerini içine su serpmişti.

Bakanlık ayrıca, tarım sektörüne destek olmak için düşük faizli kredi desteği verileceğini, çiftçilerin kullandığı kredilerin bir kısmının sübvanse edileceğini açıkladı. Ancak uzmanlar, tarım sektörü için koronavirüs krizi kapsamında ayrıca destek ve teşvik paketlerinin açıklanması gerektiği görüşünde. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası, hükümetin koronavirüs krizine karşı açıkladığı 100 milyar TL büyüklüğündeki Ekonomik İstikrar Kalkanı adındaki pakette tarım sektörü için önlemlerin yer almamasını eleştirdi.

65 YAŞ ÜZERİ ÇİFTÇİ SAYISI OLDUKÇA FAZLA

Türkiye’de tarım sektöründe çok sayıda 65 yaş üstü çiftçinin olması da en çok kaygı yaratan etmenlerden. Kimi yerlerde Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgesi olan 65 yaş üstü çiftçilere sadece tarlalarına gitmeleri için izin verildiği belirtilirken kimi yerlerde jandarmanın 65 yaş üstü çiftçinin toprağını ekmesine izin verilmediği aktarıldı.

MEVSİMLİK İŞÇİ SORUNU

Bir diğer sorun ise, mevsimlik işçiler. Mevsimlik tarım işçilerin sosyal mesafe kurallarına uygun olarak taşınması ve barınma yerlerinin ayarlanması konusunda organizasyonun nasıl sağlanacağına dair soru işaretleri var. Tarım ve Orman Bakanlığı, yaklaşık bir ay önce yaptığı açıklamada salgın nedeniyle tarım işçilerinin hijyen ve koruyucu malzemelere erişiminde aksaklık yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağını belirtildi. Mevsimlik tarım işçilerinin faaliyetlerine devam edecek şekilde nakilleri ve barınma koşullarının düzenleneceği aktarıldı.

Ayrıca mevsimlik tarım işçilerinin konaklayacakları tesis/konteynır/çadırlarda yatak aralarının en az 1,5 metre olacak şekilde yerleştirilmesi, sosyal alanlarda kişiler arası sosyal izolasyon mesafesinin (en az 1,5 metre) korunması, kapalı alanın sıklıkla havalandırılması, havalandırılamıyor ise mesafelerin artırılması (en az 3 metre) kurallarına uyulacağı ve mekanların sıklıkla dezenfekte edileceği de bilgilendirildi.

NASIL ÖNLEM ALINABİLİR?

Ancak uzmanlar, alınan tüm bu önlemlerin yeterli olmadığının altını çiziyor ve devletin üretim için çiftçiye daha fazla destek olması gerektiğini söylüyor. Bu destek paketinin içinde, elektrik, gübre gibi girdilerin ücretsiz olarak çiftçiye sağlanması ve akaryakıt fiyatlarının düşüşünün getirdiği avantajın ürün maliyetlerine yansıtılması gibi seçenekler masaya yatırılıyor. Sonuç olarak çiftçinin tarlada kalması için, yükseltilmesi gereken her şey açıkça yerine getirmeli. Tarlada sosyal mesafeyi koruyacak olanak olduğu için devlet çiftçi ile üretim ortaklığına hemen başlamalı.