“Covid-19 yüce bir amaca hizmet edebilir”

Çin’de ortaya çıkan yeni tip koronavirüs salgının yol açtığı Covid-19 hastalığının, toplum psikolojisi, küresel ekonomi ve sosyal yaşantı üzerindeki etkileri durdurulabilmiş değil. Dünyanın bugününü etkilemeyi başaran virüs salgını, dünyanın yarınını da etkileyecek. İşte dünyayı bekleyen yenilikler ve değişiklikler. 

Covid-19 salgınının küresel çaptaki etkileri, her geçen gün artarak devam ediyor. Covid-19 salgını bugünü etkilemenin dışında dünyanın geleceğini de şekillendirecek. Kök salmış pek çok olgu, norm ve düşünce temellerinden değişecek. Bunların başında ise bireyler arasındaki etkileşim ve iletişim de değişim yaşanması geliyor. Diğer taraftan ülkelerin birbirleriyle olan ilişkilerinde de değişimler yaşanacaktır.  

COVID-19 SALGINI YÜCE BİR AMACA HİZMET EDEBİLİR 
 
Henüz erken ama 3 şey belirgin olarak görünüyor. İlk olarak koronavirüs salgını hem ABD içerisindeki siyaseti hem de ülkeler arasındaki siyaseti değiştirecektir.  Hükümetin salgını ve ekonomik etkilerini aşmada göreceli başarısı, güvenlik meselelerini ve toplumlardaki son kutuplaşmayı şiddetlendirecek veya azaltacaktır. Her iki durumda da hükümet varlığını sürdürecektir.  Şu ana kadar uygulanan uygulamalar, otoritelerin veya popülistlerin salgın konusunda daha iyi olmadıklarını göstermektedir. Gerçekten de Güney Kore ve Tayvan gibi salgına karşı erken ve başarılı bir şekilde yanıt veren ülkeler, popülist veya otoriter liderlerin yönettiği demokrasiler değildi.  

İkinci olarak, salgın henüz birbirine bağlanmış dünyanın sonunu getirmiş değil. Öyle ki, salgının kendisi karşılıklı bağımlılığımızın kanıtıdır. Ancak tüm politikalarda bir içe doğru dönüş, özerk ve kişinin kendi kaderini kontrol etme arayışı var. Dolayısıyla daha fakir, daha küçük ve daha kötü bir dünyaya doğru son sürat gidiyoruz.  

Covid-19 salgını henüz birbirine bağlı olan dünyanın sonunu getirmiş değil. Aksine salgını karşılıklı bağımlılığımızın bir kanıtı.

Son olarak umut ve mantığın işaretleri var. Öyle ki, Hindistan, tüm Güney Asya ülkelerinin salgına karşı ortak tedbirler alabilmesi için tele-konferans düzenledi. Eğer ki, salgın bizi karşı karşıya olduğumuz küresel meselelerde çok taraflı işbirliği yapma yöneltirse, faydalı bir amaca hizmet etmiş olacaktır.  

HER ÜLKEDE İNSAN RUHUNUN GÜCÜNÜ GÖRÜYORUZ 


 
Covid-19 salgını bu yüzyılın en büyük küresel krizi. Salgının derinliği ve genişliği devasa boyutlarda. Covid-19'un yol açtığı halk sağlığı krizi dünyadaki 7,8 milyar insanın her birini tehdit ediyor. Salgının ekonomiye olan etkisi ise 2008 yılında yaşanan mali krizi aşabilir. Her krizin tek başına uluslararası sistemi ve güç dengesini kalıcı olarak değiştiren sismik bir şok dalgası yarattığı biliniyor.  

Covid-19 salgını, dünyanın dört bir yanındaki erkeklerin ve kadınların bu olağanüstü zorluğa karşılık olarak hâkim olabilmeleri için umut vaat ediyor.

Uluslararası işbirliği bugüne kadar yetersiz kalmıştı. Dolayısıyla eğer ki, dünyanın en güçlü ülkeleri olan ABD ve Çin, krizden kimin sorumlu olduğu tartışmasını bir kenara bırakmaz ve salgına daha etkili bir şekilde öncülük etmezse, her iki ülkenin de uluslararası sistem içerisindeki güvenirliliği azalabilir. Diğer taraftan Avrupa Birliği (AB), 550 milyonluk nüfusuna daha fazla çözüm odaklı hizmet sağlayamazsa, ulusal hükümetler yavaş yavaş AB’den kopabilir. AB’nin dışında ABD’de ise tehlike altına olan en önemli şey ise federal hükümetin krizi atlatmak için etkili önlemler alma yeteneğidir.   


 
Diğer taraftan her ülkede insan ruhunun gücünün onurunun sergilendiği örnekler var. Liderlerin, hemşirelerin, doktorların ve sıradan insanların sergilediği tavırlar bunun en net örneğidir. Bu da dünyanın dört bir yanındaki erkeklerin ve kadınların bu olağan üstü zorluğa karşılık olarak hakim olabilmeleri için umut vaadediyor.  

*“Her ülkede insan ruhunun gücünü görüyoruz”, Nicholas BurnsHarvard Kenedy Hükümet Okulu Profesörü  
**“Covid-19 salgını yüce bir amaca hizmet edebilir”, Shivshankar Menon, Brookings India'da seçkin bir insan ve Hindistan’ın Eski Ulusal Güvenlik Danışmanı 
***Foreign Policy dergisinden Türkçeye İntell4 tarafından tercüme edilmiştir.